İsrail Seçimleri Yaklaşırken Netanyahu Köşeye Sıkıştı: Trump’a Rest Çekmeye Hazırlanıyor
İsrail'de seçim rüzgarları eserken Başbakan Netanyahu, koalisyon ortaklarının baskısı ve muhalefetin hamleleri arasında sıkıştı. Trump ile kritik zirve kapıda.
İsrail’de yaklaşan genel seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu, hem iç siyasetteki koalisyon krizleri hem de uluslararası baskılar nedeniyle tarihin en zorlu dönemlerinden birini geçiriyor. Tıp dünyasında uzaktan kumandalı cerrah robotların bir domuza gerçekleştirdiği safra kesesi ameliyatı gibi teknolojik devrimler gündemi meşgul ederken, İsrail politikasında da benzer şekilde hassas dengeler üzerinde adeta cerrahi bir operasyon yürütülüyor.
Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin en zayıf halkasını, ultra-Ortodoks (Haredi) partilerin genç dindar erkeklerin zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutulması yönündeki ısrarlı talepleri oluşturuyor. Bu durum, seküler seçmen nezdinde büyük bir tepkiye yol açarken, Netanyahu'nun mevcut müttefiklerinden Dini Siyonizm Partisi'nin yüzde 3,25 olan seçim barajının altında kalma riski bulunuyor. Buna rağmen koalisyon ortaklarının Netanyahu etrafında kenetlenmesi, en büyük avantajı olarak görülüyor. İsrail’in oldukça bölünmüş bir yapıya sahip olan muhalefet kanadı ise bugüne kadar tek bir çatı aday etrafında birleşmeyi başaramadı. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de Haredi seçmen tabanıyla olan güçlü bağlarını koruyarak bu ittifakın kritik bir parçası olmaya devam ediyor.
Muhalefetin Yeni Aktörleri: Bennett ve Eisenkot Sahneye Çıkıyor
Netanyahu'nun geçmişteki en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan ve 2021-2022 yılları arasında Başbakanlık koltuğunda oturan Naftali Bennett, milliyetçi ve merkez sağ seçmeni tek bir potada eritmeyi hedefliyor. Bennett, bu doğrultuda eski Başbakan Yair Lapid'in merkezci partisiyle güçlerini birleştirerek "Birlikte" adını verdikleri ortak bir liste oluşturdu. Ancak bu yeni oluşum, kamuoyu anketlerinde henüz beklenen sıçramayı gerçekleştiremedi. Bennett, ülkedeki nüfusun beşte birini oluşturan Arap partilerini olası bir hükümet senaryosunun tamamen dışında tutacağını kararlılıkla vurguluyor.
Muhalefet cephesindeki bir diğer güçlü figür ise eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot. Siyasi yelpazenin ne tam sağında ne de tam merkezinde konumlanan Eisenkot, her iki kesimden de ciddi bir seçmen desteği devşirmeyi başardı. Netanyahu'nun savaş kabinesinde 8 ay boyunca görev aldıktan sonra, hükümetin askeri stratejilerini sert bir dille eleştirerek istifa eden deneyimli asker, Bennett'in liderlikteki en büyük rakibi olarak öne çıkıyor. Eylül 2025 tarihinde kurduğu "Yashar" partisiyle anketlerde istikrarlı bir ivme yakalayan Eisenkot, bu yükselişini sürdürürse iktidardaki Likud Partisi'nin en dişli rakibi haline gelebilir.
Arap Blokları ve İsrail’in Hassas Seçim Sistemi
İsrail'deki Arap ve Filistin kökenli vatandaşları parlamentoda temsil eden dört farklı siyasi hareket bulunuyor: Muhafazakar Ra'am, komünist çizgideki Hadash, orta sınıfı temsil eden Ta'al ve Filistin milliyetçisi Balad. Geçmiş seçimlerde "Ortak Liste" adı altında tek bir blok olarak hareket eden bu partiler, 2021 yılında yollarını ayırmıştı. Sol seküler kanatta ise ülkenin kurucu unsurlarından İşçi Partisi ile sol Siyonist Meretz, son yıllarda yaşanan oy kayıplarının ardından parlamentoda kalabilmek amacıyla güçlerini birleştirme kararı aldı.
İsrail'deki nispi temsil sistemine göre, bir partinin parlamentoda temsil edilebilmesi için ülke genelindeki oyların en az yüzde 3,25'ini alması gerekiyor. 2022 yılındaki genel seçimlerde bu barajı aşmayı başaran 10 farklı liste meclise girmeyi başarmıştı. Baraj altında kalan oylar, bloklar arasındaki hassas dengeleri doğrudan etkiliyor. 120 sandalyeli Knesset'te milletvekili dağılımı netleştikten sonra cumhurbaşkanı, hükümeti kurma görevini en yüksek şansa sahip lidere vermek üzere partilerle istişare sürecini başlatacak. Ancak yeni bir koalisyonun kurulması genellikle haftalar, hatta aylar süren çetin pazarlıklara sahne oluyor.
Washington Hattında Trump’a Rest Hazırlığı
Gelecek projeksiyonlarına göre, mevcut Netanyahu bloku iktidarı sürdürmek için gereken altın sayı olan 61 sandalyeye ulaşmakta zorlanıyor. Muhalefetin de kendi içindeki ideolojik ayrılıkları aşarak ortak bir hükümet kurması oldukça güç görünüyor. Bu belirsizlik ortamında Netanyahu, yakın bir tarihte Washington'a giderek ABD'denin eski başkanı ve başkan adayı Donald Trump ile kritik bir zirve gerçekleştirecek. Görüşmenin ana gündem maddelerini işgal politikaları, Gazze'deki son durum ve bölgesel güvenlik mimarisi oluşturacak. İsrail basınına sızan bilgilere göre Netanyahu, Trump'ın işgal altındaki topraklardan çekilme yönündeki olası taleplerine karşı tavizsiz bir duruş sergilemeye hazırlanıyor.
Beyaz Saray yönetiminin son dönemde İsrail'e; Suriye, Lübnan ve Gazze Şeridi'nde kontrol altında tuttuğu bölgelerden çekilmesi yönünde el altından ciddi baskılar yaptığı biliniyor. Netanyahu'nun bu baskılara karşı geliştireceği direnç stratejisi, hem yaklaşan seçimlerin kaderini belirleyecek hem de ABD ile olan stratejik ortaklığın geleceğini şekillendirecek. Bu arada küresel ölçekte de ilginç gelişmeler yaşanıyor; ünlü pop yıldızı Katy Perry'nin, bir şarkısının izinsiz kullanılması üzerine Beyaz Saray'a gösterdiği sert tepki, uluslararası basında geniş yankı buldu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!