Kritik Dönemeç: İran Savaşında Birinci Ay Tamamlandı
İran'daki savaşın birinci ayı tamamlanırken, çatışma küresel ekonomik dengeleri sarsıyor. ABD ve İsrail'in saldırıları, İran'ın stratejik hamleleriyle karşılık buldu.
ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla küresel ekonomiyi tehdit eden savaş, bir ayı geride bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump, bu çatışmayı "kısa bir sapma" olarak değerlendirirken, kara harekatı olasılığı gittikçe daha fazla tartışılıyor. Enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, enflasyonun yükselmesi ve kıtlık endişeleri savaşın etkileri arasında. Savaş öncesinde ABD Hazine Bakanlığı'nın İran ekonomisine yönelik finansal operasyonları, ülkeyi kur şokuna sokmuştu. Şiddetli sokak protestoları ve Körfez'deki askeri güç yığılmaları, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla savaşın fitilini ateşledi. Bu saldırılarda, ABD ve İsrail savaş uçakları Minab'daki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırarak 165'ten fazla kız öğrencinin ölmesine neden oldu.
Savaşın İlk Günlerinde Üst Düzey İranlı Yetkililer Öldü
ABD ve İsrail, İran'ın dini lideri Ali Hamaney, Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi, Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani gibi önemli isimleri hedef alarak savaşın başında öldürdü. Bu gelişme, İran'da büyük bir şok ve yıkıma yol açtı. Ülkenin donanması ve hava savunma kapasitesi ciddi şekilde zarar gördü. İranlı yetkililer, çoğunluğu sivil olan 2,000 kişinin öldüğünü bildirdi.
Körfez Ülkelerine İran'dan Sert Misilleme
İran ordusu, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırılarına yanıt olarak Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Ürdün, Umman, Irak ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki ABD ve İsrail'e ait hedeflere saldırılar düzenledi. Türkiye'deki NATO hava savunma sistemleri birkaç füzeyi engelledi.
Hürmüz Boğazı'nda Abluka ve Küresel Etkiler
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alması, dünya genelinde ciddi sonuçlar doğurdu. İran, stratejik boğazı füzeler ve insansız hava araçlarıyla kontrol altına aldı. Körfez ülkelerindeki petrol ve gaz tesislerine yapılan saldırılar, küresel ekonomide uzun süreli bir krize yol açabilir. Boğazın kapanması, petrol ihracatçılarının üretimlerini düşürmesine neden oldu. Uluslararası Enerji Ajansı bu durumu tarihteki en büyük arz kesintisi olarak nitelendirdi. Brent petrolün varil fiyatı 70 dolardan 105 dolara çıktı. Hürmüz Boğazı, dünya azotlu gübre ticaretinin yüzde 40'ını barındırıyor ve bu durum ileride bir gıda krizine yol açabilir. Üre fiyatları yüzde 50, amonyak fiyatları yüzde 20 oranında arttı. Bu da Brezilya ve Mısır gibi ülkelerde tarımsal üretimi tehdit ediyor.
Krizin Etkileri Her Yerde Hissediliyor
Savaşın etkilediği bir diğer alan da helyum arzı oldu. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, "Bu kriz bu şekilde devam ederse hiçbir ülke bunun etkilerinden kaçamaz" dedi. Petrol ve gaz fiyatlarının yükselmesi, özellikle enerji sıkıntısı çeken yoksul ülkeleri daha fazla etkileyecek. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Asya ülkeleri üzerinde büyük bir etki yarattı, çünkü bu bölge boğazdan geçen petrol ve LNG'nin çoğunluğunu kullanıyor. İran'ın Katar'daki Ras Laffan Doğalgaz terminaline yaptığı saldırı, Hindistan'da gaz sıkıntısına neden oldu. LPG kıtlığı, bazı restoranların çalışma saatlerini kısıtlamasına veya kapanmasına yol açtı.
ABD-Avrupa İlişkileri Gerildi
İran savaşı, ABD ve Avrupa arasındaki ilişkileri daha da gerginleştirdi. Trump, Grönland'a yönelik tehditler ve tarifeler nedeniyle Avrupa ile yaşadığı krizin üzerine, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla küresel petrol tedarikinin güvence altına alınmasına odaklandı. Ancak, ABD'nin üs ve destek taleplerine beklenen yanıtları alamaması, Trump yönetiminin Avrupa'ya yönelik eleştirilerini artırdı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı "bir Winston Churchill değil" diyerek eleştiren Trump, İngiltere'nin üslerini ABD'ye açmakta geç kaldığını söyledi. Avrupalı müttefiklerini, İran'a yönelik saldırılar konusunda danışılmadıkları gerekçesiyle eleştiren Trump, NATO'dan çekilmeyi bile düşündüğünü ifade etti.
Trump'ın NATO'ya Yönelik Açıklamaları
Trump, 17 Mart'ta yaptığı açıklamada NATO'dan çıkma olasılığını dile getirdi ve "NATO konusunda hayal kırıklığına uğradım. Trilyonlarca dolar harcıyoruz ama yardım görmüyorsak, bu yeniden değerlendirilmesi gereken bir konu" dedi. Kongre'nin onayına ihtiyaç duymadan NATO'dan çıkabileceklerini belirtti.
Rusya'nın Konumu Güçlendi
ABD'nin İran ile çatışması, Rusya'nın durumunu güçlendirdi. Ukrayna'daki savaş nedeniyle izolasyona maruz kalan Rusya, ABD'nin Rus petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak askıya almasıyla avantaj sağladı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, bu durumun Rusya'ya fayda sağladığını ve Orta Doğu savaşının Rusya'nın çıkarına olduğunu belirtti. Zelenskiy, "Yaptırımlar kaldırılırsa Putin daha fazla para kazanacak ve bunu silahlara yatıracak" dedi. Ayrıca, Rusya'nın İran ile ABD'nin Orta Doğu'daki güçleri hakkında istihbarat paylaştığını iddia etti. Çatışma, İran'ın insansız hava aracı saldırılarına karşı Körfez ülkeleri ve Ukrayna arasında yeni savunma iş birlikleri kurulmasına yol açtı.
Diplomatik Girişimler Başlatıldı
Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, savaşın 30. gününde İslamabad'da bir araya gelerek savaşın sonlandırılması için diplomatik çabalar başlattı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile görüştü. İki gün sürecek toplantılarda, Yemen'deki Husilerin de savaşa katılmasıyla genişleyen çatışmaların durdurulması için atılabilecek adımlar ele alınacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!