İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davasında Ercan Saatçi'den Savunma: "Müzisyenler Ticaretten Anlamaz"
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 65. duruşmasında savunma yapan ünlü sanatçı Ercan Saatçi, hakkındaki iddiaları reddederek beraatini talep etti.
Kamuoyunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" olarak bilinen ve 53'ü tutuklu olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı davanın 65. duruşması gerçekleştirildi. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun hemen karşısında yer alan duruşma salonunda, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davada, tutuksuz yargılanan bazı sanıkların savunmaları alındı. Duruşmaya damga vuran anlardan biri, ünlü müzisyen Ercan Saatçi'nin yaptığı savunma oldu.
Ercan Saatçi: "Müzisyenler Ticaretten Anlamaz"
Kimlik tespiti sırasında aylık gelirinin 300 ile 400 bin TL arasında değiştiğini belirten ve sabıkası bulunmadığını ifade eden ünlü sanatçı Ercan Saatçi, savunmasını yazılı olarak da mahkemeye sundu. Davaya dahil edilme gerekçesinin bir aile şirketine üye olmasıyla ilişkili olduğunu dile getiren Saatçi, "Bu aile şirketinde ne imza yetkim ne de herhangi bir idari yetkim bulunuyor. Hayatım boyunca hiçbir ihaleye katılmadım, nasıl yapıldığını dahi bilmem. Müzisyenler ve sanatçılar zaten ticari işlerden anlamazlar" dedi.
Kara para aklama iddialarını kesin bir dille reddeden Saatçi, banka dekontları dahil tüm evrakı mahkemeye sunduklarını belirterek şirketin incelenmesini talep etti. Örgüt üyeliği suçlamasına da tepki gösteren sanatçı, "Ben milliyetçi bir insanım, hayatım boyunca hiçbir örgüte üye olmadım. Hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. Yurt dışı konser ve turnelerime gidemediğim için mesleğimi icra edemiyorum. Bu nedenle yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum" şeklinde konuştu. Saatçi ayrıca, bugüne kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) hiçbir organizasyonunda yer almadığını da sözlerine ekledi.
Mahkeme Salonu Tartışması: "Burası Maksim Sahnesi'ne Benziyor"
Duruşmada usule ilişkin söz alan Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, yeni duruşma salonunun fiziki koşullarını eleştirdi. Salonun yapısını uygun bulmadığını belirten Demir, "Affedersiniz ama burası adeta Maksim Sahnesi'ne benziyor. Bu koşullarda adil bir yargılama yapılması mümkün görünmüyor. Yargılamanın asıl yeri olan İstanbul Adliyesi'nde gerçekleştirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Müvekkili İmamoğlu'nun savunma hakkına da değinen Demir, susma hakkını kullanan bir sanığın bu kararından her zaman vazgeçip savunma yapabileceğini hatırlattı. İmamoğlu'nun savunma hakkından feragat etmediğini vurgulayan Demir, sorgunun bir an önce yapılarak duruşmanın savunma alımıyla başlamasını istedi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan ise geçen celse savunma yapılmadığı için bu durumu yasal olarak susma hakkı kapsamında değerlendirdiklerini belirterek, "Savunmayı engelleme gibi bir niyetimiz yok. Sırasıyla devam edeceğiz ve uygun aşamada savunmayı alacağız" açıklamasında bulundu.
Sanıkların Savunmaları ve Duruşmanın Ertelenmesi
Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda diğer tutuksuz sanıkların savunmalarına geçildi. Tutuksuz sanıklardan Mehmet Şahin, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Şahin, sanıklardan Adem Soytekin ile geçmişe dayalı bir tanışıklığı olduğunu ancak yaptıkları telefon görüşmelerinin İBB dosyasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını savundu. Bir diğer tutuksuz sanık Ayşe Hitchins de suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.
Başka bir davadan tutuklu bulunan ve görevden uzaklaştırılan CHP Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner ise savunmasında hukuki argümanlara odaklanacağını belirtti. Davaya dahil edilmelerinin siyasi kariyeriyle ilgili olduğunu öne süren Aydöner, "Kardeşim Bulut Aydöner ile 13 ay sonra ilk kez burada tokalaşabildik. Gaziosmanpaşa Belediyesi davası kapsamında Aziz İhsan Aktaş'ın bana rüşvet verdiği iddiasıyla tutuklandım ancak kendisi de bana para vermediğini beyan etti. Boğazımızdan tek bir haram lokma geçmedi. Tek bir kişinin asılsız beyanları yüzünden özgürlüğümüzün elimizden alınmasını kabul edemiyorum" dedi.
Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu ise iddianamede yer alan rüşvet iddialarını kesinlikle kabul etmediğini belirtti. Özellikle açık hava reklam alanlarına ilişkin 'Eylem 117' suçlamasına değinen Çakılcıoğlu, söz konusu tarihlerin büyük bir kısmında görevde bile olmadığını ifade etti. Mahkeme heyeti, toplamda 325 tutuksuz sanığın dinleneceğini belirterek savunma süresi konusunda uyarılarda bulundu ve duruşmayı ertesi güne erteledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!