Rusya'nın Petrolü Hürmüz Krizinde Çözüm Olabilir mi?
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz devam ederken, Rusya'nın petrolü bu duruma çözüm olabilir mi? İşte detaylar.
İsmail Şahin - ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı operasyonlar ikinci haftasına girerken, İran Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerini ve petrol tesislerini hedef almaya devam ediyor. Bunun sonucunda, petrol ticaretinin yüzde 25'inin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan çok az tanker geçiş yapabiliyor. Çatışmalar başladığından beri Hürmüz'den sadece 9 petrol gemisinin geçtiği belirtiliyor. Brent petrolün varil fiyatı bir günde yüzde 10 artarak 94.5 dolara ulaştı. Haftanın başından bu yana petrol fiyatlarındaki artış yüzde 35'i bulurken, bu durum 1983 yılından bu yana görülen en hızlı yükseliş olarak kaydedildi.
İlginizi Çekebilir
Rusya yeni rota oluşturdu! Putin vanaları kapattı; küresel enerji haritasını yeniden çizecek
Avrupa'nın uykularını kaçıracak sözler! Putin: Talimatı vereceğim, bizim için daha karlı olur
Devamı gelebilir
ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Hindistan için Rusya'dan petrol ithalatına 30 günlük geçici muafiyet sağladı. Bu kritik su yolu sadece Hindistan için değil, Çin, Japonya, Pakistan ve diğer Asya ülkeleri için de ana tedarikçi konumunda. Çin, Katar'dan çıkarılan doğal gazın yüzde 82'sini satın alıyor. Donald Trump hükümeti, savaşın ilk dört haftada sona ereceğini öngörmüştü ancak operasyonların uzama ihtimali üzerine Hürmüz'ün daha uzun süre kapalı kalması durumunda farklı seçenekleri değerlendiriyor.
Yaptırımlar Esnetilebilir mi?
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Ortadoğu'daki çatışmaların enerji piyasalarına etkilerinin ardından, Washington'un Rus petrolüne yönelik bazı yaptırımları kaldırmayı düşündüğünü açıkladı. Fox Business'a verdiği röportajda Bessent, "Yaptırım altındaki bazı Rus petrolünü listeden çıkarabiliriz. Denizde bekleyen yüz milyonlarca varil petrol var ve bunların serbest bırakılması arzı artırabilir" dedi. Washington, bu adımların Rusya'ya yönelik genel yaptırım politikasını hafifletmek anlamına gelmediğini, yalnızca mevcut deniz sevkiyatlarını kapsadığını belirtiyor.
Çin'in Rahatsızlığı
Kremlin ekonomik danışmanı Kirill Dmitriev, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Batı'nın yaptırımlarının küresel ekonomi için zararlı olduğunu ve konunun ABD ile görüşüldüğünü söyledi. Uzmanlar, Çin'in petrol ihtiyacının başlıca tedarikçisinin artık Rusya olduğunu, İran ve Venezuela'nın bu talebe karşılık veremediğini belirtiyor.

Kazanan Putin mi?
Bu gelişmeler sürerken, Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Hindistan ve Çin başta olmak üzere Asya ve Uzakdoğu ülkelerinden Rus petrolüne yoğun talep olduğunu belirtti. Putin yönetimi ayrıca Avrupa'ya doğal gaz satışını durdurmayı ve bu kaynakları Asya'ya yönlendirmeyi planlıyor.
Bloomberg yazarı Mark Champion, ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmada Putin'i bu krizin "tek tartışmasız galibi" olarak nitelendirdi. "İran'la savaş Kremlin için daha uygun bir zamanda başlayamazdı" yorumunu yaptı. Siyasi analistler, bu savaşın en büyük kazananının Rus lider Putin olduğunu sıkça dile getiriyor. Bu yılki bütçesini petrolün 60-70 dolar bandında olacağı öngörüsüyle hazırlayan Kremlin, 100 dolara yaklaşan fiyatlar sayesinde büyük gelir elde edecek.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol, gaz ve deniz taşımacılığının en kritik noktalarından biri. Küresel petrol sevkiyatının yüzde 20'si ve dünya LNG arzının yüzde 30'u buradan geçiyor. Günlük ortalama 20 milyon varil petrol bu boğazdan taşınıyor. Boğazın genişliği 33 kilometre olup, gemilerin rotası 3 kilometrelik gidiş-geliş kanallardan oluşuyor.
Petrol Fiyatları Yükseliyor
İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları nedeniyle bu ülkeler depolama kapasiteleri dolduğu için petrol ve doğal gaz üretimini neredeyse tamamen durdurmuş durumda. Uzmanlar, Hürmüz'ün gelecek hafta da kapalı kalması durumunda petrolün varil fiyatının 100 doları aşacağı uyarısında bulunuyor. Boğazın bir gün kapalı kalmasının maliyeti 1.68 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Körfez ülkeleri ise boğazın kapalı kalması nedeniyle her hafta milli gelirlerinin yüzde 1.4'ünü kaybediyor. Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, petrol fiyatlarının önümüzdeki haftalarda varil başına 150 dolara kadar çıkabileceğini söyledi.
ABD'de Benzin Fiyatları Yükseliyor
ABD'de benzinin ortalama galon fiyatı 3.5 dolara yükselmiş durumda. Bazı eyaletlerde fiyatlar 4 doları buluyor. Normalde 2 dolar civarında olan benzinin galon fiyatının 3.5 dolara çıkması Trump yönetimi için büyük bir zorluk teşkil ediyor. Bu durum, Trump'a olan desteği de azaltabilir.
Füze İhtiyaçları Artıyor
İran savaşı, Ukrayna'nın ABD'den beklediği mühimmat kaynaklarını tüketiyor. Wall Street Journal'ın haberine göre, Kiev hava savunması için gerekli füzeleri bulmakta zorluk çekiyor. Bu durum, Rusya'nın işini kolaylaştırıyor. Haberde, ABD ve Körfez ülkelerinin, İran saldırılarını püskürtmek için yüzlerce füze ateşlediği belirtiliyor. Kiev ise drone ve Rusya'nın hipersonik füzelerine karşı Patriot füzelerine ihtiyaç duyuyor. AB ülkeleri, Brüksel'de yapılan kapalı toplantıda küresel interceptor stoklarının hızla azaldığı konusunda uyarıda bulunmuştu. İran ve Rusya'nın yoğun kullandığı Shahed-136 tipi kamikaze droneların maliyeti yaklaşık 20 bin dolar. Buna karşın, ABD yapımı Patriot PAC-3 füzelerinin bir tanesi yaklaşık 4 milyon dolara mal oluyor. Rusya ve Ukrayna arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakereler de İran'daki çatışmalar nedeniyle durduruldu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!