Gazze'de Yapay Zeka Destekli Gözetim Sistemleri: Yeni Bir Savaş Boyutu
İsrail, Gazze'de yapay zeka destekli gözetim sistemlerini kullanarak savaşın yeni bir boyutunu şekillendiriyor.
Ankara
İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları devam ederken, Gazze Şeridi'nin kuzeyine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi (CMCC), yeni nesil 'algoritmik savaş yönetimi' sistemlerinin önemli bir örneği olarak dikkat çekiyor.
ABD'nin inşa ettiği bu askeri koordinasyon merkezinde, yapay zeka destekli gözetim teknolojileri geliştiren Palantir ve Dataminr gibi şirketler, Gazze'deki yeni güvenlik yapısının önemli bileşenleri arasında yer alıyor.
📲 Artık haberler size gelsinCMCC'nin temel görevlerinden biri, sahadan toplanan istihbarat verilerini anlık olarak analiz edip askeri birimlere yönlendirmek olarak biliniyor.
Uydu görüntüleri, biyometrik gözetim, insansız hava araçlarından elde edilen veriler, iletişim trafiği ve açık kaynaklı dijital bilgiler, yapay zeka destekli sistemlerle bir havuzda toplanıp analiz edilebiliyor.
Gazze'nin geleceğine dair görüşmelere Filistinli kuruluşların dahil edilmemesine rağmen, CMCC'de ABD merkezli yapay zeka destekli gözetim teknolojileri üreten şirketler yer almakta.
Sahadaki askeri unsurların önemi devam etse de hedeflerin belirlenmesi, tehdit seviyelerinin sınıflandırılması ve operasyon önceliklerinin belirlenmesinde algoritmalar giderek daha fazla etkili oluyor.
Bu sistemlerle birlikte istihbarat toplama, analiz etme ve karar alma süreçleri otomatikleşiyor. Ancak, uzmanlar bu yapay zeka sistemlerinin hukuki ve etik boyutlarını tartışıyor.
Palantir ve Maven Platformu
ABD merkezli yazılım şirketi Palantir, yapay zeka kullanarak çeşitli kaynaklardan veri toplayabiliyor ve bunları grafikler, tablolar ve ısı haritaları şeklinde sunan bir analiz yazılımı sağlıyor.
Palantir'in müşterileri arasında İsrail Savunma Kuvvetleri, ABD Savunma Bakanlığı ve birçok büyük şirket ve ülke yer alıyor.
İsrail'in Filistin'e yönelik devam eden saldırılarına rağmen, Palantir'in Ocak 2024'ten bu yana İsrail ordusuyla sıkı bir işbirliği içinde olduğu ve Tel Aviv'deki ofisinin hızla büyüdüğü biliniyor.
CMCC'de kullanılan sistemler içinde, Palantir tarafından geliştirilen ve savaş bölgelerinden elde edilen gözetleme verilerini analiz eden 'Maven' adlı yapay zeka destekli hedefleme platformu bulunuyor.
Maven platformu, uydulardan, insansız hava araçlarından, telekomünikasyon verilerinden, casus uçaklardan, internetten ve açık kaynaklardan topladığı bilgileri bir uygulamada birleştiriyor.
ABD ordusu tarafından 'yapay zeka destekli savaş alanı platformu' olarak tanımlanan Maven, yalnızca Gazze'de değil, Yemen, Suriye ve Irak gibi Orta Doğu ülkelerinde de ABD hava saldırılarını yönlendirmek için kullanılıyor.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE), Palantir'e göçmen hareketlerini izlemek amacıyla 30 milyon dolar ödemeyi kabul ettiğinde, Mayıs 2025'te Palantir'in 13 eski çalışanı şirketin Trump yönetimi ile işbirliğini eleştirdi.
Şirketten ayrılan 13 çalışan, 'Palantir ve diğer büyük teknoloji şirketleri, otoriterliği normalleştirerek suç ortağı oluyorlar. Bu eğilime karşı durmalıyız.' ifadelerini kullandı.
İlk Palantir çalışanlarının bu teknolojileri geliştirirken etik sorunları anlamadığını belirten 13 kişi, 'Bu ilkeler artık ihlal ediliyor ve Palantir Technologies'de ve Silikon Vadisi'nde hızla yok ediliyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Dataminr Şirketinin Sistemi
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) yatırım fonlarından destek alarak kurulan Dataminr, CMCC'de aktif olarak görev yapıyor.
Dataminr'in sistemleri, Gazze'de gerçek zamanlı olay, tehdit ve risk istihbaratı toplama kapasitesine sahip.
Dataminr'in 2010'da Federal Soruşturma Bürosuna (FBI), o dönem Twitter olarak bilinen sosyal medya platformunun kullanıcı verilerine erişim sağladığı biliniyor.
ABD kolluk kuvvetlerine 'suç ve terörist faaliyetler' konusunda gözetleme olanağı sunan şirket, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu ile yakın işbirliği içinde.
Bu sayede, şirketin sistemleri kolluk kuvvetleri ve hükümetlerin herhangi bir sosyal medya kullanıcısının 'geçmiş dijital faaliyetlerini' izleyebilmesine ve o kişinin sosyal medyadaki bağlantıları ile etkileşim ağlarını ortaya çıkarmasına olanak tanıyor.
ABD'de birçok kez kitlesel eylemleri izlemek için şirketin sunduğu hizmetlerden faydalandığı, hatta Los Angeles Polis Departmanının Mart ayında Gazze'de ateşkes çağrısı yapan protestocuları gözetlemek için Dataminr'i kullandığı biliniyor.
