Jeopolitik Gerilimler Emtia Piyasasında İlk Çeyreğe Damga Vurdu
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları emtia piyasasında dalgalanmalara yol açtı. Enerji ve tarım ürünleri yükselirken, doların güçlenmesi baz metallerde düşüşe neden oldu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, emtia piyasasında önemli dalgalanmalara yol açarak ürün bazında farklı eğilimler ortaya çıkardı.
Saldırıların etkisiyle lojistik sıkıntılar ve arzla ilgili endişeler enerji ve tarım ürünlerinin fiyatlarını artırırken, doların güç kazanması özellikle baz metaller üzerinde satış baskısını artırdı.
Yılın ilk çeyreğinde altının ons fiyatı yüzde 8,2, gümüş yüzde 5,7 artış gösterirken, platinde yüzde 4,6, paladyumda yüzde 7,3 düşüş yaşandı. Altının onsu 5 bin 598,09 dolarlık rekor seviyeye ulaştıktan sonra 4 bin 99,52 dolara gerileyerek Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyeye indi. Gümüş ise 121,7 dolarla zirve yaptıktan sonra 61 dolara düşerek Aralık 2025'ten beri en düşük seviyesine geldi.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonist baskılara dair kaygıları artırırken, tahvil faizlerinin yükselmesine neden oldu. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi yapmayacağı beklentisini güçlendirdi ve dolara olan talebi artırdı. Mart ayında altın ve gümüş sert düşüşler yaşasa da ocak ve şubat aylarındaki yükselişler bu düşüşlerin etkisini hafifletti.
ABD'nin Grönland'ı satın alma girişimi nedeniyle Avrupa ülkeleriyle yaşadığı gerilim, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, teknoloji ve yapay zeka şirketlerinin yüksek değerlemesiyle ilgili endişeler ve merkez bankalarının güçlü talebi, altın ve gümüşün ilk çeyrekte dikkat çekici bir performans göstermesinde etkili oldu. ABD'deki COMEX piyasasında gümüş stoklarının azalması da fiyatların artmasını destekledi.
Gümüş, hem değerli hem de endüstriyel metal olarak belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebiyle yükseliyor. Endüstriyel kullanımının artışı da fiyatları desteklemekte. Arz kısıtlamaları, hidrojen enerjisi üretiminde platin kullanımı ve mücevherat ile endüstriyel sektörlerden gelen talep, fiyatlar üzerinde olumlu etkiler yarattı.
Gümüşteki fiyat artışı, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebiyle tetiklenirken, endüstriyel kullanımı da bu durumu destekliyor. Arza yönelik endişelerin sürmesi, madenlerden çıkarılan gümüşün talebi karşılamakta yetersiz kalacağı tahminleri ve tarife endişeleri nedeniyle yatırımcıların ABD'ye gümüş taşıması da fiyat artışında etkili oldu.
Perakende talebin yanı sıra merkez bankaları ve kurumsal yatırımcıların gümüş alımları da fiyatları belirleyen faktörler arasında yer aldı.
Doların güçlenmesi ve Fed'in faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesi, platin ve paladyum fiyatlarında keskin düşüşlere neden oldu.
Tezgah üstü piyasada bakırda yüzde 0,2, kurşunda yüzde 11,3, nikelde yüzde 2,5 azalma görülürken, alüminyumda yüzde 18,3, çinkoda yüzde 16,7 artış yaşandı.
Doların değer kazanması, bakır fiyatlarını baskılarken, jeopolitik riskler nedeniyle küresel ekonomik aktivitenin zarar göreceği öngörüleri, bu metale olan talebi azalttı.
Küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 10'u Basra Körfezi'nde yoğunlaşıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması ihracatı engellerken, İran'ın füze ve dron saldırıları bölgedeki üretim tesislerini tehdit ediyor. Katar ve Bahreyn'de bazı alüminyum üreticilerinin üretimi durdurması, Orta Doğu'nun küresel arzda önemli bir paya sahip olması nedeniyle dünya genelinde alüminyum açığı beklentilerini artırdı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin İran'ın saldırılarında zarar görmesi, arza ilişkin endişeleri ciddi şekilde artırdı. 1,6 milyon ton kapasiteli tesisin uzun vadede devre dışı kalabileceği tahmin ediliyor. Böyle bir senaryoda, arz fazlasından 1,3 milyon tonluk bir açığa düşüleceği öngörülüyor.
Çin'de çinko stoklarının son yılların en yüksek seviyelerine ulaşması ve talebin bu arz fazlasını dengeleyecek güçte olmaması, çinko fiyatlarını aşağı çekti. Ayrıca, dünyanın en büyük termal kömür ve nikel ihracatçılarından Endonezya'nın üretim kotalarını gevşetebileceği yönündeki haberler de nikel fiyatlarının düşmesine neden oldu.
119,50 dolarla Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi gören Brent petrolün varil fiyatı yüzde 47,2, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı yüzde 76,6 oranında arttı. 50,3 avroyla Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyeyi test eden Hollanda merkezli TTF'de işlem gören doğal gaz kontratları yüzde 96,2 yükseldi.
Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinde ciddi aksamalar yaşanması ve petrol akışının kesintiye uğraması, petrol fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu. Orta Doğu'da gerilimin artması küresel gaz piyasasını sarstı. Katar'ın üretimi durdurması dünya LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sini devre dışı bıraktı.
Ocak-mart döneminde kile başına fiyatlar Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğdayda yüzde 21,5, mısırda yüzde 4, pirinçte yüzde 11,4 ve soya fasulyesinde yüzde 11,8 arttı. Buğdayın kile başına fiyatı 6,4175 dolarla Haziran 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Petrol fiyatlarında görülen sert yükselişler, gübre ve enerji maliyetlerine yansıyarak tahıl fiyatlarını artırdı. Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar buğday fiyatlarındaki hızlı yükselişlere neden oldu.
Mısırın biyoyakıt üretiminde kullanılması ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle artan biyoyakıt talebi, mısır fiyatlarında artışa yol açtı. İran savaşı gübre fiyatlarını artırırken, ABD'deki çiftçilerin mısır yerine soya fasulyesi ekimine yönelmesi de soya fasulyesi fiyatlarını yukarı çekti.
ABD'de faaliyet gösteren Intercontinental Exchange (ICE) emtia borsasında kahve fiyatları yüzde 14,3 azalırken, şeker yüzde 3,4, pamuk yüzde 8,9 oranında arttı.
Brezilya'daki yağışların arz fazlası yaratabileceği beklentileri ve Orta Doğu'daki gerilimlerin talebi zayıflatması, kahvenin libre fiyatında düşüş baskısı oluşturdu.
Şeker fiyatları, Brezilya'daki mevsimsel etkilerden kaynaklanan üretim endişeleri nedeniyle arttı. Teksas'taki kuraklık endişeleri pamuk üretimini tehlikeye atarken, pamuk fiyatlarının artmasına yol açtı.
Kakaonun ton başına fiyatı yüzde 45,6 azaldı. Batı Afrika'daki olumlu hasat görünümü ve zayıf talep, kakao fiyatlarını baskılamaya devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!