OMÜ’nün Kenevir Araştırmaları: Kauçuktan Kreme, Geniş Kapsamlı Projeler
OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme projeleriyle sağlık ve sanayi alanında öncü çalışmalar yapıyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, kenevirden kauçuk, ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler ile biyomalzeme üretim projeleriyle hem sağlık hem de endüstriyel alanda ön plana çıkıyor. Enstitü, genişleyen genetik kaynakları ve yerli kenevir türleri ile Türkiye’de tıbbi kenevir sektörünün gelişimine öncülük etmeyi hedefliyor.
Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, enstitüdeki çalışmaların ve Türkiye’de kenevir sektörünün geleceğine dair görüşlerini paylaştı. Aytaç, özellikle tıbbi kenevir alanında son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildiğini vurguladı. Enstitüde üç anabilim dalı bulunduğunu belirten Aytaç, bunlardan birinin tarım ve ıslah üzerine yoğunlaştığını söyledi. Yeni kenevir çeşitlerinin geliştirilmesine odaklandıklarına dikkat çeken Aytaç, özellikle son 1-2 yıldır Türkiye’nin gündeminde olan tıbbi kenevir türleri üzerinde yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Kenevirin sazlık alanlarda kullanımı üzerine projeler geliştirdiklerini anlatan Aytaç, inşaat malzemeleri ve biyomalzeme üretimi konusundaki çalışmalarının da hızla devam ettiğini aktardı. Yeni çeşitler ve tür adaylarının geliştirilmesinin, genetik kaynaklarının önemli ölçüde genişlediğini gösterdiğini ifade etti.
Kenevirden Kauçuk ve Krem Üretimi
Prof. Dr. Aytaç, enstitünün diğer birimlerle iş birliği içerisinde kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüğünü belirtti. “Enstitümüzle iş birliği yapan diğer birimlerle birlikte kenevirden kauçuk üretimine yönelik bir proje yürütüyoruz. Sağlık alanında kenevir kullanımına dair ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler geliştirdik. Kenevirin sağlık alanında kullanımı konusunda hem üretim hem de kullanım açısından yasal düzenlemelere ihtiyaç vardı. 31 Ocak 2026 tarihinde Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan iki yeni yönetmelikle tıbbi kenevirin üretim ve kullanımına dair detaylar belirlendi. Bu, ülkemiz için önemli bir adım oldu” dedi.
Sanayileşmeye Alternatif: Kenevirin Gücü
Dünya genelinde yoğun sanayileşmenin çevre kirliliği yarattığını vurgulayan Aytaç, “Beş yıl sonra Türkiye’de kenevir sektörü sadece ülkemizle sınırlı kalmayacak, ticaret yaptığımız diğer ülkeler ve ülke bloklarıyla birlikte şekillenecek. Örneğin, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Anlaşması gibi unsurlar üretimimizi etkileyecek; hem tarımsal hem de endüstriyel üretim açısından. Dünyanın sanayileşme sonrası kirlenmesinin ardından bu kirliliğin önüne geçebilmek veya azaltabilmek için bir dönüşüm gerekmektedir. Bu dönüşümde kenevirin avantajları öne çıkmaktadır” dedi.
Üretim Modeli ve Sanayileşme Vurgusu
Türkiye’nin tekstil sektöründe güçlü bir ülke olduğunu belirten Aytaç, “Türkiye olarak tekstil konusunda güçlü bir konumdayız. Kenevir tekstilini yaygınlaştırabilir ve bu üretimden kalanları kağıt sanayisinde değerlendirebilirsek, keneviri ekonomik anlamda etkili kullanan ülkelerden biri olabiliriz. Elbette kenevirden birçok ürün elde edilebilir. Önemli olan, doğru üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmektir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!