Suriye'deki Yıkıntılar Arasında Yeşeren Umut: Acılarını Toprakla Saran Muhammed Zeydan'ın Hikayesi
Suriye'deki savaşta eşini ve oğlunu kaybeden Muhammed Zeydan, Şam'ın Cobar Mahallesi'ndeki evinin yıkıntıları arasında yetiştirdiği bitkilerle hayata tutunuyor.
Suriye'de yıllar süren iç savaşın en büyük yıkımlarından birini yaşayan Şam'ın Cobar Mahallesi, devrik Esed rejiminin ağır bombardımanlarıyla adeta bir enkaz yığınına döndü. Protestoların merkezi olması nedeniyle hedef tahtasına oturtulan bu tarihi mahallede, şimdi yıkılmaya yüz tutmuş bir binada tek başına yaşam mücadelesi veren Muhammed Zeydan, yürek burkan hikayesiyle savaşın insani boyutunu gözler önüne seriyor. Zeydan, kaybettiği ailesinin anısını, harabeye dönen evinin avlusunda yetiştirdiği bitkilerle yaşatıyor.
11 Yıllık Bekleyişin Ardından Gelen Çifte Acı
Muhammed Zeydan’ın hayatı, 31 Aralık 2012 tarihinde oğlu Semir Zeydan'ın rejim güçleri tarafından gözaltına alınmasıyla tamamen değişti. Dört çocuk babası olan Semir, en son Nahr Aişe kontrol noktasında görülmüştü ve o günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Aile, oğullarının izini bulabilmek için Sednaya Hapishanesi başta olmak üzere rejim döneminde kendilerine gösterilen pek çok gözaltı merkezine başvurdu ancak hiçbir sonuç elde edemedi.
Yıllarca süren umutlu bekleyiş, rejimin devrildiği gün büyük bir trajediyle son buldu. Cezaevlerinin kapılarının açılmasıyla Abbasin Mahallesi, Sednaya Hapishanesi ve Emevi Meydanı'nda oğullarını arayan aile, nihayetinde Semir Zeydan'ın ölüm haberini aldı. Bu ağır habere dayanamayan Muhammed Zeydan'ın eşi, yaşadığı derin üzüntü nedeniyle geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Savaşın getirdiği yıkım, Zeydan ailesini en hassas yerinden vurdu.
Şarapnel Delikli Tencerelerde Yeşeren Anılar
Yaşadığı çifte acıyla başa çıkmakta zorlanan Muhammed Zeydan, teselliyi toprakta ve bitkilerde buldu. Eşinden geriye kalan ve savaşın izlerini taşıyan şarapnelle delinmiş tencereleri saksı niyetine kullanan acılı baba, evinin avlusunu adeta küçük bir botanik bahçesine dönüştürdü. Zeydan; nane, patlıcan, biber, soğan, kişniş gibi sebzelerin yanı sıra incir, zeytin ağaçları ve rengarenk süs bitkileriyle yıkıntıların ortasında adeta bir vahşet karşıtı yaşam alanı kurdu.
Evinin üzerine beş katın birden çöktüğü o dehşet anlarını dün gibi hatırlayan Zeydan, enkaz altından çıkarabildikleri bazı ev eşyalarını ise hatıraların kaybolmaması için özenle saklıyor. Bahçesindeki her bir yaprağın eşi ve oğlunun ruhunu şad ettiğini belirten Zeydan, "Eşim ve oğlum bu bitkileri çok severdi. Biz de onlar için ekmeye, onları bu yeşilliklerde yaşatmaya devam ediyoruz" sözleriyle duygularını ifade ediyor.
Yıkıntıların Arasında Geleceğe Duyulan Umut
Yetiştirdiği bitkilerin kendisine psikolojik olarak çok iyi geldiğini belirten Muhammed Zeydan, toprakla uğraşmanın ruhunu dinlendirdiğini söylüyor. Savaşın gri ve karanlık yüzünü yeşilin tonlarıyla örtmeye çalışan Zeydan, "Bu ekim, şu yıkıntı görüntüsünü biraz olsun değiştiriyor. Bu yeşilliklerle insanın içi biraz açılıyor. Bazen de bu ürünlerden yiyoruz. Ama asıl amacımız sadece bu kasvetli görüntüyü değiştirmek" diyor.
Suriye'de yıllar sonra sokakların yeniden canlanması, güvenliğin tesis edilmesi ve insanların işlerine geri dönmesi Zeydan'a gelecek için büyük bir umut aşılıyor. Kendisini adeta yeniden doğmuş gibi hissettiğini dile getiren yaşlı adam, yeni neslin barış ve güven içinde, geleceğe umutla bakarak büyümesini temenni ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!