Gazzeli Bebekler Yaşam Mücadelesinde: Sağlık Sistemi Çöktü, Oksijen İstasyonları Sustu
Gazze'de Ekim 2025'teki ateşkese rağmen süren ambargo ve yıkım nedeniyle 34 oksijen istasyonundan 22'si kapandı; yeni doğan bebekler nefessiz kalıyor.
Gazze Şeridi’nde uzun süredir devam eden insani trajedi, sağlık altyapısının tamamen çökmesiyle yeni bir felaket boyutuna ulaştı. Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl boyunca yıkıcı etkisini sürdüren İsrail saldırıları, bölgedeki hastaneleri, tıbbi depoları ve sağlık merkezlerini doğrudan hedef alarak sistemi felç etti. Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in taahhütlerini yerine getirmemesi, ilaç, yakıt ve tıbbi ekipman girişini engellemeye devam etmesi nedeniyle Gazze’deki insani kriz kronikleşti. Bu durumdan en ağır darbeyi ise yaşama tutunmaya çalışan en savunmasız kesim, yani yeni doğan bebekler alıyor.
Gazze Genelinde 34 Oksijen İstasyonundan Sadece 12'si Çalışıyor
İsrail ambargosu ve yedek parça girişine uygulanan katı kısıtlamalar, Gazze genelindeki hayati öneme sahip tıbbi cihazları çalışamaz hale getirdi. Bölgede bulunan toplam 34 oksijen üretim istasyonundan 22’si tamamen devre dışı kalmış durumda. Geriye kalan ve sık sık teknik arızalar veren yalnızca 12 istasyonla tüm Gazze’nin oksijen ihtiyacı karşılanmaya çalışılıyor. Benzer şekilde, oksijen tüplerini doldurmak için kullanılan 30 kritik cihazın 26’sı da işlevini yitirdi. Mevcut istasyonların kapasitelerinin çok üzerinde aralıksız çalıştırılması, sistemlerin tamamen çökme riskini her geçen gün daha da artırıyor.
Nasır Hastanesi'nde Kritik Alarm: 6 İstasyondan Sadece 2'si Aktif
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yer alan ve bölgenin en büyük sağlık komplekslerinden biri olan Nasır Hastanesi’nde durum kritik seviyeye ulaştı. Gazze’deki oksijen ihtiyacının ana kaynağı olan bu hastanede bulunan 6 oksijen istasyonundan 4’ü tamamen sustu. Şu anda hastane, hayati önem taşıyan operasyonları sadece 2 istasyonla sürdürmeye çabalıyor. Diğer sağlık merkezleri ve kliniklere de oksijen sağlayan Nasır Hastanesi’ndeki bu darboğaz; başta yenidoğan ünitesi olmak üzere yoğun bakım, acil servis ve ameliyathanelerdeki yüzlerce hastanın yaşamını doğrudan tehdit ediyor.
"Bebeklerin Hayatı Doğdukları Andan İtibaren Tehlikede"
Annelerinin hamilelik sürecinde maruz kaldığı açlık, susuzluk ve yetersiz beslenme nedeniyle zaten zayıf ve prematüre olarak dünyaya gözlerini açan Gazzeli bebekler, hayata tutunabilmek için oksijen desteğine ihtiyaç duyuyor. Nasır Hastanesi Yenidoğan Birimi Sorumlusu ve Çocuk Doktoru Esad en-Nevacihe, yaşanan dramı şu sözlerle aktarıyor: "Hastanemizde baş gösteren oksijen yetersizliği, özellikle solunum güçlüğü çeken yenidoğan bebeklerin hayatını doğrudan tehdit ediyor. Küvözdeki bebeklerimizin yanı sıra yoğun bakım ve acil servislerdeki hastalarımız da her an ölüm riskiyle karşı karşıya."
Yedek Parça Ambargosu Teknik Çözümleri İmkansız Kılıyor
Hastanenin teknik altyapısını ayakta tutmaya çalışan Nasır Hastanesi Teknik Bakım Mühendisi Abdulkadir Uleyve ise sistemlerin sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Oksijen tedarikinin kesilmesinin hastalar için geri dönülemez sonuçlar doğuracağını belirten Uleyve, "Oksijen, ertelenemez ve ikame edilemez hayati bir kaynaktır. Ancak bu sistemlerin çalışması düzenli bakım ve yedek parça değişimine bağlıdır. İsrail’in uyguladığı ithalat yasakları nedeniyle ihtiyaç duyduğumuz temel yedek parçaları yurt dışından getirtemiyoruz. Mevcut makineleri kapasitelerinin çok üzerinde çalıştırmak zorunda kalıyoruz, bu da yakında kalan istasyonların da tamamen bozulmasına yol açacak" uyarısında bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!