Sigorta Sektöründe Artan Suistimal Tehlikesi
Sigorta sektöründe artan prim üretimiyle birlikte, suistimal vakaları da ciddi bir artış gösteriyor. TÜGAP Başkanı Alkış'tan önemli uyarılar.
TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Başkanı Abdulcelil Alkış, sigorta sektöründe hızla artan prim üretimine paralel olarak, suistimal vakalarının da ciddi bir artış gösterdiğini belirtti. Alkış, hem vatandaşları hem de sigorta acentelerini bu konuda daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Türkiye'de sigorta sektörünün 2025 sonunda ulaştığı 1,22 trilyon TL’lik prim üretimi, 2026'nın ilk çeyreğinde 396,4 milyar TL olarak kaydedildi. Bu artışla birlikte, özellikle organize sahtecilik risklerinin de büyüdüğüne dikkat çekildi.
Türkiye Sigorta Birliği ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi verilerine göre, 2025 yılında onaylanan suistimal bildirimlerinin toplam tutarı 910,14 milyon TL’ye ulaştı. Bildirim sayısı bir önceki yıla göre %13,2 artarak 5 bin 423’e yükseldi. Bu dosyaların %94’ü oto sigortası branşında gerçekleşti. Aynı dönemde mağdur başına düşen ortalama tazminat tutarı ise %44 artarak 55,7 bin TL’ye çıktı.
TÜGAP Başkanı Abdulcelil Alkış, sektördeki verilerin doğrudan vatandaşların mali durumunu etkilediğini belirterek, "Sigortasız araç oranının yüksekliği, sürücü firarı ve hasar sonrası sigortalama gibi suistimallerin temel sebeplerindendir. Trafikteki sigortasız araçlar, oluşan zararın maliyetini dolaylı olarak primlerini düzenli ödeyen vatandaşlara yüklemektedir" dedi.
SİSEB verileri, 2025 yılında en yaygın suistimal yönteminin %28,3 oranıyla sürücü değişikliği ve sürücü firarı olduğunu gösteriyor. Bunu %23,5 ile kasten zarar verme ve %22,3 ile hasar sonrası sigortalama izliyor. Oto branşında analitik modellerle şüpheli bulunan dosya sayısı 6 bin 901’e ulaşırken, toplam tutar 993,1 milyon TL olarak bildirildi.
Dijital dolandırıcılık yöntemlerine de dikkat çeken Alkış, çalıntı kredi kartlarıyla düzenlenen poliçeler üzerinden yapılan sahteciliklere vurgu yaparak, "Vatandaşlar poliçeyi e-Devlet veya sistemlerde görünce güvenli olduğunu düşünüyor. Ancak dolandırıcılar, ödemeyi kendi IBAN hesaplarına yönlendiriyor. Kart sahibi itiraz ettiğinde poliçe iptal ediliyor ve vatandaş hem parasını kaybediyor hem de teminatsız kalıyor" diye belirtti.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun son dönemde attığı adımların önemine değinen Alkış, 7 Nisan 2026'da gerçekleştirilen operasyonda 35 kişinin gözaltına alınmasının bu mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Alkış, "Sigorta primi ödemeleri mutlaka sigorta şirketlerinin resmi tahsilat kanalları veya yetkili acenteler üzerinden yapılmalı. Şahsi IBAN hesaplarına yapılan ödemeler büyük risk taşıyor. Poliçenin sadece sistemde görünmesi yeterli değil, tahsilatın gerçekleştiği mutlaka teyit edilmeli" dedi.
Yetkili sigorta acentelerinin en güvenilir işlem noktası olduğunu belirterek, fiyat odaklı tercihler yerine teminat kapsamının da dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Alkış, "Sigorta bir fiyat ürünü değil, risk yönetimidir. Vatandaşlarımızın ihtiyaç anında yanında olacak, süreci yönetecek yetkili acentelerle çalışması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!