Hürmüz Boğazı'nın Açılması Petrol Fiyatlarını Düşürdü, Altının Değeri Arttı
Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla birlikte petrol fiyatları düştü, altın yükseldi. Küresel piyasalarda ABD-İran uzlaşısı gündemde.
Küresel piyasalarda, ABD ve İran arasında sağlanabilecek bir uzlaşının olasılığına dair iyimser hava devam ederken, Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilere açılması petrol fiyatlarında keskin bir düşüşe neden oldu.
Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine tamamen açık olacağı yönündeki açıklamanın ardından yüzde 10.65'lik bir düşüşle 88.80 dolara geriledi. Bu düşüşte, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin Lübnan'daki ateşkesle eş zamanlı olarak Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılacağına dair açıklaması etkili oldu.
Önceki gün 99.80 dolara kadar çıkan Brent petrol, günü 99.39 dolardan kapatmıştı. Ancak son gelişmelerle birlikte petrol fiyatları 88.80 dolara kadar indi. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 83.92 dolardan işlem gördü.

Koordineli Geçiş Rotaları
İranlı Bakan Erakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Lübnan'daki ateşkese paralel olarak, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından belirlenen koordineli rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine ateşkes süresi boyunca tamamen açılacaktır” dedi. AFP'ye göre, İranlı bir askeri yetkili, sivil gemilerin sadece belirlenen rotalar üzerinden ve İran deniz kuvvetlerinin izniyle geçiş yapabileceğini belirtti. Açıklamanın ardından altının ons fiyatı 4887 dolara çıkarak son dört haftanın en yüksek seviyesine ulaştı ve üst üste üçüncü haftayı da yükselişle kapattı. Gümüş ise ons başına 82 doların üzerine çıkarak 17 Mart'tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın karşı misillemeleri nedeniyle Basra Körfezi'ndeki çatışmalar küresel mal ve enerji ticaretinin kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini önemli ölçüde azaltmıştı.

'Büyük Bir Duyurumuz Olacak'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek bizim için çok önemli. Yakıt, ekonomi ve teknoloji açısından yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak istiyoruz. Bu teknolojileri geliştirerek rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanmak istiyoruz” dedi.
Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen “Küresel Enerji Haritasının Yeniden Çizilmesi: Güvenlik ve Belirsizlik” başlıklı panelde konuşan Bayraktar, Türkiye'deki enerji piyasalarının oldukça dirençli olduğunu belirtti. Türkiye'nin geçmişte krizler yaşadığını, etrafında belirsizlikler ve savaşlar olduğunu, pandemi döneminde tedarik zinciri belirsizlikleriyle karşılaştığını ve emtia fiyatlarının dalgalandığını anlattı. Tüm bu etkenlerin Türkiye'yi krizlerle başa çıkmada dirençli hale getirdiğini ifade etti.
Gelecek yıllarda da enerji krizleriyle karşılaşmaya devam edeceklerini belirten Bayraktar, “Bu krizlerden dersimizi alarak, Türkiye olarak yapmamız gerekenleri yapmalıyız. 2050 yılına kadar karbon nötr bir ekonomiye ulaşmak istiyoruz. Karşı karşıya olunan her kriz, bağımlılığın çözülmesi yenilenebilir enerjilerin kullanımına bağlıdır. Bu enerjilerin kapasitesini artırmak, güvenliğini sağlamak ve depolamak bu hedefe ulaşmada anahtar rol oynayacaktır. Yakında çok büyük bir ilanımız olacak. Bu 2050 hedefimizi 2035'e çekmeyi planlıyoruz. Ancak bu henüz kesinleşmedi. Enerji verimliliğini artırmak için hem özel hem de kamu sektörü oyuncularıyla çalışıyoruz.”

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!