Hürmüz Boğazı'ndaki Tansiyon Avrupa'da Yeni Enerji Krizi Tehditleri Yaratıyor
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim, Avrupa'yı enerji krizinin eşiğine getirirken, doğal gaz ve akaryakıt fiyatları hızla yükseliyor.
Moskova'dan Bildirim
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim, Rusya'nın Ukrayna ile devam eden çatışmasının ardından enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çabalayan Avrupa'yı yeniden ciddi bir tedarik krizi ile karşı karşıya bıraktı.
Doğal gazdan sonra, akaryakıt fiyatları da hızla yükseliyor, bu da bölgedeki enerji güvensizliğini artırıyor.
Küresel enerji ticareti için stratejik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatların neredeyse durma noktasına gelmesi, Katar'daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerine yönelik saldırılarla birleşince piyasalarda arz endişesi yarattı.
Avrupa'nın önemli gaz ticaret merkezlerinden biri olan Hollanda merkezli TTF'de megavatsaat başına gaz fiyatı, 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Gas Infrastructure Europe (GIE) verileri, Avrupa genelinde doğal gaz depolarının doluluk oranının yüzde 30'un altına düştüğünü gösteriyor.
Hollanda, İsveç, Hırvatistan ve Letonya gibi ülkelerde rezervlerin kritik seviyelerin altına indiği bildiriliyor.
Uzmanlar, kış öncesi depoların yüzde 90 doluluğa ulaşması için büyük miktarda alım yapılması gerektiğini ve bunun Avrupa ekonomisi üzerinde mali baskı yaratacağını belirtiyor.
Akaryakıtta 2 Avro Barajı Aşıldı
Enerji arzındaki sıkıntı, pompa fiyatlarına da yansıdı.
Almanya'da Super E10 gibi popüler benzin türlerinin litre fiyatı 2 avroyu aşarken, dizel fiyatları da aynı şekilde yüksek seviyelerde seyrediyor.
Enerji maliyetlerindeki artış, yaklaşan eyalet seçimleri öncesinde Alman hükümeti üzerinde siyasi baskı oluşturuyor.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) yakıt indirimi ve enerji şirketlerine ek kar vergisi gibi 2022 Ukrayna krizi döneminde uygulanan tedbirlerin yeniden değerlendirilmesini öneriyor.
Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), İran ile süregelen gerilim ve petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara çıkması durumunda, Alman ekonomisinin önümüzdeki yıllarda ciddi bir büyüme kaybı yaşayabileceğini öngörüyor.
Almanya'da Kriz Ekibi Tekrar İş Başında
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Ukrayna savaşı sırasında kurulan kriz ekibini yeniden göreve çağırdı. Koalisyon hükümetinin oluşturduğu bu grup, enerji fiyatlarının ekonomi üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor.
Alman Otomobil Kulübü (ADAC), artan maliyetlere karşı hükümeti enerji vergilerinde geçici indirim yapmaya çağırıyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri, dış şoklara karşı para politikasının hazır olduğunu belirtmekle birlikte, krizin derinleşmesi halinde sanayi üretiminin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel Doğal Gaz Arzında 110 Milyar Metreküplük Kayıp
Körfez bölgesindeki çatışmalar, küresel doğal gaz arzında önemli bir daralmaya neden oldu.
Hürmüz Boğazı'nın kapanması, LNG sevkiyatını sınırlarken, Avrupa'da enerji fiyatlarının petrol fiyatlarına göre daha hızlı artmasına yol açtı.
Uzmanlar, bu durumun Avrupa sanayisi ve tüketiciler üzerinde büyük maliyet baskısı yarattığını ve kısa vadede çözümün zor olduğunu belirtiyor.
Hukuk firması Baker McKenzie'den danışman Walter Boltz, "Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması ve Avrupa'ya gaz sevkiyatını durdurmasıyla 120 milyar metreküp gaz kaybedildi. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla dünya piyasası da 110 milyar metreküpten mahrum kaldı." dedi.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel petrol ve gaz arzını kısıtlarken toptan satış piyasalarında da yüksek oynaklığa sebep oldu.
