Şehit Evlatlarının Kabri Başında Vatan Nöbeti: Önder Ailesinin 15 Temmuz Sonrası Değişen Yaşamı
15 Temmuz şehidi Serhat Önder'in anne ve babası, evlatlarının kabrine yakın olmak için Çankırı'nın Bakırlı köyüne yerleşerek hüzün ve gururu bir arada yaşıyor.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı önünde kahramanca direnerek şehit düşen Türk Kızılay Küçükesat Şube Başkanı Serhat Önder'in anne ve babası, evlatlarına olan bağlılıklarını göz yaşartan bir kararla taçlandırdı. Önder ailesi, şehit oğullarının kabrine her an yakın olabilmek amacıyla, evlatlarının ebedi istirahatgahının bulunduğu Çankırı'nın Şabanözü ilçesine bağlı Bakırlı köyüne yerleşme kararı aldı.
Almanya'dan Vatan Toprağına Uzanan Yaşam Mücadelesi
Yaklaşık 40 yıl boyunca Almanya'da gurbet hayatı yaşadıktan sonra vatan hasretine son vererek Türkiye'ye dönen İsmet Önder ve eşi Kezban Önder, 2014 yılında Ankara'ya yerleşti. Çocuklarının ay yıldızlı bayrağın gölgesinde büyümesini her şeyden çok isteyen Serhat Önder de anne ve babasıyla birlikte Türkiye'ye gelerek başkentte yeni bir yaşam kurdu. Ancak 15 Temmuz gecesi yaşanan hain kalkışma, Önder ailesinin hayatını tamamen değiştirdi. Genelkurmay önünde şehitlik mertebesine ulaşan Serhat Önder, memleketi Çankırı'nın Şabanözü ilçesine bağlı Bakırlı köyünde toprağa verildi.
Hain Darbe Gecesi ve Şehadete Yürüyüş
Evlatlarını toprağın altında da olsa yalnız bırakmak istemeyen acılı anne ve baba, 2017 yılında Bakırlı köyünde bir ev inşa ettirerek buraya yerleşti. O günden bu yana yaşamlarını köyde sürdüren aile, sık sık oğullarının kabrini ziyaret ederek dualar okuyor. Şehit babası olmanın gururunu 75 yaşında yüreğinde taşıyan İsmet Önder, o karanlık geceyi şu sözlerle aktardı: "Oğlum, eşi ve çocuklarıyla o akşam bizde oturuyordu. Eve gittiklerinde eşini eve bırakmış, oturdukları sitenin bahçesinden, 'Memleket elden gidiyor siz niye oturuyorsunuz, niye dışarı çıkmıyorsunuz?' diye bağırmış. Yola çıkarken torunum ve annesi de gelmek istemiş ve hep beraber gitmişler. Tabii orada F-16'lar alçak uçuş yapıyormuş. Torunum 12 yaşındaydı o zaman, korkmuş. 'Korkma oğlum, onlar bizden korksun.' demiş."
Oğlundan sabaha kadar haber alamayan ve hastane morgunda acı gerçekle yüzleşen baba İsmet Önder, yaşadığı büyük hüznü ve gururu şu sözlerle dile getirdi: "Her sene bir hüzünle geçiyor ama bir yerde de şehit babası olmanın şerefini yaşıyor insan. Köyde evimiz yoktu. 2017 yılında yaptırdık, buraların bakımlarını yaptık. Şehidi buraya defnettik, onu yalnız bırakmayalım diye buraya yerleştik. Allah'ın indinde onlar yalnız değil ama olsun, biz de daha yakın olalım diye buraya yerleştik."
"Ankara O Olmayınca Bana Bomboş Geliyor"
Evlat acısının tazeliğini koruduğunu belirten anne Kezban Önder, aradan geçen yıllara rağmen yüreğindeki sızının dinmediğini ifade etti. Ankara'daki evlerinde şehit oğlunun anılarını yaşattıklarını ancak başkentin kendisine artık dar geldiğini söyleyen anne Önder, duygularını şu sözlerle paylaştı: "Onun yokluğu her yerde, her zaman belli olan bir şey. Ne zaman kardeşleriyle ya da çocuklarıyla bir araya gelsem, onun eksikliğini hissediyoruz. Ben Ankara'ya gittiğim zaman Ankara çok dar geliyor. O olmayınca Ankara bana bomboş geliyor. Buradan giderken zaten çok üzülerek gidiyorum. Bir tarafımı burada bırakıp gittiğim için çok üzülüyorum. Burası bana daha iyi geliyor."
Oğlunun vatan sevgisini her şeyin üstünde tuttuğunu belirten anne Kezban Önder, Serhat Önder'in yurt dışında yaşarken bile milli menfaatler için her zaman en ön safta mücadele ettiğini vurguladı. Şehit annesi, "Yurt dışında da devamlı vatanı için mücadele ederdi. Ne zaman vatanımız için bir yürüyüş olsa ya da devletimizin aleyhine bir şeyler olacak olsa ilk başta o koşardı, toplardı insanları. Şehit olmadan 2 sene önce de vatanına kavuşmuştu. Al bayrağın altında, istediği yerde şimdi inşallah." diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!