İsrail'in Harem-i İbrahim Camisi'ni Sinagoga Dönüştürme Planı
İsrail'in, Harem-i İbrahim Camisi'ni sinagoga dönüştürme planları Filistin'de endişe yaratıyor.
İsrail hükümeti, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi'ni bir sinagog haline getirmek için girişimlerde bulunuyor. Bu adım, Filistinli yetkililer tarafından ciddi bir endişeyle karşılanıyor.
İsrail'in Planları ve Filistin'in Tepkisi
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, İsrail'in 23 Haziran'da cami avlusundaki şemsiyeyi kaldırma teşebbüsünü caminin İslami kimliğine müdahale olarak değerlendiriyor. Harem-i İbrahim, İslam dünyasında Mekke, Medine ve Kudüs'ten sonra en kutsal dördüncü cami olarak kabul edilir.
Caminin altında, Hazreti İbrahim (A.S.) ve eşinin yanı sıra Hazreti İshak (A.S.), Hazreti Yakup (A.S.) ve Hazreti Yusuf (A.S.) gibi peygamberlerin mezarları bulunmaktadır. Bu durum, bölgenin dini önemini daha da artırıyor.
UNESCO ve Uluslararası Endişeler
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu camide yapılacak değişiklikler, Filistin tarafında uluslararası hukuka aykırı bir girişim olarak görülüyor. İsrail’in bu hamlesi, bölgede gerilimi tırmandırma potansiyeline sahip.
Harem-i İbrahim Camisi Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, İsrail'in bu adımlarını bölgedeki gerilimi artırmak için kullandığını ifade ediyor. İsrail'in bu süreçte siyasi şartlardan faydalandığını ve bölgenin demografik yapısını değiştirmeye çalıştığını belirtiyor.
Caminin Statüsünde Değişiklikler
İsrail ordusu, camide ezan okunmasını engelleyerek ve altyapı hizmetlerini kontrol altına alarak caminin statüsünü değiştirmeyi hedefliyor. İsrail'in bu uygulamalarla caminin İslami kimliğini zayıflatmaya çalıştığı iddia ediliyor.

1994 yılında yaşanan katliam sonrasında, caminin yönetimi fiili olarak Yahudiler ve Müslümanlar arasında bölünmüştü. 1997 tarihli El Halil Protokolü, bu yönetim paylaşımını resmi olarak düzenlemişti.
El Halil Protokolü ve İsrail'in Tutumu
İsrail Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi Ocak 2026'da caminin planlama yetkilerini El Halil Belediyesi'nden aldı. Bu karar, belediyenin cami avlusunun üstünün kapatılması talebini reddetmesinin ardından alındı. Sürecin siyasi ayaklarında ise İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in El Halil Anlaşması'nı feshettiklerini duyurması dikkat çekti.
Smotrich, bu feshi Oslo Anlaşmaları'nın en saçma protokollerinden birinin sonu olarak nitelendirdi. Anlaşmanın iptali, H1 bölgesinde Filistin yönetiminin güvenlik ve idareyi sağlamasına karşın, H2 bölgesinde İsrail ordusunun kontrolü elinde bulundurması anlamına geliyor.
Sonuç ve Gelecekteki Olası Gelişmeler
İsrail'in bu hamleleri, Harem-i İbrahim Camisi'nin dini ve kültürel kimliğini tehdit ediyor. Gelecekte bu tür adımların bölgede daha fazla gerilim yaratma potansiyeli bulunuyor. Uluslararası toplumun tepkisinin nasıl şekilleneceği ve bu durumun bölgesel barış üzerindeki etkisi merak ediliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!