Girne Açıklarındaki Gemi Faciasından Kurtulan Emrah Temel Dehşet Anlarını Anlattı: Azrail’i Bekliyordum
Girne açıklarında batan Filo Jet gemisinden sağ kurtulan Emrah Temel, facianın 19. gününde yaşadığı dehşet dolu anları ve ölüm kalım savaşını anlattı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne ilçesi açıklarında, 30 Ağustos tarihinde meydana gelen ve büyük bir drama sahne olan Filo Jet gemisi faciasının üzerinden 19 gün geçti. Dehşet dolu o anlardan sağ kurtulmayı başaran yolculardan Emrah Temel, ölümle burun buruna geldiği o dakikaları tüm çıplaklığıyla paylaştı. Mersin’de yoğun bakımda tedavi gören annesini ziyaret etmek amacıyla aceleyle yola çıktıklarını belirten Temel, limana ulaştıkları andan itibaren başlayan ihmaller zincirini ve sonrasındaki can pazarını aktardı.
Uyarılara Rağmen "Bir Şey Olmaz" Diyerek Yola Devam Ettiler
Annesinin rahatsızlığı nedeniyle Mersin'e gitmek üzere telaşla limana geldiklerini ve gemiye bindiklerini dile getiren Emrah Temel, yolculuğun hemen başında yolcuların tedirgin olduğunu ifade etti. Gemi henüz limandayken denizin oldukça sakin olduğunu ancak açık denize çıkılmasıyla birlikte dev dalgaların sarsıntıyı artırdığını belirten Temel, ikinci katta bulunmalarına rağmen dalgaların pencerelere kadar yükseldiğini söyledi.
Yolcuların büyük korku yaşadığını ve gemi personeline seferin iptal edilerek geri dönülmesi yönünde çağrıda bulunduklarını vurgulayan Temel, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Görevlilere bu hava şartlarında yola devam edilemeyeceğini, geri dönmemiz gerektiğini söyledik. Diğer yolcular da bize destek verdi. Ancak personel bize, 'Bir şey olmaz, bu durum en fazla bir saat sürer, sonrasında deniz sakinleşir. Siz alışkın değilsiniz ama biz bu şartlara alışığız, korkmayın' yanıtını verdi. Bu konuşmanın üzerinden henüz 5-10 dakika geçmemişti ki gemi yan yatarak alabora oldu."
Karanlık Kamarada Ölümle Burun Buruna Bir Saat
Geminin alabora olmasıyla birlikte büyük bir kaosun başladığını ve kamarada mahsur kaldıklarını belirten Emrah Temel, arkadaşlarıyla birlikte pencereleri kırmaya çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını söyledi. Yaklaşık bir saat boyunca su almaya başlayan geminin içinde çıkış yolu aradıklarını ifade eden Temel, alt katlarda hayatını kaybeden kadın ve çocukların cansız bedenlerinin su yüzüne çıkarak yanlarına kadar geldiğini ve bu durumun psikolojik olarak kendilerini kahrettiğini belirtti.
Gemi içindeki yüzeylerin mazot sızıntısı nedeniyle tamamen kayganlaştığını ve tutunacak bir yer bulamadıklarını dile getiren Temel, "Suyun içindeyken tutunmaya çalıştığımız her yer adeta sabun gibi elimizden kayıyordu. Sonradan bunun mazot olduğunu anladık. Çaresizlik içinde, insanların çığlıkları arasında ölümü bekliyordum. 'Azrail acaba hangi taraftan gelecek, nasıl boğulacağız?' diye düşünerek tamamen umudumu kesmiştim" dedi.
Can Yeleksiz Kahramanlık: "Beni Bırakın, Yaralıyı Alın"
Kamarada mahsur kalanların bir süre sonra kapıyı açmayı başarmasıyla birlikte dışarıya doğru bir hareketlenme başladığını söyleyen Temel, geminin üzerine çıkmayı başardıktan sonra kızgın güneşin altında yaklaşık iki saat boyunca kurtarılmayı beklediklerini aktardı. Bu süreçte içeride kalan diğer yolcuları tahliye etmek için büyük çaba sarf ettiklerini belirten Temel, kurtardığı kişilerden birinin genç bir kız olduğunu söyledi.
Genç kıza üzerindeki kırmızı tişörtü verdiğini anlatan Temel, "Sürekli üşüdüğünü söylüyor ve annesini sayıklıyordu. Onu sakinleştirmeye çalıştım. Ayrıca bir küçük çocuğun daha kurtarılmasına yardım ettim. Geminin içinde hala çıkmaya çalışan ama kaygan zemin yüzünden tutunamayan insanlar vardı. Bir noktadan sonra gücümüz yetmedi. Kurtardığımız üç kişiyle daha sonra hastanede karşılaştık ve yakınları bize teşekkür etti" ifadelerini kullandı.
Arama kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasının ardından tahliye sürecinin başladığını belirten Emrah Temel, kendisinin can yeleği olmamasına rağmen önceliği yaralılara verdiğini söyledi. Helikopter geldiğinde denizde demire tutunmuş, ayağı kırık bir kazazedeyi işaret ettiğini belirten Temel, "Kurtarma görevlilerine 'Beni bırakın, öncelikle onu alın. Ben yüzme biliyorum, biraz daha bekleyebilirim' dedim. Onu alıp gittiler. Daha sonra gelen kurtarma gemileriyle yavaş yavaş tahliye edilerek limana ulaştırıldık" diyerek faciadan nasıl kurtulduklarını aktardı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!