İsrail Ateşkese Rağmen Lübnan'ın Güneyini Vuruyor: Yıkım ve Topçu Saldırıları Sürüyor
Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkese rağmen İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde evleri yıkmaya ve stratejik noktaları topçu ateşine tutmaya devam ediyor.
Lübnan ile İsrail arasında yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail ordusu ülkenin güney bölgelerindeki askeri faaliyetlerine ve yıkım çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bölgeden gelen son raporlar, ateşkesin sahada tam anlamıyla uygulanmadığını ve sivil yerleşim yerlerinin hedef alınmaya devam ettiğini gösteriyor.
Mansuri'de Evler Yıkılıyor, Stratejik Noktalar Hedef Alınıyor
Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu Mansuri beldesinde iş makineleri kullanarak Lübnanlı sivil halka ait evleri yıkmayı sürdürüyor. Yıkım çalışmalarının yanı sıra askeri hareketliliğini de artıran İsrail güçleri, Yukarı Nebatiye beldesinin dış kesimlerinde yer alan stratejik öneme sahip Ali Tahir Tepesi'ni aralıklarla topçu ateşine tutuyor. Benzer şekilde, Kefrtebnit beldesinin doğusundaki Dımaşkiye bölgesi de İsrail topçularının yoğun saldırılarına maruz kalıyor.
2 Mart'tan Bu Yana Süren İşgal ve Ağır İnsani Bilanço
İsrail ordusu, 2 Mart tarihinde Lübnan'a yönelik kapsamlı ve yoğun hava saldırıları başlatmış, ardından ülkenin güneyindeki onlarca beldeyi karadan işgal etmişti. Lübnan hükümeti tarafından yapılan açıklamalarda, bu süreçte evlerini terk etmek zorunda kalan yerinden edilmiş kişilerin sayısının 1 milyonu aştığı belirtilmişti. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın güncel verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında en az 4 bin 383 kişi yaşamını yitirdi.
Ateşkes Süreci ve Washington'daki Diplomatik Girişimler
İki ülke arasında sağlanan diplomatik temaslar sonucunda 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, sahadaki gerilimi düşürmek amacıyla daha sonra birkaç kez uzatılmıştı. Diğer yandan, Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun tamamlanmasının ardından, 26 Haziran tarihinde Lübnan ve İsrail arasında kapsamlı bir çerçeve anlaşması imzalanmıştı. Ancak diplomatik çabalara ve imzalanan anlaşmalara rağmen sahada devam eden saldırılar, kalıcı barışın önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!