Uzmanlara göre, enerji tedarikçileri uzun vadeli sözleşmelerle riskten korunurken, fiyatlardaki ani yükselişler nihai tüketicilere tam olarak yansımıyor.
Sanayi kuruluşlarında ise tedarik sürelerinin kısa olması nedeniyle risk daha yüksek. Özellikle spot piyasadan enerji ihtiyacını karşılayan şirketler fiyat dalgalanmalarından daha fazla etkileniyor.
Rusya Avrupa Pazarındaki Ana Yerini Kaybetti
Rusya-Ukrayna savaşının Şubat 2022'de başlamasıyla Avrupa'nın doğal gaz tedarik yapısı önemli ölçüde değişti.
Savaş öncesinde Avrupa'nın en büyük gaz tedarikçisi olan Rusya'nın pazar payı yüzde 40'a kadar çıkmıştı.
2025 itibarıyla Rus gazının Avrupa'daki payı yaklaşık yüzde 15'e gerileyecek ve birçok AB ülkesi, Macaristan ve Slovakya hariç, Rus gazı ithalatını büyük ölçüde sonlandırdı.
Bu süreçte Norveç'in pazar payı yüzde 30'un üzerine çıkarken, ABD'nin LNG ihracatıyla yaklaşık yüzde 25'e ulaştı. Cezayir'in payı yüzde 15'e, Katar'ın payı ise yüzde 7'ye yükseldi.
Depolardaki Doluluk Kritik Eşiğin Altında
AB'nin yer altı doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranları son yılların en düşük seviyelerinde.
GIE verilerine göre, AB genelinde depolardaki doluluk oranı yüzde 29,9 seviyesinde.
Analistler, yaz aylarında yüzde 90 doluluk hedefine ulaşmak için yüksek miktarda gaz alımı yapılması gerektiğini ve bunun enerji maliyetlerini artıracağını belirtiyor.
Gaz Fiyatlarında Hızlı Yükseliş
Avrupa'da doğal gaz fiyatları, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırıların ardından hızla yükseldi.
27 Şubat'ta, nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başına yaklaşık 32 avrodan işlem gören doğal gaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı.
Avrupa'da Fosil Kaynaklardan Uzaklaşma Hızlanabilir
Rusya'daki bilgi ve analiz merkezi InfoTEK'ten Enerji Uzmanı Aleksandr Frolov, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatının kesilebileceğine dair açıklamalarını değerlendiren Frolov, "Sürecin tedariklerin kesilmesine kadar gitmeyeceğini düşünüyorum. Ancak Hürmüz Boğazı'nın kapatılması nedeniyle artan arz riski altında, Avrupa gaz borsaları yakın zamanda Rusya'dan tedariklerin kesilme olasılığını göz önünde bulundurmak zorunda kalacak." dedi.
Frolov, AB'nin Orta Doğu'daki gelişmelere rağmen Rusya'dan gaz ithalatını gelecek yıl durdurmayı planladığına işaret ederek, "Mevcut kriz, AB'nin fosil yakıtlardan vazgeçme çabalarını hızlandırmak için bir bahane olacaktır. Vazgeçmek zor ancak deneyeceklerdir." yorumunu yaptı.
Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sürmesi halinde doğal gaz ve kömür fiyatlarının artmaya devam edeceğini belirten Frolov, küresel enerji rekabetinin sertleşeceğini söyledi.
Rusya'nın şubatta petrol ihracatının yüksek seviyelerde olduğunu belirten Frolov, ülkenin petrol ihracatını günlük 250-300 bin varil artırabileceğini ifade etti.
Rusya'nın mevcut durumda fiyat avantajı elde ettiğini belirten Frolov, "Şu anda Rusya fiyat avantajı elde ediyor. Ancak fiyatların anormal şekilde artması, talebin düşmesine ve küresel ekonomik krize yol açacağı için herkese zarar verecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!