Kadınlar Bilim ve Yöneticilikte Eşit Temsile Hala Ulaşamadı
Dünya Kadınlar Günü, kadının sosyal ve siyasi haklarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Ancak kadınların bilim ve yönetim pozisyonlarında eşit temsil sorunu sürüyor.
Ankara
1977 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından resmi olarak kabul edilen ve her yıl 8 Mart'ta kutlanan 'Dünya Kadınlar Günü', kadın haklarının sosyal ve politik arenada güçlendirilmesine dikkat çekiyor.
BM, 8 Mart 2026 için 'Tüm Kadınlar ve Kız Çocukları İçin Haklar, Adalet ve Eylem' temasıyla etkinlikler düzenlemeyi hedefliyor.
Bu tema, kadınların haklarının tanınmasının ötesinde, bu hakların etkin bir biçimde hayata geçirilmesini sağlayacak politik ve sosyal hareketlerin desteklenmesini amaçlıyor.
Küresel ölçekte kadınların, bilim, teknoloji ve mühendislik gibi alanlarda ve karar verme pozisyonlarında halen sınırlı temsil edilmesi dikkat çekiyor.
BM'nin 2025 yılı verilerine göre, dünya çapında 29 ülkede toplam 32 kadın devlet veya hükümet başkanı görev yapıyor. Bakanlık düzeyinde kadın oranı yüzde 22,9 iken, yönetim pozisyonlarında bu oran yüzde 30 seviyelerinde.
Parlamentolarda kadınların sahip olduğu sandalyelerin oranı yüzde 27,2 civarında. Uluslararası ve bölgesel hukuk kurumlarında ise kadınların oranı yüzde 44'ü buluyor.
Kadınlar, erkeklere oranla ortalama 2,5 kat daha fazla ücretsiz bakım ve ev işleriyle meşgul oluyor ve bu durum, iş gücüne katılım, kariyer gelişimi ve liderlik pozisyonlarına ulaşma konusunda engeller oluşturuyor.
BM sisteminde profesyonel ve üst düzey kadrolarda kadın çalışan oranı 2021'de yüzde 47 iken, 2023'te yüzde 48,8'e yükseldi ve 2025 itibarıyla yüzde 50,4'e ulaşması bekleniyor.
Kadınlar genellikle idari işler, eğitim, sağlık ve bakım gibi alanlarda yoğunlaşırken, teknik üretim ve bazı mühendislik dallarında temsil oranları düşük kalıyor.
Küresel düzeyde yönetici pozisyonlarının sadece yüzde 30'u kadınlar tarafından dolduruluyor, bu da üst düzey karar mekanizmalarında kadın temsilinin yetersiz olduğunu gösteriyor.
'İstihdamda Eşitlik Yüzyıllar Alabilir'
ILO'nun 2025 verilerine göre, 1991'den bu yana kadın ve erkek istihdamı arasındaki fark 27,1 puandan 23,1 puana gerilemiş olsa da kadınların iş gücüne katılım oranı halen erkeklerin gerisinde kalmaktadır.
2024 yılı itibarıyla çalışma yaşındaki kadınların sadece yüzde 46,4'ü istihdam edilirken, erkeklerde bu oran yüzde 69,5. İlerleme hızı bu şekilde devam ederse, istihdam oranlarında cinsiyet eşitliğine ulaşmak iki yüzyıldan fazla sürecek.
Daha fazla genç kadın eğitim ve mesleki eğitime yönelse de, dünya genelinde yönetici pozisyonlarının yalnızca yüzde 30'u kadınların elinde ve bu oran son 20 yılda çok az bir artış göstermiştir.
Avrupa'da kadınların oranı, çocuk bakıcılığı ve öğretmenlik gibi mesleklerde yüzde 90'ın üzerinde, hemşirelikte ise yüzde 87 iken, bazı teknik ve mühendislik alanlarında yüzde 20'nin altında kalıyor.
Dünya Kadınlar Günü'nün Tarihçesi
Kadınlar Günü, ABD'de 8 Mart 1857'de meydana gelen olaylara dayanıyor. Çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep eden 40 bin kadın işçinin grevi sırasında polisin fabrikaya kilitlemesi sonucu çıkan yangında 120'den fazla kadın işçi yaşamını yitirdi.
Bu olayın ardından 8 Mart 1908'den itibaren New York'ta kadın işçiler, haklarının artırılması ve seçme hakkı talebiyle gösteriler düzenlemeye başladı.
1908'den iki yıl sonra, 26-27 Ağustos 1910 tarihlerinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde düzenlenen 'Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda Alman kadın hakları savunucuları Clara Zetkin ve Kate Duncker, 1857'de hayatını kaybeden işçilerin anısına 8 Mart'ın 'Kadınlar Günü' olarak kutlanmasını önerdi ve bu öneri kabul edildi.
Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911'de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de kutlandı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası birçok ülkede kutlanmaya başlanan Dünya Kadınlar Günü, BM tarafından resmiyet kazandıktan sonra bazı ülkelerde resmi tatil olarak kabul edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!