Kasımpaşa-Trabzonspor Maçı Sonrası Havai Fişek Faciası: Ressam Murat Melih Özen'in 20 Yıllık Emeği Kül Oldu
Kasımpaşa-Trabzonspor maçı sonrası atılan havai fişek, ressam Murat Melih Özen'in evine düşerek yangın çıkardı. Sanatçının 20 yıllık eserleri ve anıları yok oldu.
Süper Lig'in 1'inci haftasında oynanan Kasımpaşa-Trabzonspor karşılaşmasının ardından atılan havai fişekler büyük bir faciaya yol açtı. İstanbul Beyoğlu'na bağlı Evliya Çelebi Mahallesi Tepebaşı Caddesi'nde bulunan 5 katlı bir binanın 4'üncü katında çıkan yangın, ressam ve müzisyen Murat Melih Özen'in hayatını adeta kararttı. Yangın çıktığı sırada ailesinin yanında, Muğla'nın Dalaman ilçesinde bulunan Özen, telefonla aldığı acı haberle yaklaşık 20 yıllık profesyonel sanat hayatı boyunca biriktirdiği tüm eserlerinin, kişisel anılarının ve müzik ekipmanlarının yok olduğunu öğrendi.
Kasımpaşa-Trabzonspor maçı sonrasında yaşanan bu üzücü olay, mahalle sakinlerinde de büyük korkuya neden oldu. Havai fişeğin daireye isabet etmesiyle başlayan alevler kısa sürede tüm evi sararken, sanatçının kiracı olarak ikamet ettiği daire tamamen kullanılamaz hale geldi.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, yangının çevre binalara sıçramadan söndürülmesi teselli kaynağı oldu ancak Özen'in onlarca yıllık emeğinin geri getirilmesi artık imkansız.
Yeni Sergi Hazırlığı Küller Arasında Kaldı
İstanbul'daki evini aynı zamanda yaratıcı çalışmalarını sürdürdüğü bir atölye olarak kullanan Murat Melih Özen, yangından kısa bir süre önce yeni bir kişisel sergi açma hazırlığı içindeydi. Sanatçının aylarca üzerinde titizlikle çalıştığı tabloları, profesyonel boya ve fırçaları, şövalesi, müzik kayıt ekipmanları, yıllardır özenle sakladığı arşiv belgeleri ve en önemlisi merhum babasına ait hatıra resimler de bu yangında tamamen kül oldu.
"20 Yıllık Bir Ressamın Eserleri Katledildi"
Yaşadığı büyük şoku ve derin üzüntüyü dile getiren ressam ve müzisyen Murat Melih Özen, çocukluğundan beri, henüz 3 yaşından itibaren resim yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Dalaman'da annemin yanındayken alt komşumdan bir telefon geldi. 'Ev yanıyor, içeride misin?' diye sordu. 'Hayır' dedim ama içim yandı. Ben senelerin ressamıyım. Emeğim, tablolarım gözlerimin önünde yok oldu. Malzemelerim, stüdyo ekipmanım, her şeyim gitti. Şu an sadece üzerimdeki giysiler, sırt çantam ve dizüstü bilgisayarım dışında hiçbir şeyim kalmadı."
Özen, sanatla hayatını idame ettirmenin zaten çok zor olduğunu vurgulayarak, "Bu işi doğuştan gelen yeteneğim olduğu ve beni heyecanlandıran başka hiçbir şey olmadığı için seçtim. Sergiye çıkaracağım işlerin tamamlanmasına çok az kalmıştı. Sadece 2-3 eser daha yapmam gerekiyordu. Her şey para demek değil; ben en azından insanların bu eserleri sergide görmesini, üzerine konuşabilmeyi isterdim. Satılması bile önemli değildi, bu hale gelmesini asla istemezdim" dedi.
"Eğlence Uğruna Bir Hayatın Karartılması Adil Değil"
Yangın sonrasında hukuki yollara başvuracağını belirten Özen, sorumsuzluğa tepki göstererek adaletin yerini bulmasını istedi. Ablasının kendisine hediye ettiği değerli şövaleden, profesyonel müzik stüdyosundan kalan şarkı sözlerine kadar her şeyini kaybettiğini ifade eden sanatçı, "Çekyatın altında sakladığım, hayatta olmayan yakınlarıma ait özel anılarım ve rahmetli babamın resimleri vardı. Artık hiçbirisi yok. Ben sadece kaybettiğim emeğimi geri istiyorum. Burayı bu hale getirenler muhtemelen bilerek yapmadılar ama birileri eğlenecek diye benim hayatımın mahvolması hiç adil değil. Şehrin göbeğinde birileri etrafı yakıp yıkacak ve hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edecek, bunu kabul edemiyorum" şeklinde konuştu.
Zor şartlar altında ürettiği eserlerin yangından sonraki harap olmuş hallerini paylaşmak zorunda kaldığını söyleyen Özen, en sevdiği tablolarından birini göstererek, "Bu eser üzerinde bir ay boyunca günde 8 ila 12 saat çalıştım. İnsanların bu emeği doğru dürüst bir platformda görmesini isterdim, maalesef şimdi sadece küllerini gösterebiliyorum" diyerek üzüntüsünü dile getirdi.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!