Eyüp Can Güner’in Şüpheli Ölümünde Sır Perdesi Aralanıyor: Kamera Kayıtlarında 4 Saniyelik Detay
Mersin Anamur'da 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in pasajda ölü bulunmasıyla ilgili davada ortaya çıkan yeni görüntüler cinayet şüphesini güçlendirdi.
Mersin’in Anamur ilçesinde, 29 Temmuz 2025 tarihinde sabaha karşı yaşanan ve tüm Türkiye'yi derinden sarsan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in ölümüyle ilgili adli süreç devam ediyor. Saray Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Osman Sinanoğlu Pasajı'nda meydana gelen trajik olayda, dönerci kuryesi olarak çalışan küçük çocuğun cansız bedeni zemin katta bulunmuştu. Yapılan ilk otopside küçük Eyüp Can’ın kafa travması, vücudundaki çok sayıda kemik kırığı, kesici alet yaraları ve iç organ harabiyeti nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlenmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturmada, çocuğu kovaladığı tespit edilen 24 yaşındaki şüpheli N.U., "ihmali davranışla ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Gece Yarısı Başlayan Takip ve Sır Dolu Ölüm
Korkunç olay, küçük Eyüp Can'ın çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra geri dönmemesi üzerine mesai arkadaşlarının aramaya çıkmasıyla anlaşıldı. Pasajın zemin katında hareketsiz şekilde yatan çocuğu bulan çalışanlar, hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu. Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, çocuğun hayatını kaybettiğini tespit etti. Güvenlik kameraları incelendiğinde, şüpheli N.U.’nun sokak ortasında Eyüp Can’ı kovaladığı ve küçük çocuğun kaçarak pasaja sığındığı anlar saniye saniye kaydedildi.

Anamur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması yaklaşık 10 gün önce gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini göz önünde bulundurarak sanık N.U.'nun tutukluluk halinin devamına hükmetti. Adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden gelecek yeni raporun beklenmesine karar verilerek duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
4 Saniyelik Kritik Fark ve Çelişkili İfadeler
Dava dosyasına yeni giren kamera görüntüleri ise olayın seyrini tamamen değiştirecek nitelikte. Hayatını kaybeden çocuğun annesi Güllü Can ve ailenin avukatı Gurbet Bilbay, yeni delillerin olayın basit bir kaza ya da ihmal değil, planlı bir cinayet olduğunu gösterdiğini savunuyor. Görüntülerde, şüphelinin kovaladığı çocukla arasında sadece 4 saniye gibi çok kısa bir mesafe olduğu, sanığın pasaja girdikten sonra dışarı çıkıp etrafı gözetlediği ve ardından tekrar içeri girerek yaklaşık 3 dakika boyunca içeride kaldığı görülüyor.
Müşteki avukatı Gurbet Bilbay, sanığın mahkemedeki savunmalarının tamamen çelişkili olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanık duruşmada Eyüp Can'ı sadece nasihat etmek amacıyla kovaladığını iddia etti. Ancak aralarındaki mesafe sadece 4 saniye. Bu kadar kısa bir mesafede çocuğu yakalayamamış olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca pasajdan çıktıktan sonra etrafı kontrol edip yeniden içeri giriyor ve orada 3 dakika geçiriyor. Durakta beklerken iş yerini gördüğünü söylüyor fakat olay yerindeki reklam panoları nedeniyle o noktadan iş yerinin görünmesi imkansızdır."

Pasajın zifiri karanlık olduğu yönündeki savunmaları da çürüttüklerini belirten Bilbay, "Mahkeme heyetiyle birlikte hem gece hem de gündüz vakitlerinde iki kez keşif yaptık. En karanlık saatte bile içeri girdiğimizde her yer net bir şekilde görünüyordu. Sanığın içeride Eyüp Can'ı görmemesi imkansızdır. Olayı basit bir düşme vakası gibi göstererek cezadan kaçmaya çalışıyorlar" dedi.
"Bu Bir İhmal Değil, Kasten Öldürme"
Davanın gidişatının değişmesi gerektiğini savunan avukat Gurbet Bilbay, mahkeme heyetinin de kasten adam öldürme suçlamasına yönelik ek savunma talep ettiğini açıkladı. Bilbay, adli tıp raporlarındaki çelişkilere dikkat çekerek, "Eyüp Can'ın vücudundaki kesikler simetrik bir yapıda. Bu durum uzman olmayan bir gözle bakıldığında bile şüphe uyandırıyor. Adli tıp raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi için 5. kez rapor talep edildi. Tek amacımız sanığın kasten adam öldürme suçundan en ağır cezayı almasıdır" şeklinde konuştu. Anne Güllü Can'ın da adli tıp süreçlerindeki usulsüzlük ihtimallerine karşı büyük endişe duyduğu belirtildi.
Öte yandan, davanın seyrini etkileyecek bir diğer önemli gelişme ise görgü tanığının ifadeleri oldu. Olay anında bölgede bulunan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kadın tanık, sanık N.U.'nun olay günü alkollü olduğunu, küçük Eyüp Can’ın kafasına vurarak "Seni öldüreceğim" diye bağırdığını söyledi. Tanık kadın, kız kardeşinin de balkondan bakarken sanığın elinde bıçakla küçük çocuğun peşinden koştuğunu net bir şekilde gördüğünü ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!