İran’dan İngiltere’ye Savaş Tehdidi: "Saldırılara Ortak Olan Her Üs Meşru Hedefimizdir"
İran, ABD uçaklarına hava sahasını ve üslerini açan İngiltere’yi çok sert bir dille uyararak, operasyonlarda kullanılan tüm askeri tesisleri hedef alacağını duyurdu.
Orta Doğu’da sular durulmazken, İran ile İngiltere arasında doğrudan askeri karşı karşıya geliş riskini artıracak çok kritik bir gelişme yaşandı. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD öncülüğündeki askeri operasyonlara lojistik ve üs desteği sağladığı belirtilen İngiltere’ye yönelik son derece sert bir uyarı mesajı yayımladı. Tahran yönetimi, topraklarına yönelik olası bir askeri müdahalede rol oynayan tüm yabancı üslerin doğrudan hedef alınacağını ilan etti.
Fairford Hava Üssü ve B-1 Bombardıman Uçakları Hedefte
İran askeri kaynaklarından yapılan detaylı açıklamada, ABD'nin Hint Okyanusu'nda konuşlu savaş gemilerindeki seyir füzesi stoklarının tükenmesi üzerine yeni bir stratejiye başvurduğu iddia edildi. Washington yönetiminin, son hava operasyonlarında İngiltere sınırları içinde yer alan stratejik Fairford Hava Üssü'nden kalkan B-1 tipi ağır bombardıman uçaklarını kullandığı ileri sürüldü. İngiltere'nin bu askeri kolaylaştırıcılığına sert tepki gösteren Devrim Muhafızları, operasyonel sınırlarını net bir dille çizdi. Yapılan açıklamada, "Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin de açıkladığı gibi İran’a saldırı için kullanılan her üs bizim meşru hedefimizdir." ifadelerine yer verilerek Londra doğrudan tehdit edildi.
Tahran'dan Londra'ya Tarihi Suçlamalar ve Diplomatik Tepki
Askeri tehditlerin yanı sıra diplomatik kanallardan da İngiltere'ye yönelik ağır suçlamalar yöneltildi. İran Dışişleri Bakanlığı, İngiliz hükümetinin askeri tesislerini ABD’nin İran karşıtı saldırılarına açma kararını "sert bir şekilde" kınadığını duyurdu. İngiltere'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyelerinden biri olduğuna dikkat çeken Tahran, Londra’nın küresel barışı korumak yerine ABD ve İsrail’in saldırgan politikalarına ortak olduğunu savundu. Bu durumun, İngiltere’nin uluslararası hukuk, insan hakları ve küresel güvenlik taahhütleriyle tamamen çeliştiği vurgulandı.
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca, İngiltere'nin bu düşmanca tutumunun tarihsel bir arka planı olduğu ifade edildi. İngiltere’nin bugünkü politikalarının; 1953 askeri darbesindeki rolü, İran-Irak Savaşı sürecinde Saddam Hüseyin rejimine verilen destek, Tahran'a yönelik tek taraflı yaptırımlar ve son dönemde Devrim Muhafızları Ordusu'nu hedef alan kararlarla aynı amaca hizmet ettiği belirtildi. Açıklamada, İran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal edecek her türlü askeri girişime destek veren tüm aktörlerin, doğacak ağır sonuçlardan doğrudan sorumlu olacağı kaydedildi.
Andy Burnham ve Donald Trump Zirvesi Sonrası Kritik Karar
İki ülke arasındaki gerilimi tırmandıran sürecin perde arkasında ise İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen kritik görüşme yer alıyor. Edinilen bilgilere göre, Başbakan Andy Burnham, Trump ile yaptığı ikili temasların ardından, ABD'nin İran'a yönelik düzenleyeceği olası askeri operasyonlarda İngiliz askeri üslerinin ve lojistik imkanlarının kullanılmasına yeşil ışık yaktı. İngiltere'nin bu hamlesi, Tahran-Londra hattındaki diplomatik köprüleri tamamen atma noktasına getirirken, bölgedeki askeri hareketliliği de en üst seviyeye çıkardı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!