İsrail Basınından İtiraf: Erdoğan’ın Suriye Hamlesi Tel Aviv’e Stratejik Bir Tokattır
Suriye'de SDG'nin silah bırakarak orduya katılması kararı sonrası İsrail medyasından çarpıcı itiraf geldi: "Erdoğan, Tel Aviv'e stratejik tokat indirdi."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı dış politika hamleleri ve Suriye sahasındaki stratejik baskılar, Orta Doğu’daki dengeleri kökten değiştiriyor. Türkiye'nin kararlılığı ve Şam yönetiminin askeri baskısı neticesinde terör örgütü YPG/SDG, silahlı varlığına son vererek Suriye resmi ordusuna entegre olmayı kabul etti. Bu tarihi gelişme, İsrail'in önde gelen yayın organlarından Maariv gazetesinde geniş yankı buldu. Gazetede yayımlanan analizlerde, yaşananların Ankara için devasa bir diplomatik zafer, yedi cephede sıkışan Tel Aviv için ise sarsıcı bir stratejik tokat olduğu itiraf edildi.

Avi Aşkenazi: Erdoğan Sahada Büyük Bir Başarıya İmza Attı
İsrail merkezli Maariv gazetesinin askeri analizleriyle tanınan yazarı Avi Aşkenazi, kaleme aldığı değerlendirmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye politikasını övdü. Aşkenazi, Türkiye’nin bölgedeki askeri ve diplomatik hamlelerinin tam anlamıyla bir oyun değiştirici olduğunu vurguladı. YPG'nin özerklik iddialarından tamamen vazgeçerek silahlı unsurlarını Suriye ordusuna teslim etmesi, İsrail güvenlik kaynakları tarafından Tel Aviv'in bölgedeki tüm planlarının çöküşü olarak yorumlandı. Aşkenazi, Kuzey Suriye'de yaşanan bu gelişmeyi, “İsrail için stratejik bir tokat” olarak nitelendirerek ülkesinin içine düştüğü çaresizliği gözler önüne serdi.
Bu tarihi gelişme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2015 yılında kararlılıkla dile getirdiği, “Tüm dünyaya sesleniyorum; bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz” sözlerinin sahadaki somut karşılığı olarak kayıtlara geçti.

Ebu ez-Zuhur Saldırısı Sonrası İsrail’de Panik Havası
İsrail ordusunun Suriye’de yer alan stratejik Ebu ez-Zuhur üssüne gerçekleştirdiği pervasız saldırının ardından, İsrail medyasında ve güvenlik bürokrasisinde ciddi bir panik havası hakim olmaya başladı. Saldırının ardından yapılan analizlerde, Türkiye’ye yönelik söylemlerin yumuşaması dikkat çekti. İsrail medyasında “Türkiye’nin doğrudan bir düşman olmadığı”, aksine bölgede göz ardı edilemeyecek kadar güçlü bir aktör olduğu yazılmaya başlandı. Tel Aviv’in attığı kontrolsüz adımların, ülkeyi bölgesel düzeyde daha da yalnızlaştırdığı vurgulanıyor.
Yedi Cephede Sıkışan Tel Aviv’in Siyasi Vizyonsuzluğu
İsrail güvenlik ve akademi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, hükümetin siyasi vizyondan yoksun adımları sert bir dille eleştiriliyor. Herhangi bir diplomatik çözüm üretemeyen Siyonist rejimin, şu anda tam yedi farklı cephede açık hedef haline geldiği belirtiliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) yetersizlikler nedeniyle sürekli bir cepheden diğerine kuvvet kaydırmak zorunda kaldığı ifade edilirken, Tel Aviv’in ABD tarafından dikte edilen şartlara mahkum kaldığı gerçeği de analizlerde kendine yer buluyor. Suriye’de kartların yeniden dağıtılması, İsrail’in bölgedeki güvenlik mimarisini tamamen felç etmiş durumda.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!