Stratejik Petrol Rezervlerinin Piyasalara Etkisi Zamana Yayılacak
Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya etkisinin görülmesi zaman alacak. IEA'nın rezervleri piyasaya sürme planı ve jeopolitik riskler fiyatları etkiliyor.
Ankara
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), yaptığı açıklamada, üye ülkelerin acil durum stoklarından toplamda 400 milyon varil petrolü piyasaya sunmayı planladıklarını belirtti. Bu plana göre, Asya ve Okyanusya bölgesindeki ülkeler petrolü hemen piyasaya sürecek, Amerika ve Avrupa ülkeleri ise bu ayın sonuna doğru bu adımı atacak.
Bu 400 milyon varil petrolün %72'si ham petrol, %2'si ise petrol ürünlerinden oluşmakta. ABD, stratejik rezervlerinden 172,2 milyon varil ile en büyük katkıyı sağlarken, Asya-Okyanusya ülkeleri stratejik rezervlerinden 66,8 milyon ve endüstri stoklarından 41,8 milyon varil petrol sunacak. Avrupa ise stratejik rezervlerinden 32,7 milyon ve endüstri stoklarından 74,8 milyon varil piyasaya sürecek. Kanada'nın yerli üreticilerinden sağlanacak 23,6 milyon varil petrol de bu girişime katkıda bulunacak.
📲 Güncel haberler için abone olunAsya Piyasalarına Rezerv Akışı Başladı
IEA Başkanı Fatih Birol, yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki çatışmanın dünya petrol piyasasında tarihin en büyük arz kesintisine yol açtığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle piyasada eksik kalan petrol miktarının 1973'teki petrol krizi dahil tüm kesintilerden daha fazla olduğunu vurguladı.
Stratejik rezervlerden piyasaya sürülen 400 milyon varilin Asya piyasalarına akmaya başladığını belirten Birol, petrol fiyatlarının geçen haftaya kıyasla düştüğünü ancak kalıcı bir çözüm için Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının yeniden başlamasının kritik olduğunu ifade etti.
Birol, arz kesintisinin daha uzun süreli olmasına hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekerek, "Hürmüz Boğazı yarın açılsa dahi IEA tahminlerine göre, küresel enerji ticaretinin toparlanması zaman alacak." dedi.
Fiziksel Piyasalara Etki Süreci Uzun Olacak
Rice Üniversitesi Baker Enstitüsü Enerji Çalışmaları Merkezi Kıdemli Direktörü Kenneth Medlock, stratejik stokların piyasaya sürülmesinin fiziki piyasaya etkisinin zaman alacağını belirtti. Medlock, bu petrolün gemilere yüklenmesi ve rafinerilere ulaşması için çözülmesi gereken lojistik aşamalar olduğunu söyledi.
Stratejik stokların arz edilmesinin, başka sorunlar çıkmadığı sürece fiyatları düşürebileceğini ifade eden Medlock, "Stok salımları genellikle oynaklığı azaltır çünkü kısa vadede arzı daha esnek hale getirir. Bu da Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yarattığı arz kısıtının etkisini bir ölçüde hafifletir." diye konuştu.
Ancak çatışmanın tırmanması ve üretim ile ihracat altyapısında ağır hasarlar meydana gelmesi durumunda Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının tek sorun olmaktan çıkacağını belirten Medlock, böyle bir senaryoda boğaz açılsa bile ihracatın kısa sürede eski seviyelerine dönemeyebileceğini dile getirdi.
Medlock, bu senaryonun petrol fiyatlarını vadeli piyasalarda yukarı yönlü itebileceğini ve stratejik stoklardan yapılan salımın etkisini kısmen dengeleyebileceğini belirtti. "Bu oldukça dinamik bir süreç. Stratejik stokların devreye alınması olumlu bir adım ancak piyasa fiyatlarını etkileyen başka birçok unsur da var." dedi.
Stok kullanımının uzun vadeli bir çözüm olmadığını ifade eden Medlock, herhangi bir piyasadaki stokların sadece kısa vadeli tedarik zinciri aksaklıklarını hafifletici etkisi olduğunu söyledi.
Medlock, kalıcı bir çözümün petrolün yeniden bölgeden akışının sağlanması olduğunu vurgulayarak, "Eğer bu salım gerçekleşmemiş olsaydı fiyatlar daha yüksek ve oynak olurdu. Ancak stokların kullanımı uzun vadeli bir çözüm değil. Stratejik stoklar, hükümetlerin ticari şirketlerin piyasadaki kısa vadeli tedarik zinciri kesintilerini yönetmek için sıkça yaptığı uygulamanın özel bir örneği. Petrol piyasası açısından bakıldığında uzun vadeli tek çözüm, petrolün yeniden Basra Körfezi bölgesinden akmaya başlamasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Jeopolitik Riskler Fiyatları Yukarı Çekiyor
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de stratejik petrol rezervlerinden piyasaya arz sağlama sürecinin zaman alabileceğini söyledi.
Akyener, petrol fiyatlarındaki mevcut yükselişin temel nedeninin arz tarafında derin bir darboğaz değil, jeopolitik risk algısı olduğunu belirtti. "Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve buna bağlı olarak navlun ve lojistik maliyetlerindeki artış fiyatları olumsuz etkiliyor. Ancak uluslararası piyasalarda arzda büyük bir düşüş yok. Hürmüz Boğazı'nda kalıcı bir kapanma yaşanmıyor ancak böyle bir riskin varlığı doğrudan fiyatlara yansıyor." dedi.
Akyener, savaşın uzayabileceğine dair beklentilerin piyasada risk primini artırdığına işaret ederek, "Hark Adası'na yönelik saldırılar ya da İran'ın bazı tankerleri hedef alması gibi gelişmeler arzda kalıcı kesintiye yol açmadı. Hürmüz Boğazı'nda geçişler yavaşlamalara rağmen kontrollü şekilde devam ediyor. Bu nedenle fiziksel arzda büyük bir kesinti yok. Ancak risk algısı ve çatışmanın uzayabileceğine ilişkin kaygılar petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasına neden oldu." dedi.
Stratejik petrol rezervlerinin esas olarak arz kesintilerine karşı bir güvence mekanizması olduğunu vurgulayan Akyener, "Bu nedenle fiyatlar üzerindeki etkisi sınırlı kalmış olabilir. Stratejik rezervlerin piyasaya sürülmesi arz tarafında denge sağlar ve fiyatlarda aşağı yönlü baskı yaratır. Ancak fiyatlardaki yükseliş büyük ölçüde risk algısından kaynaklandığı için bu hamle piyasa beklentilerini köklü biçimde değiştirmedi. Bu rezervlerin piyasaya sunulması yine de fiyatların daha fazla yükselmesini sınırladı. Eğer bu salım olmasaydı petrol fiyatlarının 107-108 dolar seviyelerine kadar çıkabileceğini öngörüyorduk." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!