Irak'ta Tarihi Dönüm Noktası: 30 Eylül Takvimi ve Silahsızlanma Sürecinin Şifreleri
Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyonun çekileceği 30 Eylül tarihi yaklaşırken, Bağdat yönetiminin milis grupları silahsızlandırma hamlesi mercek altında.
Irak'ta devlet otoritesinin tam anlamıyla tesis edilmesi amacıyla silahların tek bir çatı altında toplanması girişimi, ülkedeki siyasi ve askeri dengeleri hareketlendirdi. ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon Güçleri'nin ülkedeki askeri misyonunun 30 Eylül'de sona erecek olması, bu süreci çok daha kritik bir boyuta taşıyor. Bağdat yönetimi, silah taşıma ve kullanma yetkisinin tamamen resmi güvenlik kurumlarına devredilmesini savunurken, bazı Şii milis gruplar bu adıma karşı mesafeli ve temkinli bir duruş sergiliyor. 
Bağdat’ın Zorlu Sınavı: Milis Gruplar ve Silah Teslim Süreci
Nuceba Hareketi, Ensarullah el-Evfiya, Irak Hizbullahı ve Ketaib Seyyidu'ş Şuheda gibi güçlü askeri yapılar, silahlarını teslim etme konusundaki isteksizliklerini her fırsatta dile getiriyor. Irak Başbakanı Ali Zeydi, 21 Ağustos'ta Bağdat'ta gerçekleştirdiği açıklamada, hükümetin silahların devlet kontrolüne geçmesi hususunda kararlı olduğunu ancak gruplarla askeri bir çatışmaya girmeyi kesinlikle hedeflemediklerini, diyaloğu ön planda tutacaklarını vurguladı. Başbakanlık Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci de koalisyon güçlerinin çekileceği 30 Eylül tarihinin kesin bir son teslim günü olmadığını, bu tarihten itibaren kademeli ve aşamalı bir silahsızlanma sürecinin başlayacağını duyurdu. Araci, bazı milislerin silah bırakmamasını bölgesel konjonktüre bağlarken, Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi ise silah teslimine yanaşmayan yalnızca iki veya üç grubun kaldığını belirterek iyimser bir tablo çizdi. 
ABD-İran Rekabetinin Gölgesinde Irak’ın Egemenlik Mücadelesi
Bağdat yönetiminin önündeki en büyük engel, alınan kararların sahada nasıl uygulanacağı sorusunda düğümleniyor. Siyasi çevreler, zorla silahsızlandırma girişimlerinin yeni bir iç güvenlik krizine yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu noktada, İran'ın Irak üzerindeki derin siyasi ve askeri nüfuzu da tartışmaların merkezinde yer alıyor. Siyasi analist Barakat Ali Hammudi, sürecin salt bir güvenlik meselesi olmadığını, ABD-İran arasındaki diplomatik ve stratejik pazarlıklardan bağımsız düşünülemeyeceğini savunuyor.
Hammudi, Şii lider Ammar el-Hekim, Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ve Koordinasyon Çerçevesi'nin bazı bileşenlerinin "tam silahsızlanma" yerine "silahların düzenlenmesi" formülünü önerdiklerini belirtiyor. Ayrıca, milislerin faaliyetlerinin iki yıl süreyle dondurulması gibi senaryoların, ABD'deki başkanlık değişimi öncesinde zaman kazanmaya yönelik hamleler olabileceği ifade ediliyor. Analiste göre, Velayet-i Fakih anlayışına bağlı grupların nihai kararı doğrudan Tahran'ın stratejik yönlendirmelerine bağlı kalacaktır. 
30 Eylül Sonrası Yeni Bölgesel Güvenlik Mimarisi
Siyasi analist Hilal Ubeydi ise 30 Eylül tarihinin sadece Irak'ın iç dinamikleriyle sınırlı olmadığını, Orta Doğu'nun genel güvenlik mimarisinin yeniden yapılandırılması süreciyle doğrudan ilişkili olduğunu savunuyor. Ubeydi, ABD'nin milislerin silahsızlandırılmaması durumunda ekonomik yaptırımlar ve dolar kısıtlamaları gibi finansal kozları devreye sokabileceğini, sürecin sertleşebileceğini belirtiyor. Silahlı grupların ideolojik, siyasi ve ekonomik çıkarlar doğrultusunda hareket ettiğini vurgulayan Ubeydi, bu yapıların hükümetten maksimum taviz koparmak için pazarlık gücünü artırmaya çalıştığını ifade ediyor. Diğer taraftan, Eco Iraq Gözlemevi Direktörü Ali Naci, ekonomik kalkınma ve yabancı yatırımların ülkeye çekilmesi için silahların tek elde toplanmasının şart olduğunu vurguluyor. Naci, sürecin başarılı olması için somut bir takvim belirlenmesi ve ağır silahların teslimine yönelik net mekanizmaların kurulması gerektiğini dile getiriyor. 
Başbakan Ali ez-Zeydi: "Tam Egemenliğimizi İlan Edeceğiz"
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Sünni Vakfı Divanı tarafından düzenlenen Mevlit Kandili programında yaptığı tarihi konuşmada, "Iraklılar, 30 Eylül'de ülke topraklarının tamamı üzerindeki egemenliklerinin tamamlandığını ilan edecek." diyerek kararlılık mesajı verdi. Hükümetin temel hedefinin yeniden imar, yolsuzlukla mücadele ve reform olduğunu belirten Zeydi, Irak'ın komşu ülkelerin zarar göreceği bir çatışma sahası haline gelmeyeceğini kesin bir dille ifade etti. 30 Eylül'e kadar ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkeden tamamen çekilmesiyle birlikte, Şii silahlı yapıların da silahlarını devlete teslim etmesi ve ülkenin yeni bir döneme adım atması bekleniyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!