Srebrenitsa Soykırımı'nın Dinmeyen Acısı: Mahkeme Kararları Kurban Yakınlarının Yaralarını Sarmadı
Srebrenitsa Soykırımı'nın üzerinden geçen 31 yıla rağmen, verilen hapis cezaları ve uluslararası kararlar kurban yakınlarının adalet arayışını dindirmedi.
Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tanıklık ettiği en büyük insanlık trajedisi olan Srebrenitsa Soykırımı, aradan geçen 31 yıla rağmen kurban yakınlarının yüreğindeki koru söndüremedi. 1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı sırasında, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından güvenli bölge ilan edilmesine rağmen 11 Temmuz 1995'te Sırp general Ratko Mladic komutasındaki birliklerce işgal edilen Srebrenitsa'da tam bir vahşet yaşandı. Birkaç gün içinde 8 bin 372 Boşnak sivil erkek; depolar, fabrikalar ve ormanlık alanlarda acımasızca katledilerek toplu mezarlara gömüldü.
Adalet Arayışı: Lahey ve Saraybosna Mahkemelerindeki Tarihi Davalar
Vahşetin ardından kurulan eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), soykırımın baş mimarlarına hak ettikleri cezaları vermek için uzun yıllar çalıştı. Sırp kasabı olarak bilinen Ratko Mladic ile Bosnalı Sırpların siyasi lideri Radovan Karadzic, soykırım dahil insanlığa karşı işledikleri çok sayıda suçtan ötürü müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, eski Sırp yetkililer Ljubisa Beara ve Vujadin Popovic hakkında da müebbet hapis kararı verdi. Uluslararası Adalet Divanı ise 2007 yılında Srebrenitsa'da yaşananları resmen "soykırım" olarak tescilledi.
ICTY ve Bosna Hersek Mahkemesi'nde görülen diğer davalarda Drago Nikolic ve Radislav Krstic 35'er yıl, Milorad Trbic ise 13 Temmuz 1995'teki toplu katliamdaki rolü nedeniyle 30 yıl hapse mahkum edildi. Radivoje Miletic 19, Ljubomir Borovcanin 17, Vidoje Blagojevic 15, Vinko Pandurevic 13 ve Milan Gvero 5 yıl ceza aldı. Srebrenitsa davalarında bugüne kadar 45 Sırp sanığa toplam 699 yıl hapis cezası verildi. Dönemin Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic ise yargılama süreci tamamlanmadan cezaevinde hayatını kaybetti. Ancak bu cezalar, cenazelerine hala ulaşamamış binlerce ailenin adalet talebini tam anlamıyla karşılamaya yetmedi.
Hollandalı Asketlerin Rolü ve Sorumluluk Tartışmaları
Soykırımın en karanlık sayfalarından biri de BM bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlerin tavrı oldu. Srebrenitsa'da sığınmacıların toplandığı akümülatör fabrikasını korumakla görevli Hollandalı birlikler, şehri Sırp güçlerine adeta teslim etti. Dönemin Hollandalı komutanı Thom Karremans'ın, işgal günü Sırp general Ratko Mladic ile kadeh kaldırdığı görüntüler hafızalara kazındı. Karremans bu süreçte hiç yargılanmazken, Hollanda devleti açılan davalar sonucunda soykırımdan "kısmen" sorumlu bulundu.
Lahey Bölge Mahkemesi, 2007'deki davada Hollandalı askerlerin korumasına sığınan ve daha sonra Sırplara teslim edilen 300 Boşnak sivilin ölümünden Hollanda'yı sorumlu tuttu. 2022 yılındaki anma töreninde ise dönemin Hollanda Savunma Bakanı Kajsa Ollongren, kurban yakınlarından resmi olarak özür diledi. Ollongren, uluslararası toplumun ve Hollanda'nın sivilleri koruma görevinde başarısız olduğunu kabul etti.
Birleşmiş Milletler'den Tarihi Karar: 11 Temmuz Anma Günü İlan Edildi
Uluslararası arenada soykırımın unutturulmaması adına en somut adımlardan biri 23 Mayıs 2024'te atıldı. BM Genel Kurulu, Almanya ve Ruanda tarafından sunulan, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 40'tan fazla ülkenin ortak imzacısı olduğu karar tasarısını kabul etti. Yapılan oylamada 84 "evet", 19 "hayır" oyu kullanılırken, 68 ülke çekimser kaldı. Bu kararla birlikte 11 Temmuz resmi olarak "Srebrenitsa Soykırımı'nı Anma Günü" ilan edildi.
Alınan tarihi kararda, soykırımın inkar edilmesi ve savaş suçlularının yüceltilmesi şiddetle kınanırken, henüz yargılanmamış faillerin adalet önüne çıkarılması çağrısı yinelendi. Ayrıca, soykırım kurbanlarının kimliklerinin tespit edilmesi ve toplu mezarlardan çıkarılması çalışmalarına kesintisiz devam edilmesinin önemi vurgulandı.
Potoçari'de Bitmeyen Yas: 10 Kurban Daha Toprağa Veriliyor
Katliamın ardından izleri gizlemek amacıyla farklı bölgelerdeki toplu mezarlara taşınan kurbanların cenazeleri, yıllar süren DNA çalışmalarıyla teşhis edilmeye çalışılıyor. Kimliği tespit edilen kurbanlar, her yıl 11 Temmuz'da düzenlenen törenlerle Potoçari Anıt Mezarlığı'nda ebedi istirahatgahlarına uğurlanıyor. Bugüne kadar anıt mezarlığa 6 bin 772 kurban defnedilirken, 250 kurban ise ailelerinin isteği üzerine yerel mezarlıklarda toprağa verildi.
Hala cenazesine ulaşılamayan binin üzerinde kayıp Boşnak bulunuyor. Soykırımın 31. yıl dönümünde, kimlik tespiti tamamlanan ve ailelerinin onay verdiği 10 soykırım kurbanı daha Potoçari'de düzenlenecek hüzünlü bir törenle toprağa verilerek adaletin ve hafızanın simgesi olmaya devam edecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!