Macaristan'da Tarihi Siyasi Deprem: Cumhurbaşkanı Sulyok Görevden Alınıyor
Macaristan'da iktidara gelen Tisza Partisi, hazırladığı tarihi anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanı Sulyok ve üst düzey bürokratların görevine son veriyor.
Macaristan siyasetinde tarihi bir dönüm noktası yaşanıyor. Nisan ayındaki seçimlerde, 16 yıllık Viktor Orbán iktidarına son vererek büyük bir zafer elde eden yeni hükümet, ülkenin yönetim yapısını kökten değiştirecek dev bir adım attı. Başbakan Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, parlamentodaki güçlü çoğunluğunu kullanarak Cumhurbaşkanı Sulyok ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Péter Polt’un görev sürelerini nihayete erdiren tarihi bir anayasa değişikliğini kabul etti. Eski Başbakan Viktor Orbán'ın en sadık destekçilerinden biri olarak bilinen Sulyok'un görevden alınması, ülkede yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Tisza Partisi'nden Ezici Çoğunlukla Gelen Anayasa Hamlesi
Macaristan’da 12 Nisan tarihinde gerçekleştirilen genel seçimler, ülkede adeta bir siyasi deprem etkisi yaratmıştı. Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, Viktor Orbán’ın yönetimindeki Fidesz Partisi karşısında ezici bir üstünlük sağlayarak 199 sandalyeli Macaristan Parlamentosu’nda 141 sandalye kazanmayı başardı. Mayıs ayı başında göreve başlayan yeni parlamento, 13 Temmuz’da gerçekleştirdiği oylamayla, anayasanın 17. değişiklik paketini üçte iki çoğunluk oyuyla kabul etti. Bu paket, eski Başbakan Orbán’ın en sadık destekçilerinden biri olarak bilinen Cumhurbaşkanı Sulyok’un da görevden alınmasının önünü açıyor.
Kabul edilen tarihi kararın ardından, Cumhurbaşkanı Sulyok’un önünde kendi görev süresini sonlandıracak bu anayasa değişikliğini imzalaması için beş günlük bir yasal süre bulunuyor. Sulyok’un yasayı imzalamayıp Anayasa Mahkemesi’ne taşıma yetkisi bulunsa da, Başbakan Magyar bu durumda derhal bir azil süreci başlatacaklarını ve bu sürecin Sulyok’u otomatik olarak görevden uzaklaştıracağını duyurdu. Yeni hükümet yetkilileri, Sulyok’a ülkenin derin bir anayasal krize sürüklenmesini önlemek adına en makul yolun "ülkenin çıkarları doğrultusunda anayasal bir krizi önlemek için istifa etmek" olduğunu tavsiye ediyor.
Fidesz Cephesinde Boykot ve Zorbalık Suçlaması
Seçim yenilgisinin ardından 16 yıl sonra ilk kez muhalefet sıralarına gerileyen Fidesz Partisi milletvekilleri, pazartesi günü gerçekleştirilen oylama öncesinde genel kurulu terk ederek kararı protesto etti. Muhalefet kanadı, Tisza Partisi’ni parlamentoda "zorbalıkla" suçlarken, yapılan anayasa değişikliğinin hükümete kamu görevlilerini keyfi ve anında görevden alma yetkisi tanıdığını iddia etti.
Diğer taraftan, eski muhalif cumhurbaşkanı adayı Péter Rona, yaşanan gelişmeleri BBC’ye değerlendirirken dikkat çekici bir tespitte bulundu. Rona, Fidesz’in geçmişte kendi çıkarları doğrultusunda inşa ettiği sistemin kurbanı olduğunu belirterek, Fidesz'in kendi iktidar anlayışına aykırı düşmüş olmasının büyük bir ironi olduğunu ifade etti. Orbán hükümetinin 2011 yılında hazırladığı anayasanın tamamen "kazanan her şeyi alır" prensibine dayandığını hatırlatan uzmanlar, Fidesz'in 2010'dan 2026'ya kadar süren iktidarında bu sistemi kullanarak devletin tüm bağımsız organlarına kendi yandaşlarını yerleştirdiğini vurguluyor.
Yeni Düzenlemeler ve Fidesz İçindeki Liderlik Krizi
13 Temmuz’da kabul edilen 17. anayasa değişikliği paketi sadece cumhurbaşkanının görev süresiyle sınırlı kalmıyor. Yeni düzenleme kapsamında, 70 yaşın üzerindeki Anayasa Mahkemesi hakimlerinin görevine son verilirken, parlamentoda üç dönem görev yapmış milletvekillerinin yeniden aday olması yasaklanıyor. Bu kritik madde, mevcut Fidesz milletvekillerinin yarısından fazlasının siyasi geleceğini doğrudan tehlikeye atıyor. Oylama sonucunun netleşmesiyle birlikte meclisteki 141 Tisza milletvekili kararı ayakta alkışladı.
Eski Yüksek Mahkeme Başkanı András Baka da BBC'ye yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı'nın görevden alınmasına tamamen katıldığını belirtti. Baka, Macaristan'ın 1989'dan 2010'a kadar hukuk devletiyle yönetildiğini, ancak bu tarihten sonra Fidesz'in devlet kurumlarını ele geçirerek otoriter bir yapı kurduğunu savundu. Seçim yenilgisinden sonra bile varlığını sürdürmek üzere tasarlanmış bu sofistike yapıyı yıkmanın son derece zor olduğunu ifade eden Baka, milletvekillerine getirilen üç dönem sınırına ise halkın dilediği kişiye oy verme hakkını kısıtladığı gerekçesiyle katılmadığını belirtti.
Ülke Yeni Bir Anayasaya Doğru İlerliyor
Kabul edilen anayasa değişikliği paketi, önümüzdeki iki ila üç yıl içinde tamamen yeni bir anayasa kabul edilene kadar ülkeye rehberlik edecek geçiş dönemi yasalarını barındırıyor. Seçim yenilgisinin ardından büyük bir çöküş yaşayan Fidesz Partisi'nde ise sular durulmuyor. Eski Başbakan Viktor Orbán, yenilginin ardından kamuoyu önüne çıkmaktan kaçınırken, parlamento oturumlarına katılmayı da reddediyor. Orbán’ın tarihi oylamanın yapıldığı pazartesi günü, 2026 Dünya Kupası finallerini izlemek üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmesi parti tabanında büyük bir şaşkınlık ve öfkeye yol açtı. Parti içindeki huzursuzluk sürerken, Fidesz'in iki numaralı ismi Gergely Gulyas da pazartesi günü partinin parlamento grubu başkanlığından istifa ettiğini duyurdu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!