Shire'dan Silikon Vadisi'ne: Palantir'in Tartışmalı Tercihleri
Palantir Technologies, adını Tolkien'in eserlerinden alarak, yapay zeka alanında yenilikler sunuyor ancak stratejik kararları Sauron'u anımsatıyor.
İngiliz yazar J.R.R. Tolkien'in "Yüzüklerin Efendisi" serisinden esinlenerek adını alan Palantir Technologies, yapay zeka alanında çığır açıcı yenilikler sunarken, son dönemdeki stratejik kararlarıyla dikkat çekiyor. Şirketin politikaları, seride kötülüğü temsil eden Sauron karakterinin tarafında olduğu yönünde eleştirilere yol açıyor.
Anadolu Ajansı'nın (AA) "Teknokrasi ve Teknofaşizm" adlı dosya haberinin ilk bölümünde, Palantir'in kurumsal yapısı, geliştirdiği teknolojiler ve bunların kullanım alanları incelendi.
Teknolojik sistemler, yapay zeka ve veri yönetimi ile ilgili tartışmalar, bu teknolojilerin toplumsal etkisi ve güç dengeleri üzerindeki rolünü yeniden gündeme getiriyor.
Özellikle Palantir gibi büyük teknoloji firmalarının yaklaşımları, teknoloji ile hükümetler arasındaki ilişkiler hakkında soru işaretlerini artırıyor.
ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir, Peter Thiel, Alex Karp ve Stephen Cohen tarafından 2003 yılında kuruldu ve büyük ölçekli veri analitiği ile yazılım platformları geliştiriyor. Şirket, kuruluşundan bu yana CIA, NSA ve FBI gibi kurumlarla yakın işbirliği içinde çalıştı.
Yüksek teknoloji şirketlerine yatırım yapmak amacıyla kurulan In-Q-Tel'den fon alan şirketin danışmanları arasında, eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve eski CIA Direktörü George Tenet gibi isimler yer aldı.
Son yıllarda İsrail ordusuyla gerçekleştirdiği işbirlikleri ve tartışmalı kurumsal tercihleriyle gündeme gelen Palantir, nisan ayında sosyal medya hesabında yaptığı bir paylaşımla savunma alanındaki rolüne dair tartışmaları alevlendirdi.
Şirketin kurucu ortağı Karp ve üst düzey yönetici Nicholas Zamiska'nın yazdığı "Teknolojik Cumhuriyet" adlı kitaptan alıntılar içeren paylaşımda, teknoloji şirketlerinin askeri operasyonlarda ne ölçüde yer alması gerektiği ele alındı.
Silikon Vadisi'nin ABD ordusuyla daha sıkı çalışması gerektiği ve yapay zekanın gelecekte güç dengelerinde belirleyici olacağı savunulan paylaşımda şu ifadeler yer aldı:
"Yumuşak gücün ve yalnızca etkileyici söylemlerin sınırları ortaya çıktı. Özgür ve demokratik toplumların ayakta kalabilmesi, sadece ahlaki çağrılardan fazlasını gerektiriyor. Bu, sert gücü gerektiriyor ve bu yüzyılda sert güç yazılım üzerine inşa edilecek. Mesele yapay zeka silahlarının geliştirilip geliştirilmeyeceği değil, bunların kim tarafından ve hangi amaçla geliştirileceği."
Şirketin adı, Tolkien'in "Yüzüklerin Efendisi" kitaplarında geçen Orta Dünya'da iletişim ve keşif amaçlı kullanılan "palantir" adlı kristal taştan geliyor.
Romanlarda, bu taş başlangıçta iyi niyetle tasarlanmış olsa da, zamanla bazı karakterler tarafından "istihbarat aracı" olarak kullanıldığı biliniyor.
Seride, Sauron'un taşlardan birini ele geçirerek kişilerin zihnini etkilediği, onlara yalnızca görmek istediklerini gösterdiği anlatılıyor.
Şirketin bu ismi tesadüfen seçmediği düşünülüyor ve geliştirilen platformların da büyük veri yığınlarından anlamlı bilgileri ortaya çıkarmayı, karar vericilere geniş analiz ve istihbarat kapasitesi sunmayı hedeflediği belirtiliyor.
Tıpkı romanlardaki gibi bu gücün kötüye kullanım potansiyeli ve etik sınırları, şirketin en çok tartışılan yönleri arasında yer alıyor.
