Milaslı İşçiler ve Muhtarlardan Danıştay Önünde Kritik Açıklama: "İşimize ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz"
Milas'taki Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri ile maden sahalarının geleceğini belirleyecek acele kamulaştırma davası öncesi işçiler ve muhtarlar Ankara'da ses yükseltti.
Muğla'nın Milas ilçesinde faaliyet gösteren Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri ile maden ocaklarının geleceğini yakından ilgilendiren hukuki süreçte kritik bir viraja girildi. Akbelen ve çevresindeki taşınmazlara yönelik "acele kamulaştırma" kararına karşı açılan davanın Danıştay'daki duruşması öncesinde, bölgedeki enerji ve maden işçileri ile köy muhtarları Ankara'da bir araya gelerek seslerini duyurdu. Danıştay Başkanlığı önünde gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasında, üretimin durmasının bölge ekonomisine ve sosyal yaşamına vuracağı darbeye dikkat çekildi. Basın açıklamasında enerji ve maden işçileri adına TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, Muhtarlar Danışma Kurulu adına ise Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal söz aldı.
"Üretim Durursa İlk Bedeli İşçi ve Bölge Esnafı Öder"
TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, Milas'tan Ankara'ya, ekmeğini maden ve santralden kazanan binlerce emekçinin sesini duyurmak amacıyla geldiklerini vurguladı. Danıştay'da görülecek olan Akbelen ve çevresindeki taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin davanın hayati önem taşıdığını belirten Erçelik, hukuki sürece ve yargı kararlarına saygılarının tam olduğunu ifade etti. Amaçlarının yalnızca işçinin işini, aşını ve yarınlarını savunmak olduğunu dile getiren Erçelik, Yeniköy ve Kemerköy maden ve santrallerinde doğrudan 3 bin 100 kişinin istihdam edildiğini hatırlattı. Bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçilerle birlikte bu üretim zincirinden on binlerce insanın geçindiğini söyleyen Erçelik, benzer bir sürecin yaşandığı Soma örneğine dikkat çekerek, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'nun geçtiğimiz günlerde yaptığı "Santraller çalışmazsa Soma için felaket olur" şeklindeki uyarısını anımsattı ve aynı tablonun Milas'ta yaşanmamasını istediklerini belirtti.
"Üretimin Bitmesi Köylerin Boşalması Demektir"
Maden sahaları ile santrallerin birbirine entegre yapılar olduğunu ve maden üretiminin durması halinde santrallerin de çalışamayacağını ifade eden Erçelik, bölgede 40 yıldır madencilik yapıldığını ve bu faaliyetin yerel ekonominin can damarı haline geldiğini söyledi. Doğayı, toprağı ve zeytini de en az emek kadar değerli gördüklerini belirten Erçelik, işçiyi işsiz bırakan hiçbir formülün bölge için gerçek bir çözüm olamayacağını savundu. Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal ise santrallere komşu olan 20 köyde yaşayan yaklaşık 15 bin köylünün ortak iradesini temsil etmek üzere Ankara'ya geldiklerini açıkladı. Davanın sıradan bir hukuki ihtilaf olmadığını, doğrudan bölge insanının geleceğini tayin edeceğini belirten Uysal, üretimin durmasının köylerdeki ekonomik canlılığı bitireceğini, gençlerin göç etmek zorunda kalacağını ve köylerin zamanla boşalacağını ifade etti.
Ankara'da Kritik Temaslar: Bakan Yardımcısı Tancan ile Görüşüldü
Kamulaştırma sahasında yer alan 6 köyden birinin muhtarı olan Uysal, zeytinlerin katledileceği ve köylerin tamamen haritadan silineceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, hiçbir köy merkezinin ortadan kaldırılmayacağını söyledi. "Maden de bizim, zeytin de bizim" diyen Uysal, yargının karar verirken bölgenin sosyoekonomik gerçeklerini göz önünde bulunduracağına inandıklarını dile getirdi. Ankara programı kapsamında Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ve TES-İŞ üyesi işçiler, Maden ve Petrol İşleri (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan'ı da makamlarında ziyaret etti. Görüşmelerde, yarınki duruşma öncesinde bölgedeki mevcut istihdam durumu, santrallerin kömür tedarik ihtiyacı ve yöre halkının beklentileri yetkililere ayrıntılı bir şekilde aktarıldı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!