İsrailli Gazeteci Gideon Levy: "Batı Şeria'da Sistematik Bir Etnik Temizlik Yürütülüyor"
İsrailli yazar Gideon Levy, Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik artan yerleşimci şiddetini değerlendirdi: "Bu, organize bir etnik temizlik girişimidir."
İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin gerçekleştirdiği şiddet eylemleri her geçen yıl daha da korkunç boyutlara ulaşıyor. Resmi verilere göre, 2023 yılında 1291 olarak kayıtlara geçen saldırı sayısı, 2024'te 1449'a, 2025'te 1835'e tırmandı. İçinde bulunduğumuz 2026 yılının henüz ilk dört ayında ise şimdiden 761 saldırı rapor edildi. İsrail yargı ve güvenlik mekanizmalarının bu şiddet sarmalına göz yumması ise dikkat çekici boyutlarda seyrediyor. İsrail polisinin, saldırgan yerleşimciler aleyhine açılan soruşturma dosyalarının yüzde 90'ından fazlasını hiçbir iddianame hazırlamadan kapatması ve mahkumiyet oranlarının yalnızca yüzde 3 seviyesinde kalması, aşırılık yanlısı gruplara adeta yasal bir zırh sağlıyor.
Sistematik Şiddet ve Zayıf Halkaları Hedef Alma Stratejisi
İsrailli ünlü gazeteci ve yazar Gideon Levy, Batı Şeria'daki bu şiddet eylemlerinin rastgele değil, planlı bir stratejinin parçası olduğunu vurguladı. Levy, 3 milyon Filistinliyi tek bir hamlede topraklarından sürmenin imkansız olduğunu bilen işgalcilerin, öncelikle toplumun en savunmasız kesimleri olan çobanları ve köylüleri hedef aldığını belirtti.
Köylere ve binaların giriş katlarına yönelik organize saldırıların arkasındaki asıl amacı açıklayan Levy, "Filistin halkına yönelik bu sistematik şiddetin, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki yerleşim yerlerini genişletme ve daha fazla bölgeyi kontrol altına alma politikasının net bir parçası olduğundan şüphe yoktur" ifadelerini kullandı. Bu durumun açık bir "etnik temizlik girişimi" olduğunu belirten gazeteci, sürecin tamamen İsrailli resmi makamların desteğiyle yürütüldüğünün altını çizdi.
"Bu Bir Apartheid Sistemidir": Hukukun Felç Olduğu Rejim
Batı Şeria'daki mevcut idari ve hukuki yapıyı sert bir dille eleştiren Gideon Levy, bölgedeki düzeni doğrudan "apartheid" olarak tanımladı. Yahudiler ile Filistinlilerin yasa önünde eşit olmadığını belirten Levy, İsrail hukuk sisteminin tamamen işlevsiz hale getirildiğini söyledi. Polis soruşturmalarının kasıtlı olarak sonuçsuz bırakıldığını ve faillerin adalet önüne çıkarılmasının neredeyse imkansız olduğunu ifade etti.
Bu organize işgal hareketinin arkasındaki siyasi figürlere de değinen Levy, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in rollerine dikkat çekti. Özellikle Smotrich'in toprak gasbı faaliyetlerini doğrudan finanse ettiğini belirten Levy, tüm bu sürecin önünü açan ve en büyük sorumluluğu taşıyan ismin ise Başbakan Binyamin Netanyahu olduğunu kaydetti.
İsrail ordusunun da bu suç ortaklığının merkezinde yer aldığını dile getiren Levy, askerlerin toplu linç eylemlerini engellemek bir yana, bu saldırılara bizzat katıldığını ifade etti. Filistinlilerin tamamen savunmasız bırakıldığını, kendi kendilerini korumaya çalıştıklarında ise doğrudan ordu tarafından vurulduklarını ya da tutuklandıklarını aktardı.
Seçim Yatırımı Olarak Savaş ve Değişmeyen Devlet Politikası
Dünyadan yükselen cılız tepkilerin İsrailli radikal gruplar üzerinde hiçbir caydırıcı etkisi olmadığını belirten Levy, Batılı devletlerin somut yaptırımlar uygulamamasını eleştirdi. Türkiye'nin bu konuda net ve somut adımlar attığını ancak Avrupa Birliği ve ABD'nin sadece kınama mesajlarıyla yetindiğini söyleyen yazar, bu durumun saldırganlara cesaret verdiğini vurguladı.
İsrail iç siyasetindeki sıkışmışlığın bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdığına işaret eden Levy, 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Netanyahu'nun anketlerde çok geride olduğunu hatırlattı. Netanyahu'nun koltuğunu koruyabilmek için Gazze, Lübnan ve İran cephelerinde savaşı körüklediğini belirten gazeteci, mevcut hükümetin seçimi kaybetmeden önce Batı Şeria'da olabildiğince çok toprağı gasbetmeyi hedeflediğini yazdı.
Seçimlerden sonra hükümet değişse bile İsrail'in temel devlet politikasının değişmeyeceğini öngören Levy, sözlerini şu çarpıcı tespitlerle tamamladı: "Netanyahu'nun rakipleri, örneğin Gadi Eisenkot ya da bir başkası iktidara gelse dahi, Filistinlilere yönelik ana stratejide büyük bir sapma olmayacaktır. Muhalefet liderlerinden hiçbiri ne Gazze'deki soykırımı eleştirdi ne de Batı Şeria'daki apartheid rejiminden rahatsız oldu. Bu, geçici bir hükümet politikası değil, İsrail'in kökleşmiş devlet politikasıdır."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!