Trump ABD-İran Savaşının Bitiş Tarihini Açıkladı: Ara Seçimlerden Sonra Çatışma Sona Erecek
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile süregelen gerilimin ara seçimlerin ardından son bulacağını belirterek Tahran'ın nükleer planlarına geçit vermeyeceklerini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Dallas kentinde gerçekleştirilen Cumhuriyetçi ara seçim kongresi öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak küresel gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Washington ile Tahran arasındaki askeri ve siyasi gerilime değinen Trump, İran hükümetinin mevcut ABD yönetiminin siyasi hedeflerini sabote etmek amacıyla süreci kasıtlı olarak uzattığını ileri sürdü. Trump, Beyaz Saray'ın Tahran'ın nükleer hedeflerini engelleme konusundaki kararlılığının ise sarsılmaz olduğunu dile getirdi.

Trump'tan Seçim Sonrası İçin Kesin Tarih: "Daha Fazla Dayanamazlar"
İran'ın derin bir ekonomik krizle boğuştuğunu ve bu durumun sürdürülebilir olmadığını savunan Trump, çatışmaların ara seçimlerin hemen ardından kesin olarak sona ereceğinin sözünü verdi. Tahran yönetiminin Amerikan iç siyasetine müdahale etmeye çalıştığını iddia eden Trump, "Daha fazla dayanamazlar. Seçimleri etkilemeye çalışıyorlar ki, oraya zayıf bir grup insan getirebileyim. Sonra onları kendi hallerine bırakalım ve nükleer silahlarını kullanmalarına izin verelim diye düşünüyorlar" ifadelerini kullandı. ABD merkezli ünlü TIME dergisinin haberine göre de İranlı yetkililer, ABD iç siyasetini manipüle ederek zayıf bir yönetim profili oluşturmayı amaçlıyor. Ancak Trump, bu stratejinin kesinlikle başarısız olacağını vurguladı. Ayrıca seçimlerin ardından benzin fiyatlarında ciddi bir düşüş yaşanacağını belirten ABD Başkanı, İran'ın savaşı sonlandırma yönündeki adımlarının küresel enerji maliyetlerini de aşağı çekeceğini savundu.
Hürmüz Boğazı'nda Kritik Güç Savaşı
Çatışma sürecinin başlangıcından bu yana İran'ın Hürmüz Boğazı'nı küresel bir baskı aracı olarak kullanması, dünya enerji piyasalarında büyük bir dalgalanmaya yol açtı. 28 Şubat tarihinde gerçekleşen saldırılara misilleme olarak boğazı askerileştiren Tahran yönetimi, ticari gemilere yönelik müdahaleleriyle Washington üzerindeki baskıyı artırmayı hedefliyor. ABD yönetimi ise bu hamlelere karşı sessiz kalmayarak, İran'ı ekonomik olarak tamamen kuşatmayı amaçlayan liman ablukaları ve ikincil yaptırımları içeren kapsamlı bir ambargo stratejisini devreye soktu.

Müzakere Masası Rafta: Öncelik Nükleer Tehdidi Durdurmak
Ekonomik yaptırımların İran üzerinde ağır tahribatlar yarattığı gözlemlense de istihbarat birimlerinin hazırladığı raporlar, Tahran'ın uzun vadeli bir yıpratma savaşına hazırlıklı olduğuna işaret ediyor. Trump, mevcut konjonktürde bir anlaşma arayışında olmadıklarını belirterek, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Bir müzakere mümkün olabilir, ancak şu anda üzerinde durduğumuz bir konu değil" dedi. Askeri müdahalenin temel amacının nükleer tehdidi tamamen ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Trump, bu durumu Amerikan kamuoyuna anlatmanın son derece kolay olduğunu savundu. Trump, "Bence bunu Amerika'ya açıklamak çok kolay, tek yapmanız gereken 'İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verecek misiniz?' diye sormak ve cevabın hayır olması" şeklinde konuştu.
Amerikan Kamuoyu İran'la Savaş İstemiyor
Siyasi liderlerin sert söylemlerine karşın, Amerikan halkının askeri operasyonlara olan desteğinin günden güne eridiği görülüyor. Toplumda savaşa karşı ciddi bir bıkkınlık hakim. Ağustos ayının son günlerinde gerçekleştirilen Reuters/Ipsos anketine göre, Amerikalıların yalnızca %31'i ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırılarını desteklerken, %63'ü bu müdahaleye açıkça karşı çıkıyor. Ankete katılan vatandaşların %83'ü ise ABD'nin İran'daki askeri varlığının çok uzun bir süreye yayılacağını tahmin ediyor. Öte yandan Amerikan halkının büyük bir çoğunluğu, çatışmaların tetiklediği ekonomik istikrarsızlığın hane halkı bütçesine hayat pahalılığı olarak yansımasından derin endişe duyuyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!