İsrail Basınından İtiraf Niteliğinde Analiz: "Türkiye Orta Doğu'da Görmezden Gelinemeyecek Bir Güç"
İsrail merkezli ekonomi gazetesi Calcalist, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin bölgesel etkisini artırarak İsrail karşısında devasa bir güce dönüştüğünü yazdı.
İsrail'in önde gelen ekonomi yayın organlarından Calcalist gazetesi, Türkiye'nin son dönemde küresel ve bölgesel siyasette üstlendiği aktif rolü çarpıcı bir analizle okuyucularına sundu. Gazetede yayımlanan kapsamlı değerlendirme yazısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü stratejik hamleler sayesinde Türkiye'nin, Washington'dan Arap dünyasına kadar uzanan geniş bir coğrafyada etki alanını kayda değer ölçüde genişlettiği vurgulandı. Analizde, Türkiye'nin Orta Doğu genelinde artık göz ardı edilmesi imkansız bir aktör konumuna yükseldiği, İsrail açısından ise yakın çevresindeki nüfuzunu her geçen gün artıran güçlü bir rakip haline geldiği ifade edildi.
Ankara-Tel Aviv Hattında Kopan Ticari ve Diplomatik Bağlar
Analizde, Ankara ile Tel Aviv arasındaki ikili ilişkilerin geride bıraktığımız yıl boyunca ciddi bir ivmeyle kötüleşmeye devam ettiğine dikkat çekildi. İki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve havacılık ilişkilerinin neredeyse tamamen kopma noktasına geldiği belirtilirken, Türkiye Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan resmi verilere de atıfta bulunuldu. Söz konusu verilere göre, Türkiye ile İsrail arasındaki doğrudan ticaretin Mayıs 2024'ten itibaren tamamen kesilerek sıfır seviyesine gerilediği hatırlatıldı. Gazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yılı bölgesel arenada çok daha güçlü, nüfuzlu ve İsrail'e karşı net bir tavır sergileyen, hasmane bir konumda tamamladığının altını çizdi.
Suriye Sahasındaki Yeni Dengeler ve Güvenlik Endişeleri
Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin sadece Gazze Şeridi ile sınırlı kalmadığı, Suriye sahasına da taşınarak daha geniş bir coğrafyaya yayıldığı belirtildi. Ankara'nın, İsrail'in Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve güvenliğine yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırıları kendi milli güvenliğine de doğrudan bir tehdit olarak kabul ettiği aktarıldı. Suriye'de Aralık 2024'te Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte kartların yeniden dağıtıldığı ifade edilen analizde, Türkiye'nin bu sürecin ardından Şam'ın en önemli hamilerinden biri haline geldiği vurgulandı. Ankara yönetiminin Şam'a güvenlik alanında ciddi destekler sunduğu ve iki komşu ülke arasında derin bir ticari entegrasyon kurmak amacıyla iki yıl içinde 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedeflediği kaydedildi.
Washington ve Arap Dünyasında Genişleyen Nüfuz Alanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğindeki Türkiye'nin, küresel diplomaside de ağırlığını hissettirdiği belirtildi. Ankara'nın, ABD Başkanı Donald Trump'ın bizzat davetiyle Gazze Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri arasında yer aldığı hatırlatılırken; Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye'nin İslam dünyasındaki askeri ve diplomatik gücünü pekiştirdiği ifade edildi. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin seyrine de değinilen analizde, Başkan Trump'ın 7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılım göstermesinin, iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın en somut göstergelerinden biri olduğu yazıldı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!