Okullarda Şiddeti Önlemek İçin Erken Müdahale Stratejisi Önerisi
Çocukların suça yönelmesini önlemek için okullarda erken müdahale birimleri kurulması önerildi.
Erzurum
Anadolu Ajansı'nın (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinde bu bölümde Prof. Dr. İsmail Seçer'in çocukları suça yönlendiren etkenler ve çözüm yolları konusundaki görüşlerine yer veriliyor.
DOSYA: Küçük Yaş, Büyük SuçAtatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. İsmail Seçer, çocukların suç ve şiddet eğilimlerinin önemli bir toplumsal sorun olduğunu belirtti ve bu durumun birçok farklı etkene dayandığını ifade etti.
Seçer, bu durumu sadece bir faktöre bağlamanın doğru olmadığını, biyopsikososyal birçok etmenin etkili olduğunu vurguladı. Aile, okul, medya ve sosyal medya gibi dijital mecraların bu sürecin bir parçası olduğunu belirterek, tek bir etkeni suçlamanın yeterli olmadığını söyledi.
"Şiddet, Çocuklar İçin Sorun Çözme Aracı Haline Gelebilir"
Şiddetin çoğunlukla ailede öğrenildiğini belirten Seçer, "Ebeveynlerin şiddeti sorun çözme aracı olarak kullanması, çocukların da bunu benimsemesine yol açabilir. Ancak bu tek başına bir neden değildir." dedi. Akran baskısı, sosyal medyanın etkisi ve ergenlik dönemindeki görünür olma çabası gibi faktörlerin de bu eğilimde etkili olduğunu ekledi.
Seçer, çocukların sosyal onay ihtiyacının sağlıklı biçimde karşılanmadığında, sosyal medya ve dizilerde gördükleri olumsuz davranışları model alabileceklerini belirtti.
Sadece medya ve dizilerin gençleri şiddete yönlendirdiğini söylemenin yetersiz olduğunu belirten Seçer, "Eğer öyle olsaydı, her izleyen benzer davranışlar sergilerdik. Bu durumda farklı psikolojik ihtiyaçların rol oynadığını unutmamak gerekir." dedi.
"Okul ve Aile Birlikte Hareket Etmeli"
Seçer, şiddetin normalleştiği ortamlarda büyüyen çocukların, medya ve dizilerdeki karakterleri rol model olarak alabileceklerini belirtti. Çocukların kabul edilmek ve onaylanmak gibi temel ihtiyaçlarının olduğunu ifade eden Seçer, bu ihtiyaçların karşılanması için okullara ve ebeveynlere büyük görevler düştüğünü söyledi.
Seçer, okullarda akran zorbalığı ve şiddetle mücadele için rehberlik servislerinin önemine değinerek, "Okullarda şiddeti erken fark etme ve müdahale birimleri kurulmalı. Bu birimler, risk taramaları yaparak ve öğretmen gözlemlerini değerlendirerek çocukların ihtiyaçlarına yönelik uygulamalar geliştirmeli." diye konuştu.
"Ebeveyn ve Çocuk Arasındaki İlişki Hayati Önem Taşıyor"
Seçer, şiddet uygulayan ya da maruz kalan çocukların durumlarının bir sonuç olduğunu ve bu sorunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Çocukların psikolojik ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ve ebeveynlerin çocuklarıyla sağlıklı bir ilişki kurmalarının önemini vurguladı.
Çocukların onaylanma, sevgi ve takdir edilme gibi ihtiyaçlarının ebeveynleri tarafından karşılanması gerektiğini ifade eden Seçer, bu ihtiyaçların karşılanmaması durumunda çocukların kendileri hakkında olumsuz bir algı geliştirebileceğini söyledi.
Seçer, hem ebeveynlerin hem de okulların kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Okulların şiddetle mücadele kapasitesini artırmamız gerekiyor. Çocukları daha olumlu davranışlar sergilemeye yönlendirecek stratejilere ihtiyaç var." dedi.
Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!