Sumud Filosu Aktivisti Hüseyin Oral İstanbul’da
İsrail'in ablukası altında alıkonulan Hüseyin Oral, İstanbul'a döndü. Filoda yaşanan zorlukları ve karşılaştığı şiddeti anlattı.
İsrail ablukası nedeniyle aktivistlerin alıkonulduğu Küresel Sumud Filosu'nda darp edilen Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, 2026 Bahar Misyonu çerçevesinde 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden yola çıkmıştı. Farklı ülkelerden katılımcılarla genişleyen bu filo, 39 ülkeden toplam 345 kişiye ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesiyle karşılaşan filo, birçok aktivistin alıkonulmasıyla sonuçlandı. Alıkonulan aktivistler, Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarıldıktan sonra geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları’nın özel bir uçuşu ile İstanbul’a taşındılar. İsrail ablukasında darp edilen Hüseyin Oral, Romanya üzerinden İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne ulaştı. Bükreş’ten tarifeli bir uçuşla gelen Oral, İstanbul’da aktivist arkadaşları ve birçok vatandaş tarafından karşılandı. Karşılama sonrası işlemlerini tamamlamak üzere Adli Tıp Kurumu’na yöneldi.
"Gemimize Plastik Kelepçelerle Geldiler"
İstanbul Havalimanı'nda basına konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemideydik, o gerçekten bir kahramandı. Gemide tuvalet temizliğini üstlendi, ardından onu götürdüler. İnternet bağlantımız kesildi. Arkadaşlarım ‘Bir şeyler yolunda değil, hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklarda bazı gemiler göründü, ‘Hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Diz çökün, saldıracaklar’ dedi. Sonuç olarak, silahları çektiler ve etrafımızı sardılar. Eğitimlerde bize böyle durumlarda diz çökmemiz, ellerimizi havaya kaldırmamız söylendi. Aksi halde suçlu durumuna düşebilirdik. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçelerle bağladılar. Kollarımda izleri hala duruyor. Bizi önce ön tarafa gönderdiler, ardından daha önce hazırlanmış büyük bir hapishane gemisine götürdüler. Hayvan gibi tekme tokatlarla oraya taşındık. İsrail’in alçaklığını zaten biliyorduk, orada da yaşadık. Bizi üç konteynere, 180 kişiyi paylaştırdılar. 20 kişinin sığabileceği yerlere 60 kişi koydular. Yerde ince bir sünger vardı, ortası boş olan alanda konteynere sığmayanlar donmamak için sabaha kadar hareket etti. Orada ekmek arası peynir verdiler, peynirlerin kağıtları da içindeydi. Çuvallarla öylece önümüze attılar. Hayvan ahırına yiyecek atar gibi. Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar ve başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" diye konuştu.
"Kollarıma Girip Sürüklediler, Yumruk Attılar"
Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün geçirdik. Üçüncü gün bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse çıkmayacağız dedik ve protesto yaptık. Bizi zorla çıkarmaya çalıştılar, bazıları tekme tokat çıkarıldı. Doktor hanımlar vardı, onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümdeki durumu görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama yüzlerinde korku vardı. Kollarıma girdiler, sürüklediler, yumruk attılar. Gözüm patladı, kanlar yerlere aktı. Ama Allah inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o an acı hissettim ne de sonra. Bizi Yunanlara teslim ettiler, onlar da bizi karaya çıkardı. Küçük bir çantam vardı, içinde bin Euro’nun üzerinde para ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunanlar aldıklarını söylediler. Karaya varınca çantamı sordum, almadıklarını söylediler. Yunanların da iş birliği içinde olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler, bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk, kapıları zorla açıp yollara döküldük. Yaralılar hastaneye götürüldü, diğerleri havalimanına gitti. İki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu, konsolosluktan arandım, uçak biletleri ve ihtiyaçlarım soruldu. Bu, gücümüze on kat güç kattı" dedi.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!