İstanbul Barajlarında Tehlike Çanları Çalıyor: Doluluk Oranı Kritik Eşiğin Altına Geriledi
İstanbul barajlarındaki doluluk oranı yüzde 49,94'e düşerek alarm vermeye başladı. Uzmanlar, megakentin yaklaşık 100 günlük suyunun kaldığını belirtiyor.
İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan barajlardaki su seviyesi, yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcaklar, buharlaşma, yağış azlığı ve artan su tüketimi nedeniyle kritik seviyelere geriledi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, megakentin su kaynaklarındaki düşüş eğilimi hız kesmeden devam ediyor.
Kentteki barajların doluluk oranı, 11 Mayıs tarihinde yüzde 72,05 ile yılın zirve noktasına ulaşmıştı. Ancak aradan geçen süreçte yağışların durma noktasına gelmesi ve sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte bu oran bugün itibarıyla yüzde 50 sınırının altına inerek yüzde 49,94 olarak ölçüldü.
İstanbul'un can damarı olan barajların doluluk oranlarındaki bu hızlı gerileme, suyun çok daha tasarruflu kullanılması gerektiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. İSKİ'nin kamuoyuyla paylaştığı son istatistikler, kış ve bahar aylarında biriken su rezervinin hızla eridiğini gösteriyor.
Megakentin su ihtiyacını karşılayan kaynakların durumunu yakından takip eden uzmanlar, önümüzdeki sonbahar aylarında beklenen yağışların gecikmesi durumunda İstanbul'un ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
İstanbul'un Barajlarında Son Durum: Hangi Barajda Ne Kadar Su Kaldı?
İSKİ'nin baraj bazında yaptığı son ölçümlere göre, İstanbul'a su sağlayan havzalardaki doluluk oranları büyük farklılıklar gösteriyor. Barajlardaki güncel su rezervi durumları şu şekilde sıralandı:
Ömerli: yüzde 71,05
Elmalı: yüzde 80,7
Darlık: yüzde 67,7
Alibey: yüzde 48,33
Terkos: yüzde 42,12
Büyükçekmece: yüzde 35,05
Istrancalar: yüzde 34,1
Sazlıdere: yüzde 28,37
Kazandere: yüzde 22,85
Pabuçdere: yüzde 16,8
İstanbul'a hayat veren baraj ve göletlerin toplam su biriktirme hacmi 868 milyon 683 bin metreküp seviyesinde bulunurken, bugün itibarıyla mevcut su miktarı 433,46 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti. Baraj havzalarının dışından kente su takviyesi sağlayan Melen ve Yeşilçay sistemlerinden ise bu yıl içinde toplam 487,87 milyon metreküp su çekilerek şehir şebekesine verildi.
Geçmiş yılların 14 Ağustos tarihli verileri incelendiğinde, İstanbul'un baraj doluluk oranlarındaki dalgalanma şu şekilde kronolojik olarak kayıtlara geçmişti:
2016: yüzde 57,14
2017: yüzde 66,82
2018: yüzde 68,35
2019: yüzde 63,59
2020: yüzde 52,67
2021: yüzde 62,92
2022: yüzde 62,12
2023: yüzde 33,81
2024: yüzde 53,02
2025: yüzde 47,32
Uzmanlardan Korkutan Senaryo: İstanbul'un Yaklaşık 100 Günlük Suyu Kaldı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, barajlardaki mevcut durumun son 10 yılın en düşük seviyelerinden biri olduğuna dikkat çekti. Toros, "Tarihsel verilere baktığımızda, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 33,81, 2025 yılında ise yüzde 47,32 doluluk oranına sahiptik. Bu yıl ise yüzde 49,94 seviyesindeyiz. Yani son 10 yılın en düşük üçüncü doluluk oranını yaşıyoruz" dedi.
Mevcut su miktarının tüketim hızına göre analizini yapan Prof. Dr. Toros, durumun ciddiyetini şu rakamlarla özetledi: "Barajlarımızda şu an yaklaşık 433 milyon metreküp suyumuz var. İstanbul genelinde günde ortalama 3 ila 3,5 milyon metreküp su tüketiyoruz. Örneğin dün 3,46 milyon metreküp, önceki gün ise 3,41 milyon metreküp su harcandı. Bu günlük tüketim hızıyla hesapladığımızda, 100 günde yaklaşık 350 milyon metreküp su tüketiyoruz demektir. Bu da mevcut rezervimizin çok büyük bir kısmının kısa sürede tükenebileceğini gösteriyor."
Kişi Başı Tüketim Yarı Yarıya Düşmeli: Çözüm Önerileri Neler?
İstanbul'un her sonbahar döneminde "susuz kalma" korkusu yaşamaması için köklü ve sürdürülebilir adımlar atılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Hüseyin Toros, en etkili ve ekonomik çözümün suyun verimli kullanılması olduğunu vurguladı. Toros, özellikle yerel yönetimler, siteler ve bireysel kullanıcılar için şu önerilerde bulundu:
"Mümkün olan her alanda yağmur hasadı yapılmalı. Parklarda, bahçelerde, sanayi tesislerinde, sitelerde ve apartmanlarda yağmur suları yerinde biriktirilerek sulama ve temizlik işlerinde kullanılmalı. İstanbul genelindeki milyonlarca ağacın diplerinde toprakla buluşan suyun yer altına sızmasını kolaylaştıracak zemin düzenlemeleri hayati önem taşıyor. Sıcak havalar hem insanların hem de doğanın su ihtiyacını artırıyor. Bu nedenle toplumsal bir seferberlikle su tasarrufu bilinci oluşturmalıyız."
Megakentteki bireysel su tüketim alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Toros, "İstanbul'da kişi başına düşen günlük su tüketimi şu an ortalama 200 litre civarında. Bu rakamı acilen 100 litreye düşürmeliyiz. Her bir bireyin evinde, iş yerinde suyun her damlasını verimli kullanmak için azami gayret göstermesi gerekiyor. Su, yerine ikame edemeyeceğimiz en değerli kaynağımızdır ve bu kaynağı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!