Suriye’nin Gandi’si Cevdet Said’in Torunu Hacıbayram Sürgün Yıllarını ve Vatanına Dönüşünü Anlattı
Suriyeli ünlü düşünür Cevdet Said’in torunu diş hekimi Hacıbayram, Golan Tepeleri’nden Türkiye’ye uzanan 13 yıllık göç hikayesini ve yıkılan köylerine dönüşünü anlattı.
Suriye’de patlak veren iç savaşın en derin izlerini taşıyan ailelerden biri de İslam dünyasında "Ortadoğu’nun Gandi’si" olarak anılan ünlü düşünür Cevdet Said’in ailesi oldu. Savaşın şiddetlenmesiyle birlikte Golan Tepeleri’ndeki yurtlarını terk etmek zorunda kalan aile, uzun yıllar Türkiye’de mülteci olarak yaşadı. Cevdet Said’in torunu diş hekimi Hacıbayram, 2012 yılında başlayan çetin göç yolculuğunu, dedesinin barışçıl fikir dünyasını ve yıllar sonra harabeye dönmüş köylerine yaptıkları duygusal dönüşü tüm detaylarıyla paylaştı.
Esed Rejiminin Hedefindeki Düşünür: 30 Kişilik Ailenin Kaçış Kararı
Suriye’de çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte ilk olarak Golan’daki köylerinden çıkıp Şam’a sığınan aile, buradaki baskıların artması üzerine ülkeyi tamamen terk etme kararı aldı. Hacıbayram, 2012 yılının Aralık ayında aldıkları bu hayati kararı şu sözlerle aktardı: "O dönem ailece yaklaşık 30 kişiydik. Şam’da kalamayacağımızı anladık çünkü istihbarat birimleri dedem Cevdet Said’in peşindeydi. 'Artık burada yaşayamayız' diyerek zorlu bir yolculuğa çıktık." Dedesi, annesi, kardeşleri ve dayısıyla birlikte yola koyulan Hacıbayram, devrik Esed rejiminin dedesini araması sebebiyle ana yollardan uzak, son derece tehlikeli ve çetrefilli kara yollarını kullanarak Türkiye’ye sığınabildiklerini belirtti.
Türkiye’de Yeniden Kurulan Hayat: Sığınmacılıktan Diş Hekimliğine
Türkiye’ye ulaştıklarında takvimlerin 8 Aralık 2012’yi gösterdiğini ifade eden Hacıbayram, burada tam 13 yıl boyunca yeni bir yaşam inşa ettiklerini dile getirdi. Sürgün hayatına başladığında henüz 9. sınıf öğrencisi olan Hacıbayram, Türkiye’de aldığı eğitimle diş hekimliği fakültesini kazanıp başarıyla mezun oldu. Savaşın ilk yıllarında yaşadıkları travmanın hafızasında derin izler bıraktığını vurgulayan genç diş hekimi, "Biz köyümüzden çıkarken hemen yanı başımızda insanlar can veriyordu. Bu, bir çocuğun taşıyabileceği en ağır duygulardan biriydi" diyerek o günlerin karanlık tablosunu gözler önüne serdi.
"Ortadoğu’nun Gandi’si" Cevdet Said ve Şiddetsizlik Felsefesi
Dedesinin aslen Osmanlı döneminde Golan bölgesine yerleştirilmiş Çerkez kökenli bir aileden geldiğini belirten Hacıbayram, Cevdet Said’in entelektüel kişiliğine ve yaşam tarzına dair önemli ayrıntılar paylaştı. Suriye’nin farklı şehirlerinde uzun yıllar öğretmenlik yapan ünlü düşünürün fikirleri, Esed rejimini her zaman rahatsız etmişti. Dedesinin köyünde hem arıcılık ve tarımla uğraştığını hem de insanlığa ışık tutacak eserler kaleme aldığını söyleyen Hacıbayram, "Dedem yazdığı kitaplardan asla maddi bir kazanç elde etmek istemezdi. Amacı toplumsal bir değişim rüzgarı estirmekti. Devlet bu etkiyi fark edince onu öğretmenlik mesleğinden uzaklaştırdı. Ancak o, 'Bu bir ilimdir ve yayılması gerekir' diyerek telif ücreti almayı reddetti" dedi.
Cevdet Said’in "şiddetsizlik" doktriniyle İslam dünyasında ekol haline geldiğini hatırlatan Hacıbayram, dedesinin Hz. Muhammed’in Mekke dönemindeki tebliğ metodunu referans aldığını ifade etti. Dedesinin toplumsal dönüşümün ancak bireysel değişimle mümkün olacağına inandığını belirten Hacıbayram, "Ona 'Ortadoğu’nun Gandi'si' derlerdi. Dedem her zaman 'Kimseyi ikna etmeden değiştiremezsiniz' fikrini savunurdu. Eğer bir toplumu veya devleti değiştirmek istiyorsak, bu değişimi önce kendi nefsimizden başlatmalıyız derdi" şeklinde konuştu.
Yıkıntılar Arasında Bir Dönüş: "Sanki Hiç Gitmemiş Gibi"
Yıllar süren hasretin ardından doğup büyüdüğü topraklara geri dönen Hacıbayram, karşılaştığı manzara karşısında büyük bir hüzün yaşadığını gizlemedi. Savaşın yıkıcı etkilerinin çocukluğunun geçtiği sokakları ve okulları tanınmaz hale getirdiğini söyleyen Hacıbayram, "Köye döndüğümde her yer yıkılmıştı, yaşam belirtisi yoktu ama anılar hala taptazeydi. Kendimi sanki oradan hiç ayrılmamış gibi hissettim" ifadelerini kullandı. Cevdet Said’in yıllarca emek verdiği çiftliğin ve kovanlarının bombardımanlarda yok olduğunu belirten Hacıbayram, Suriye halkının yaşadığı bu süreci büyük bir "kurtuluş savaşı" olarak nitelendirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!