Epstein’ın Gizemli Ölümünde Cinayet Şüphesi: Otopsi Raporundaki Korkunç Detaylar İlk Kez Açıklandı
Jeffrey Epstein'ın şüpheli ölümünü inceleyen ünlü adli tıp uzmanı Michael Baden, otopsi raporundaki kemik kırıklarının cinayete işaret ettiğini açıkladı.
ABD'li milyarder Jeffrey Epstein'ın cezaevindeki şüpheli ölümü üzerindeki sır perdesi aralanıyor. Yetkililerin "intihar" olarak kapattığı dosyaya ilişkin hazırlanan yeni bir belgesel, olayın aslında organize bir cinayet olabileceğine dair sarsıcı kanıtları gün yüzüne çıkardı. Gazeteci Grace Tobin tarafından hazırlanan ABC belgeselinde konuşan dünyaca ünlü adli tıp uzmanı Michael Baden, Epstein'ın otopsisinde tespit edilen bulguların intihar teziyle tamamen çeliştiğini vurguladı.
50 Yıllık Kariyerinde İlk Kez Gördü: Boyundaki Yatay İz ve Üç Kırık
Epstein’ın otopsisine bağımsız gözlemci olarak katılan adli tıp uzmanı Michael Baden, elde edilen tıbbi bulguların intihardan ziyade boğularak öldürülme vakalarında görüldüğünü belirtti. Baden, "Epstein’ın hücresinde kendini asarak intihar ettiği kamuoyuna açıklandı ancak boynundaki bağ izi tamamen yatay bir doğrultudaydı. Oysa ası yoluyla gerçekleşen intiharlarda bu iz, boynun üst kısmından yukarıya, yani asılma noktasına doğru dikey bir eğilim gösterir" dedi.
Otopsi sırasında kendisini en çok şaşıran durumun ise boyun kemiklerindeki kırıklar olduğunu ifade eden Baden, "Tam üç farklı noktada kırık tespit ettik: Tiroid kıkırdağının yani adem elmasının iki parçası ile hyoid kemiğinin bir parçası kırıktı. Yarım asırlık meslek hayatımda kendini asan birinde böyle bir tabloya hiç rastlamadım. Bu tür ağır tahribatlar, genellikle arkadan gelen birinin kurbanı boğarak öldürmesi esnasında yaşanır" diyerek New York Şehri Adli Tıp Uzmanı'nın ilk başta kararsız kalmasına rağmen birkaç gün içinde raporu "intihar" olarak değiştirmesinin şüphe uyandırıcı olduğunu ekledi.
Avukatı David Schoen: "Mücadele Etmek İstiyordu, İntihar Etmedi"
Epstein’ın ölümüne ilişkin komplo teorileri, onun küresel siyaset, diplomasi, akademi ve aristokrasi dünyasından nüfuzlu isimleri ele vermesini engellemek amacıyla susturulduğu iddiası üzerinde yoğunlaşıyor. Davayı yakından takip eden avukatı David Schoen de belgeselde bu şüpheleri destekleyen açıklamalarda bulundu. Schoen, müvekkilinin ölümünden sadece bir gün önce kendisiyle görüştüğünü ve yasal haklarını sonuna kadar savunmak için büyük bir azim gösterdiğini aktardı.
Ünlü avukat, Epstein'ın daha önce cezaevinde gerçekleştirdiği iddia edilen intihar girişiminin de bir kurmaca olduğunu savunarak, "Epstein bana hücresinde asla intihara kalkışmadığını, aksine oda arkadaşının kendisini boğmak için boynuna ip geçirmeye çalıştığını bizzat söylemişti. Hayata tutunmak ve mahkemede savaşmak isteyen bir adamın ertesi gün intihar etmesi mantık sınırlarını zorluyor" ifadelerini kullandı.
Mağdurlar da Resmi Açıklamalara İnanmıyor
Jeffrey Epstein'ın kurduğu fuhuş ağının mağdurlarından biri olan ünlü model Lisa Phillips de milyarderin ölümünün arkasında karanlık güçlerin olduğunu düşünenler arasında yer alıyor. Phillips, davanın bu şekilde kapatılmasının gerçek suçluların korunmasına hizmet ettiğini belirterek resmi makamların intihar açıklamasına kesinlikle inanmadığını dile getirdi. Epstein'ın sırlarıyla birlikte mezara gitmesi, davanın ulaştığı küresel elit tabaka üzerindeki baskıyı hafifletse de, otopsi raporundaki bu yeni detaylar adaletin henüz yerini bulmadığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!