Suriye'de Tarihi Jeopolitik Kırılma: YPG'nin Feshi ve Ankara'nın Terörsüz Bölge Vizyonu
YPG'nin kendini feshederek Suriye ordusuna katılmasıyla başlayan yeni dönem, Ankara'nın "terörsüz Türkiye ve bölge" vizyonu açısından tarihi bir dönüm noktası oluşturuyor.
Türkiye'nin kararlılıkla yürüttüğü "terörsüz Türkiye" vizyonu kapsamında bölgede tarihi gelişmeler yaşanıyor. Terör örgütü YPG'nin kendisini feshettiğini açıklaması, Suriye sahasında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Fesih kararına giden diplomatik ve askeri süreç ile bundan sonra bölgede atılacak adımların detaylarını CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova aktardı. Ankara'da bu gelişme, Suriye krizinin başlangıcından bu yana yaşanan en büyük jeopolitik kırılmalardan biri olarak değerlendiriliyor.
Jeopolitik Kırılma ve Şam Yönetimiyle Yeni Entegrasyon Süreci
Ankara kulislerinde, SDG'nin kendini lağvetmesi bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden inşa edilmesi açısından çok kritik bir eşik olarak görülüyor. Terör yapılarının tasfiye edilmesi, küresel güçlerin vekil örgütler üzerinden bölge ülkelerini istikrarsızlaştırma politikasının da sonuna gelindiğine işaret ediyor. Bu tarihi jeopolitik kırılma, sınır hattında yapay bir terör koridoru kurulması planlarını tamamen boşa çıkarmış durumda.
Bu büyük dönüşümün en önemli ayaklarından birini, stratejik kaynakların ve askeri yapıların Şam yönetimine devredilmesi oluşturuyor. SDG çatısı altındaki tüm askeri, idari ve güvenlik unsurları feshedilerek doğrudan Suriye ordusuna ve devlet mekanizmalarına entegre edildi. Bununla birlikte sınır kapıları, havalimanları ve en kritik gelir kaynağı olan petrol sahaları Şam merkezi hükümetinin kontrolüne geçti. Böylece terör örgütünün finansal can damarları tamamen kesilirken, Suriye'nin doğal kaynaklarının yeniden Suriye halkı için kullanılması yönünde en somut adım atılmış oldu.
Ferhat Abdi Şahin ve İlham Ahmed'e Siyasi Görev Teklifi
Fesih kararının ardından en çok merak edilen konulardan biri de örgütün tepe yöneticilerinin gelecekteki siyasi pozisyonlarıydı. Edinilen bilgilere göre, varılan uzlaşı kapsamında Ferhat Abdi Şahin'e Cumhurbaşkanı danışmanlığı, İlham Ahmed'e ise milletvekilliği teklif edildi. Her iki ismin de Suriye Devleti çatısı altında, Kürt nüfusunun haklarını düzenleyen yeni anayasal mutabakat sürecinde etkin rol oynaması bekleniyor.
Söz konusu görevlendirmeler, 16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara tarafından imzalanan ve Suriyeli Kürtlerin haklarını güvence altına alan tarihi Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanıyor. Ferhat Abdi Şahin ve İlham Ahmed'in, bu kararnamenin sahada eksiksiz uygulanmasını takip edecek mekanizmalarda görev alacağı belirtiliyor.
16 Ocak 2026 Tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Detayları
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara imzasıyla yürürlüğe giren tarihi kararnamede şu kritik maddeler yer alıyor:
- Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye ulusunun asli ve ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilecek.
- Kürtlerin kültürel miraslarını, sanatlarını koruma ve ana dillerini geliştirme hakları anayasal güvence altına alınacak.
- Kürtçe ulusal dil statüsüne kavuşturulacak; Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki devlet okullarında ve özel eğitim kurumlarında seçmeli ders olarak müfredata eklenecek.
- Geçmiş dönemlerde kimlik haklarından mahrum bırakılan, dışlanan ve yerlerinden edilen tüm Kürtlere Suriye vatandaşlığı hakkı iade edilecek.
- Baharın gelişi ve kardeşliğin sembolü olan 21 Mart Nevruz Bayramı, Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmi tatil ilan edilecek.
Ankara'nın Bütüncül Güvenlik Stratejisi ve Sınır Güvenliği
Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'nin hem iç hem de dış güvenlik stratejilerinin ortak paydasını oluşturuyor. Ankara'nın Suriye politikasındaki iki temel kırmızı çizgisi olan "Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması" ve "sınırda paralel bir silahlı yapılanmaya izin verilmemesi" hedefleri, YPG'nin tasfiyesiyle birlikte tam anlamıyla gerçekleşmiş oldu.
TBMM'de kabul edilen çerçeve kanun ile yürütülen "terörsüz Türkiye" hedefi, Suriye sahasındaki bu tarihi tasfiye ile bölgesel bir boyut kazandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ahlat'ta ilan ettiği bölgesel barış ve terörsüz Türkiye vizyonu, PKK'nın ve Suriye uzantılarının lağvedilmesiyle eş zamanlı bir başarıya ulaştı. Böylelikle Irak ve Suriye sınır hattı boyunca uzanan güvenlik boşluklarının tamamen kapatılması sürecinde yeni bir askeri ve siyasi dönem başlamış oldu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!