Şirketin kamu ve ticari olmak üzere farklı müşteri kitlelerine hitap eden ürünleri bulunuyor.
Kamu tarafında, istihbarat servisleri, ordular ve kolluk kuvvetleri tarafından gözetim, terörle mücadele ve saha analitiği amacıyla kullanılan "Gotham" platformu öne çıkarken, ticari alanda ise sağlık, finans ve üretim gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin veri operasyonlarını yönetmesine ve yapay zeka çözümleri geliştirmesine olanak tanıyan "Foundry" platformu yer alıyor.
Bu ürünlere ek olarak şirket, 2023'te Yapay Zeka Platformu'nu (AIP) piyasaya sundu.
Söz konusu platformun, GPT gibi büyük dil modelleri başta olmak üzere yapay zeka araçlarını kurumların kendi veri altyapılarıyla "güvenli, kontrollü ve denetlenebilir" şekilde entegre etmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Palantir'in geliştirdiği yazılımlar, yapay zeka desteğiyle çok sayıda kaynaktan veri toplayarak bu bilgileri grafik, tablo ve ısı haritaları halinde analiz etme imkanı sunuyor.
ABD tarafından kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) kullanılan sistemler arasında, Palantir tarafından geliştirilen ve savaş bölgelerinden elde edilen gözetleme verilerini toplayıp analiz edebilen "Maven" adlı yapay zeka destekli hedefleme platformu da yer alıyor.
Maven platformu, uydular, insansız hava araçları (İHA), telekomünikasyon verileri, keşif uçakları, internet ve açık kaynaklardan elde edilen bilgileri tek bir sistemde bir araya getirebiliyor.
Öte yandan Palantir, hükümetlerle yaptığı gözetim odaklı sözleşmeler nedeniyle tartışmaların odağında bir şirket olarak değerlendirilirken, kurucularının bağlantıları ve istihbarat teknolojilerine ilişkin açıklamaları da zaman zaman kamuoyunda eleştirilere neden oluyor.
Palantir'in müşterileri arasında, İsrail ordusu, ABD Savunma Bakanlığı, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE), düzinelerce büyük şirket ve ülke bulunuyor.
İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırıma devam etmesine rağmen Palantir'in Ocak 2024'ten bu yana İsrail ordusuyla yakın işbirliği içinde çalıştığı ve Tel Aviv'deki ofisinin son 2 yılda hızla büyüdüğü biliniyor.
Microsoft'un 50. yılı etkinliğinde, şirketin İsrail'e sağladığı hizmetlere tepki göstermesinin ardından işten çıkarılan yazılım mühendisi Ibtihal Abousaad, AA'ya yaptığı açıklamada, Palantir'in faaliyetlerinin askeri uygulamalar etrafında şekillendiğini söyledi.
Şirketin, ABD'nin "terörle mücadele" politikalarını desteklemek amacıyla istihbarat finansmanıyla kurulduğunu söyleyen Abousaad, şirketin kurulduğu ilk yıllarda özellikle Müslümanlar ve azınlık gruplar üzerinde gözetim faaliyetleri yürüttüğünü aktardı.
Abousaad, "Palantir, İsrail ve ABD gibi savaş suçları işleyen ya da vatandaşlarını yoğun şekilde gözetleyen hükümetlerle yakın işbirliği içinde hareket etmeyi sürdürüyor." dedi.
Palantir'in 13 eski çalışanı, ICE'ın düzensiz göçmenlerin hareketlerini takip etmek amacıyla şirketle 30 milyon dolarlık anlaşma yapmasının ardından, şirketin ABD yönetimiyle yürüttüğü çalışmaları eleştirdi.
Eski çalışanlar, 5 Mayıs 2025'te kaleme aldıkları "Shire'ın (Tolkein'ın eserindeki bir bölge) Temizlenmesi" başlıklı mektupta, şirkete katıldıklarında Palantir'in yazılımlarının savunmasız grupları korumayı ve yapay zekanın sorumlu şekilde geliştirilmesini amaçlayan etik ilkeler doğrultusunda hareket ettiğine inandıklarını belirtti.
Söz konusu ilkelerin zamanla ihlal edildiğini ve şirket yöneticilerinin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık gibi ilkelere karşı daha sert bir dil kullandığını savunan eski çalışanlar, bu değerlerin yalnızca Palantir'de değil, genel olarak Silikon Vadisi'nde de zayıfladığını ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!