Lavender Aracı
İsrail, kamu sektöründe çalışanlar da dahil olmak üzere Hamas bağlantılı kişileri hedef almak ve etkisiz hale getirmek amacıyla Lavender adlı yapay zeka destekli bir gözetleme aracı kullanıyor.
Lavender, Filistinlilerin Hamas ve diğer gruplarla bağlantılı olma olasılığını, belirli ve tartışmalı kriterleri analiz ederek tahmin ediyor.
Ancak bu aracın, Hamas bağlantılı kişileri suikast hedefi olarak belirlemede kullanılması hukuki ve etik açıdan tartışmalara yol açıyor.
Easy Aerial ve Dron Gözetim Ağı
ABD merkezli dron üreticisi Easy Aerial, sahadaki veri toplama zincirinin fiziksel ayağını oluşturan sistemler arasında sayılıyor.
Şirketin geliştirdiği 'drone-in-a-box' sistemlerinin sınır gözetimi ve gerçek zamanlı keşif amacıyla tasarlandığı, İsrail güvenlik kurumlarına sağlanan bazı sistemlerin Gazze sınır hattında gözetleme faaliyetlerinde kullanıldığı iddiaları kamuoyunda tartışmalara neden oluyor.
Easy Aerial'in insansız hava araçlarından toplanan görüntülerin yapay zeka destekli analiz platformlarına aktarılması sayesinde, sahadaki hareketlilik ve risk değerlendirmeleri otomatik olarak sınıflandırılabiliyor.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin göreve başlamasının ardından, İsrail'e sınır gözetleme amaçlı insansız hava aracı (İHA) ve dron sağladığı belirtilen Easy Aerial adlı şirketin, belediyeye ait Brooklyn Donanma Tersanesi'ndeki faaliyetlerine son verildi.
Elbit Systems
Gazze'de Filistinlilere yönelik biyometrik gözetim uygulamaları giderek yaygınlaşıyor.
İsrail merkezli savunma şirketi Elbit Systems tarafından geliştirilen biyometrik gözetim sistemleri, kontrol noktalarında ve yerleşim alanlarında aktif olarak kullanılıyor.
İsrail Savunma Bakanlığı, 27 Ocak'ta Elbit Systems ile 183 milyon dolar değerinde hava mühimmatı tedariki anlaşması imzaladı.
Bu sistemler sayesinde, Filistinlilerin yüz tanıma teknolojileriyle kimlikleri tespit ediliyor, hareketleri izleniyor ve geçiş izinleri otomatik olarak değerlendiriliyor.
Bu uygulamalar, sivil nüfus üzerinde baskıyı artırırken, İsrail ordusuna silah ve mühimmat tedarik eden Elbit Systems, pek çok ülkede uluslararası savunma sanayisi fuarlarına katılımı nedeniyle protesto ediliyor.
Palantir ve Dataminr, ABD ile İsrail Arasındaki İşbirliğini Derinleştiriyor
Palantir'in Maven sisteminin ve Dataminr platformunun, Uluslararası İstikrar Gücüne (ISF) İsrail'in kullandığı yapay zeka destekli hedefleme ve sosyal medya tarama sistemleriyle benzer kapasitede yetenekler sağlayacağı öngörülüyor.
Palantir ve Dataminr'in, istihbarat işbirliğini kolaylaştırmanın yanı sıra Gazze'de ABD-İsrail güvenlik koordinasyonu, gözetim, veri analizi ve yerleşimlerin kontrolünde de rol oynaması bekleniyor.
Nitekim, Trump'ın önerileri arasında, Filistinlilerin İsrail işgali altındaki bölgelere toplu olarak nakledilmesi ve bunların yönetimi için İsrail birlikleri ve istihbarat teşkilatlarıyla işbirliği yapılması bulunuyor.
Algoritmik Savaş Küreselleşiyor
Gazze'de kullanılan yapay zeka destekli gözetim sistemleri, yalnızca bu bölgeyle sınırlı değil.
ABD'de sınır güvenliği ve iç güvenlik alanlarında benzer veri analiz sistemleri kullanılırken, Avrupa'da ise terörizmle mücadele ve göç yönetimi kapsamında yapay zeka destekli gözetim araçlarının kullanımı yaygınlaşıyor.
Ukrayna savaşında da uydu görüntüleri, insansız hava araçları ve açık kaynak istihbaratının yapay zeka destekli analizlerle askeri planlamaya entegre edildiği biliniyor.
Bu örnekler, modern savaşların giderek daha fazla 'veri odaklı' bir yapıya büründüğünü gösteriyor.
Yapay Zeka Destekli Gözetim Sistemlerinin Hukuki ve Etik Boyutu
Yapay zeka destekli gözetim sistemlerinin yaygınlaşması, uluslararası hukuk açısından yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Sivil-asker ayrımının algoritmalar üzerinden yapılması ciddi riskler barındırırken, bir saldırı kararının büyük ölçüde algoritmik analizlere dayanması olası ihlallerde sorumluluğun kime ait olduğu sorusunu akıllara getiriyor.
Olası bir ihlalden kararı veren askeri yetkilinin mi, sistemi geliştiren şirketin mi yoksa bu sistemleri devreye sokan devletin mi sorumlu olacağı sorusu henüz belirsizliğini koruyor.
Bu nedenle yapay zekanın askeri kullanımına ilişkin uluslararası normların ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!