Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan Ezber Bozan Marmara Açıklaması: "Adalar Fayı Ölü Bir Faydır!"
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara'da korku yaratan Adalar Fayı'nın aslında ölü bir fay olduğunu belirterek ezber bozan açıklamalarda bulundu.
Marmara Denizi'nde gerçekleşmesi beklenen olası büyük depreme dair senaryolar sismoloji dünyasında tartışılmaya devam ederken, ünlü jeolog Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ezber bozan yeni bir çıkış yaptı. İstanbul ve çevresi için en büyük tehdit unsurlarından biri olarak gösterilen Adalar Fayı'na ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, bu yapının aktif bir fay hattı olmadığını, aksine jeolojik ömrünü tamamlamış "ölü" bir sistem olduğunu savundu.
Adalar Fayı Aktif Değil: "Ölü Bir Fay Hattını Canlı Sanıyorlar"
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar çevresinde konumlanan ve literatürde "Adalar uçurumu" ya da "eskarpman" olarak adlandırılan dik yamaç yapısının, geçmiş jeolojik dönemlerde aktif olmuş yaşlı bir normal fay düzlemi olduğunu belirtti. Zamanla bölgede egemen olan farklı tektonik kuvvetlerin bu yapıyı parçaladığını vurgulayan Üşümezsoy, söz konusu alanın tek ve kesintisiz bir fay hattı gibi değerlendirilmesinin bilimsel bir hata olduğunu ifade etti. Üşümezsoy'a göre, Adalar çevresindeki büyük duvar görünümündeki bu eski fay yüzeyi, sonraki dönemlerde gelişen makaslama kuvvetlerinin etkisiyle çok sayıda küçük parçaya ayrıldı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRAhbap Derneği soruşturmasında Şahan Gökbakar’ın ifadesi ortaya çıktı: Haluk Levent bende hiçbir zaman güven uyandırmadıHaberi Görüntüle
Adalar Fayı'nın "kırılmamış aktif fay" olarak tanımlanmasına sert bir şekilde karşı çıkan ünlü jeolog, Büyükçekmece’den başlayıp Yeşilköy ve Tuzla’ya kadar uzandığı iddia edilen hattın büyük bir deprem üretecek sismik güce sahip olmadığını dile getirdi. Bu yapıyı aktif bir tehdit olarak sunmanın jeolojik gerçeklerle bağdaşmadığını söyleyen Üşümezsoy, "Ölü bir fayı canlı olarak kabul etmek, jeoloji biliminin düştüğü en büyük yanılgılardan biridir" dedi.
Tuzla ve Büyükada Çevresindeki Gerçek Fay Dinamikleri
Marmara'daki tektonik yapının tek bir ana hattan ibaret olmadığını belirten Üşümezsoy, bölgede farklı yönlerde gelişmiş çok sayıda fay segmentinin bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle Tuzla kuşağında yer alan yırtılma fayı sistemlerinin ve Büyükada'nın doğusundan geçerek kıyı şeridine doğru ilerleyen hatların bölgeyi şekillendirdiğini ifade etti. Son yıllarda meydana gelen küçük ölçekli sismik hareketlerin de bu genç ve parçalı faylar üzerinde gerçekleştiğini belirterek, Marmara'nın bütünüyle parçalı bir fay yapısı barındırdığını savundu.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRAhbap Derneği soruşturmasında Şahan Gökbakar’ın ifadesi ortaya çıktı: Haluk Levent bende hiçbir zaman güven uyandırmadıHaberi Görüntüle
Kamuoyunda her sismik hareketin hemen Adalar Fayı ile ilişkilendirilmesini eleştiren Üşümezsoy, geçmişteki büyük depremlerin de yanlış fay hatlarına fatura edildiğini söyledi. 17 Ağustos felaketinin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen herkesin Adalar Fayı üzerinde deprem beklediğini belirten Üşümezsoy, Silivri Çukuru'nda ve Kumburgaz Çukuru'nda yaşanan depremlerin Adalar Fayı ile ilgisi olmadığını dile getirdi. 23 Nisan Silivri-Kumburgaz depreminin, Yeşilköy ile Büyükçekmece arasındaki 60 kilometrelik alanı atlayarak gerçekleştiğini söyleyen ünlü bilim insanı, bunların 1912 depremi sonrasında stres yüklenmiş olan ve sonradan kırılan hatlar olduğunu, bu nedenle artık Kuzey Marmara genelinde kırılmamış büyük bir fay hattının kalmadığını iddia etti.
"Dogmatik Deprem Senaryoları Çökmeye Mahkumdur"
Çınarcık Çukuru'nun kuzey sınırındaki yapının Kuzey Anadolu Fayı sanıldığını belirten Üşümezsoy, geçmişte üretilen felaket senaryolarının bilimsel temelden yoksun olduğunu ileri sürdü. Yıllardır Adalar Fayı üzerinde 7,2 ila 7,3 büyüklüğünde deprem beklendiği yönündeki iddiaların temelsiz birer dogmaya dönüştüğünü belirten Üşümezsoy, kendi geliştirdiği tektonik modelin Marmara'daki güncel sismik verilerle tam uyum gösterdiğini vurguladı. Geçmişte yayımladığı kitaplarda ve hazırladığı haritalarda bu yapıyı açıkça ortaya koyduğunu ekledi.
Türkiye'deki resmi fay haritalarının zamanla değişmek zorunda kaldığını hatırlatan Üşümezsoy, "6 Şubat depremleri, Adana'da Yumurtalık ve Osmaniye fay hatlarını Doğu Anadolu Fayı'nın devamı gibi gösteren eski tezleri çöpe atmış; MTA, TPAO ve AFAD haritalarının güncellenmesini zorunlu kılmıştır. Benzer şekilde, Adalar Fayı hakkındaki bu hatalı kabuller ve haritalar da bir gün mutlaka değişecektir" diyerek sözlerini noktaladı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRZincirleme facia! Anne ve bebeğinin öldüğü doğumda şok iddiaHaberi Görüntüle
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!