Göz Kızarıklığını Hafife Almayın: Kornea Ülseri Kalıcı Görme Kaybına Yol Açabilir!
Gözdeki kızarıklığın ciddi bir kornea ülseri belirtisi olabileceğini belirten Prof. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, bilinçsiz göz damlası kullanımına karşı uyardı.
Gözde meydana gelen basit bir kızarıklık, göründüğünden çok daha ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Hekim tavsiyesi olmadan, kulaktan dolma bilgilerle eczanelerden alınan göz damlaları, geçici bir rahatlama sağlasa da altta yatan tehlikeli hastalıkların sinsice ilerlemesine zemin hazırlıyor. Özellikle doktor kontrolü dışında kullanılan kortizonlu veya damar daraltıcı göz damlalarının büyük risk taşıdığını ifade eden Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, kornea ülserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Korneanın, sağlıklı bir görme işlevinin gerçekleşmesinde en temel unsurlardan biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Çelebi, “Kornea ülseri, erken dönemde fark edilip tedavi edilirse kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Ancak teşhiste geç kalındığında, geri dönüşü olmayan çok ciddi görme kayıplarına ve yapısal hasarlara yol açabilir” şeklinde konuştu.

Kızarıklıkla Başlayan Tehlike: Kornea Ülseri Belirtileri Nelerdir?
Kornea ülserinin, gözün en dışındaki saydam tabaka olan korneanın yüzey hücrelerinin hasar görmesi ve erimesiyle karakterize bir tablo olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, hastalığın ilk aşamada kendisini basit bir kızarıklıkla gösterebileceğini ifade etti. Zamanla bu duruma ışığa karşı aşırı hassasiyet ve şiddetli ağrıların da eklenebileceğini aktardı.
Hastalığın gelişim süreci hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çelebi, “Hastalarımız kliniğe ilk başvurduklarında tüm semptomları aynı anda yaşamıyor olabilir. Genellikle süreç hafif bir kızarıklıkla başlar, ardından gözde şiddetli ağrı ve ışığa bakamama şikayetleri gelişir. İlerleyen süreçte korneanın saydam tabakasında beyaz veya gri lekeler oluşmaya başlar. Eğer bu lekeler görme merkezinin üzerindeyse, doğrudan görme keskinliğinde azalmaya neden olur” uyarısında bulundu.

Bilinçsiz Damla Kullanımı Görme Kaybı Riskini Artırıyor
Gözde kızarıklık fark edildiğinde toplumda sıkça görülen “nasıl olsa kendiliğinden geçer” ya da “evdeki eski damlayı damlatayım” yaklaşımının son derece tehlikeli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çelebi, rastgele ilaç kullanımının geri dönülmez sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Özellikle kortizon içeren damlaların veya gözü geçici olarak beyazlatan damar daraltıcı formüllerin uzman hekim onayı olmadan kesinlikle kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi.
Korneanın görme kalitesi üzerindeki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Çelebi, bu tabakada meydana gelecek kalıcı bir hasarın doğrudan görme merkezini etkileyerek kalıcı körlüğe kadar varabilen ciddi tablolara yol açabileceğini ifade etti.
Alzheimer'da yeni dönem: Yeni nesil tedaviler Medipol'de ele alındı
Uzman isim uyardı: Enfeksiyonu kulak ardı etmeyin sepsise dönüşebilir
Topuklu ayakkabılar hemoroid olma olasılığını tetikliyor! Uzman isim anlattı
Uzman isimden "siyatik ağrı" uyarısı: Kalıcı hasar bırakabilir
Kuşak gibi saran karın ağrısına dikkat! Pankreatitin en önemli belirtisi
Toprakla Temas Edenler Dikkat: Mantar Kaynaklı Enfeksiyon Riski
Kornea ülserlerinin gelişiminde en önemli etkenlerin başında bakteriyel enfeksiyonların geldiğini belirten Prof. Dr. Ali Rıza Cenk Çelebi, fiziksel travmaların da bu hastalığa zemin hazırlayan büyük bir risk faktörü olduğunu söyledi. Özellikle tarım ve bahçe işleriyle uğraşan kişilerin çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Toprakla doğrudan temas eden, gül budayan veya ağaç işleriyle ilgilenen kişilerin gözlerine kaçabilecek ufak bir dal parçası, diken veya organik materyalin mikroskopik çizikler oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Çelebi, bu tür organik travmaların ardından tedavisi oldukça güç olan mantar kaynaklı (fungal) kornea ülserlerinin gelişebileceğini belirtti.

Mantar Kaynaklı Ülserler Antibiyotiğe Yanıt Vermeyebilir
Doğru teşhisin, tedavi başarısındaki en kritik adım olduğunu belirten Prof. Dr. Çelebi, bakteriyel enfeksiyonlar ile mantar enfeksiyonlarının tedavisinin tamamen farklı olduğunu söyledi. Yanlış tedavi protokollerinin gözü daha kötü bir noktaya sürükleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Çelebi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Başlangıçta standart bir bakteriyel enfeksiyon düşünülerek başlanan antibiyotik tedavileri, eğer hastalık mantar kaynaklıysa hiçbir fayda sağlamaz. Aksine, bu süreçte gözdeki hasar daha da derinleşir ve hastalık hızla ilerler. Bu nedenle gözde kızarıklık, şiddetli ağrı, ışık hassasiyeti ve görmede bulanıklık gibi şikayetler ortaya çıktığı an, vakit kaybetmeden uzman bir göz hekimine başvurulmalıdır.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!