Küresel Piyasalarda Savaş Gölgesi: Merkez Bankalarının Faiz Kararları ve Altında Kritik Seviyeler
Marbaş Menkul Değerler Genel Yardımcısı Soner Kuru, jeopolitik risklerin petrol ve altın fiyatları ile merkez bankalarının kararlarına etkisini değerlendirdi.
Küresel finans piyasaları, jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte yeniden hareketli ve belirsiz bir döneme girdi. Yatırımcıların odağında kritik merkez bankası kararları yer alırken, artan riskler varlık fiyatları üzerinde doğrudan belirleyici oluyor. Konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Soner Kuru, jeopolitik risklerin tırmanışa geçmesinin enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon ve faiz beklentilerini yukarı yönlü tetiklediğini vurguladı. Kuru, haziran ayındaki görece sakin ve iyimser havanın temmuz ayı itibarıyla yerini yeniden çatışma ortamının getirdiği endişelere bıraktığını ifade etti.
Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Küresel Piyasaları Baskılıyor
Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların küresel enflasyon mücadelesini zorlaştırdığına dikkat çeken Soner Kuru, özellikle petrol fiyatlarının yeniden 80 dolar sınırının üzerine tırmanmasının piyasalardaki satış baskısını derinleştirdiğini belirtti. Jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı gibi kritik ticaret rotalarında yaşanan hareketlilik, arz güvenliği endişelerini beraberinde getiriyor.

Bu durum, merkez bankalarının enflasyonu düşürme çabalarını sekteye uğratırken, yüksek faiz ortamının daha uzun süre korunacağı beklentisini de güçlendiriyor. Enerji maliyetlerindeki artış, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde fiyat istikrarını tehdit etmeye devam ediyor.
Merkez Bankalarının Faiz Rotasında Kritik Hafta
Bu hafta küresel finans çevrelerinin odak noktasında hem Avrupa Merkez Bankası (ECB) hem de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararları yer alıyor. Soner Kuru, her iki kurumun da bu toplantıda politika faizlerinde radikal bir değişikliğe gitmesini beklemediklerini dile getirdi. Ancak özellikle Avrupa tarafında, enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıyı canlı tutması sebebiyle yılın geri kalanında bir veya iki faiz artışının daha masada kalabileceğini ifade etti.

Amerika Birleşik Devletleri cephesinde ise Federal Rezerv'in (Fed) faiz oranlarını sabit tutması ağırlıklı senaryo olarak öne çıkıyor. Kuru, Fed Başkanı Jerome Powell'ın son dönemdeki şahin tondaki açıklamalarının altını çizerek, petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik risklerin yıl sonuna kadar yeni bir faiz artışı ihtimalini masada tuttuğunun altını çizdi.
Altın Fiyatlarında Yönü Jeopolitik Gelişmeler Belirleyecek
Değerli metallerdeki fiyat hareketlerini de analiz eden Soner Kuru, altın fiyatlarında gözlenen geri çekilmelerin temel nedeninin yükselen tahvil faizleri olduğunu belirtti. Enflasyon beklentilerindeki artışın ABD tahvil faizlerini yukarı çektiğini, bu durumun da altın üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Kuru, yatırımcılar için kritik teknik seviyeleri açıkladı.

Kuru, gram altında 6 bin TL seviyesinin, ons altında ise 3 bin 960 ile 4 bin dolar aralığının son derece güçlü birer destek noktası olduğunu vurguladı. "Gram altında 5 bin 900 TL seviyesinin üzerinde kalındığı sürece dip oluşumu ihtimali oldukça güçlü. Önümüzdeki süreçte piyasaların yönünü büyük ölçüde jeopolitik gelişmeler tayin edecek. Çatışma risklerinin azaldığına dair gelebilecek olumlu haber akışları, altın fiyatlarında yukarı yönlü sert tepki hareketlerini tetikleyebilir" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!