Tamamlayıcı Tıpta Bütünsel Şifa Dönemi: Uzm. Dr. Yegane Koulıeva Özcan Homeopatiyi Anlattı
Medipol Mega Üniversite Hastanesi GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulıeva Özcan, tamamlayıcı tıbbın yükselen değeri homeopati hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Modern dünyada sağlıklı, dengeli ve kaliteli bir yaşam sürme arayışı her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Bu doğrultuda geleneksel tıp yöntemlerinin yanı sıra tamamlayıcı tıp uygulamalarına olan ilgi de katlanarak artıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp) Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulıeva Özcan, son dönemin en çok merak edilen tamamlayıcı tıp yöntemlerinden biri olan homeopati hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Dr. Özcan, homeopatinin bireyi yalnızca fiziksel semptomlarıyla değil; zihinsel, duygusal ve bedensel boyutuyla bir bütün olarak ele alan özel bir yaklaşım sunduğunu belirtti.
Kişiye Özel ve Bütüncül Bir Şifa Yaklaşımı
Homeopati tedavisinin temelinde, hastalıklara yüzeysel çözümler üretmek yerine kaynağına inme felsefesinin yattığını ifade eden Uzm. Dr. Yegane Koulıeva Özcan, yöntemin kişiye özel planlandığını vurguladı. Dr. Özcan, “Homeopati uygulamasında ana hedef, sadece fiziksel bazdaki belirtileri ortadan kaldırmak ya da geçici olarak baskılamak değildir. Kişinin mevcut şikâyetlerinin ortaya çıkmasında rol oynayan tüm içsel ve dışsal faktörleri derinlemesine analiz etmek, bireyi bütüncül bir bakış açısıyla ele almak esastır. Bu yöntem, vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını ve doğal yaşam enerjisini desteklemeyi hedefleyen çok özel bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır” şeklinde konuştu.

Homeopati ile Fitoterapi Arasındaki Temel Farklar
Toplumda homeopati ile bitkisel tedavi yöntemi olan fitoterapinin sıklıkla birbirine karıştırıldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Özcan, iki disiplinin birbirinden tamamen farklı kulvarlarda yer aldığını söyledi. Dr. Özcan, “Fitoterapi ve homeopati, uygulama prensipleri açısından tamamen farklı iki yöntemdir. Fitoterapide doğrudan bitkilerin kendilerinden, özlerinden ve etken maddelerinden yararlanılır. Homeopatide ise doğadaki maddelerin çok özel seyreltme ve dinamizasyon yöntemleriyle hazırlanmasıyla elde edilen ürünler kullanılır. Bu sebeple, her iki tedavi ekolünün hem etki mekanizmaları hem de klinik uygulama biçimleri birbirinden tamamen ayrışmaktadır” dedi.

Hangi Sağlık Sorunlarında Tamamlayıcı Destek Sağlıyor?
Homeopatinin pek çok kronik ve dönemsel sağlık probleminde etkin bir tamamlayıcı rol üstlenebildiğini belirten Uzm. Dr. Yegane Koulıeva Özcan, tedavinin mutlaka uzman bir hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Dr. Özcan, “Özellikle alerjik hastalıklar, egzama ve sedef gibi cilt rahatsızlıkları, migren, fibromiyalji ile bazı dirençli kronik sağlık sorunlarında homeopati, ana tedavileri destekleyici bir uygulama olarak tercih edilebiliyor. Ancak tüm bu süreçlerin, alanında uzman bir hekimin detaylı klinik değerlendirmesi ve takibiyle planlanması hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Asıl Hedef Sadece Uzun Yaşamak Değil, Kaliteli Yaş Almak
Koruyucu sağlık yaklaşımlarının modern tıp dünyasındaki önemine değinen Uzm. Dr. Özcan, tamamlayıcı tıp yöntemlerinin sadece hastalandıktan sonra başvurulacak bir çözüm yolu olmadığını belirtti. Sağlığı korumanın ve sürdürülebilir kılmanın öncelikli amaç olması gerektiğini ifade eden Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tamamlayıcı tıp uygulamalarına yalnızca bir rahatsızlık baş gösterdiğinde değil, mevcut sağlık durumunu korumak ve güçlendirmek amacıyla da başvurulabiliyor. Burada asıl vizyonumuz sadece ömrü uzatmak değil; yaşam kalitesini en üst seviyede tutarak, sağlıklı, zinde ve huzurlu bir şekilde yaş almayı başarmaktır.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!