İstanbul'da Avrasya Yükseköğretim Zirvesi: Karma Eğitim Modelleri Masaya Yatırıldı
İstanbul'daki Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nde karma yoğun eğitim programları ele alındı.
Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Ofisi'nden Öğr. Gör. Ayşe Işınsu Atalay'ın moderatörlüğünde düzenlenen "Karma Yoğun Programlar" panelinde, Yaş Alexandru Ioan Cuza Üniversitesi'nden Ioana Serafinceanu ve Windesheim Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nden Ferdi Hofstede konuşmacı olarak yer aldı.
Yaş Alexandru Ioan Cuza Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı olan Serafinceanu, karma yoğun programların, Avrupa Komisyonu tarafından 2021 yılında Erasmus Plus rehberinde tanıtıldığını ve bu programların 5 ila 30 gün arasında fiziksel katılım ile zorunlu sanal bileşeni birleştirdiğini açıkladı.
Serafinceanu, bu programların sürdürülebilir işbirliklerini güçlendirmek, öğrenci ve personel hareketliliğini teşvik etmek ve yerel toplulukları uluslararası hale getirmek amacıyla uygulandığını belirtti. Ayrıca, seyahat edemeyen öğrenciler için uluslararası deneyim fırsatı sunduğunu da sözlerine ekledi.
Programların üniversitede merkezi bir başvuru sistemi ile yürütüldüğünü ifade eden Serafinceanu, akademik personelin içerik ve kaliteye odaklandığını, uluslararası ofisin ise lojistik, konaklama ve tanıtım gibi konuları üstlendiğini belirtti.
Başlangıçta 6 programla başladıklarını ve şu anda 25 programa ulaştıklarını söyleyen Serafinceanu, haftalık yoğun program sayısının akademik takvim nedeniyle sınırlı kaldığını ifade etti.
Serafinceanu, programların disiplinler arası yapının güçlendirilmesine ve yeni ortaklıkların oluşturulmasına olanak tanıdığını, ayrıca yerel kültürün tanıtımına katkı sağladığını vurguladı.
Windesheim Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nde Uluslararası İşletme Lisans Programı Yöneticisi olan Hofstede, "Sınırların Ötesinde: COIL ve BIP Aracılığıyla Başarılı Sanal ve Hibrit Eğitim Tasarımı" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Uluslararasılaşmanın, öğrencilerin kültürlerarası becerilerini geliştirmesi için kritik olduğuna dikkat çeken Hofstede, seyahat edemeyen öğrenciler için çevrim içi ve hibrit modellerin ölçeklenebilir çözümler sunduğunu belirtti.
COIL modelinin "ortak çalışmaya dayalı, çevrim içi, uluslararası öğrenme" anlamına geldiğini belirten Hofstede, bu yöntemin düşük maliyetli ve geniş katılımlı olduğunu vurguladı.
"Uluslararasılaşma üzerine çalışıyoruz çünkü öğrencilerin uluslararası beceriler kazanmalarını istiyoruz," diyen Hofstede, pandemi öncesinde başlatılan COIL projelerinin farklı ülkelerden üniversitelerle yürütüldüğünü belirtti.
Karma yoğun programların çevrim içi hazırlık ve fiziksel hareketliliği birleştirdiğini söyleyen Hofstede, bu modelin daha derin kültürlerarası deneyimler sunduğunu ifade etti.
Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Ofisi'nden Atalay da karma yoğun programlar ve COIL projelerinin güvenilir ortaklıklara dayandığını, güçlü işbirliklerinin başarıyı doğrudan etkilediğini belirtti.
Açık iletişim ve net görev tanımlarının önemini vurgulayan Atalay, koordinatör kurumun ortaklarla beklentileri ve sorumlulukları açıkça paylaşması gerektiğini ifade etti.
Kurumsal destek ve güçlü organizasyon yapısının kaliteyi artırdığını söyleyen Atalay, aksi takdirde motivasyon kaybı yaşanabileceğini belirtti.
Eğitmenlerin görevlerinin net belirlenmesi ve öğrencilerin doğru seçilmesinin sürece önemli katkı sağladığını belirten Atalay, projelerde şirketlerle işbirliğinin önemine de dikkat çekti.
Firmaların projenin amacını anlamasının kritik olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!