Kısaca
- Büyükelçi Perdue, Trump'ın Beyaz Saray'da görüştüğü Çin lideri Şi'ye ABD üretimi silah satın almak isteyip istemediklerini sorduğunu açıkladı.
- Büyükelçi Perdue, Fox News kanalına verdiği röportajda, Trump'ın Şi ile gerçekleştirdiği zirvede silah satışını gündeme getirdiğini belirtti.
- Perdue, Trump'ın bu sorusuna rağmen ABD'nin Tayvan'a yönelik tutumunda herhangi bir değişiklik yaşanmadığına dikkat çekti.
ABD'nin Pekin Büyükelçisi Perdue, ABD Başkanı Donald Trump'ın 24 Eylül'de Beyaz Saray'da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmede, Çin'e ABD üretimi silah satma konusunu gündeme getirerek silah satın almak isteyip istemediklerini sorduğunu açıkladı.
Büyükelçi Perdue, Fox News kanalına verdiği röportajda, Trump'ın Şi ile gerçekleştirdiği zirvede silah satışını gündeme getirdiğini belirtti. Perdue, Trump'ın bu sorusuna rağmen ABD'nin Tayvan'a yönelik tutumunda herhangi bir değişiklik yaşanmadığına dikkat çekti. Perdue, görüşmedeki diyalogla ilgili olarak, "Trump şunu söylemeye devam ediyor, 'dünyanın dört bir yanındaki başka ülkelere de silah satıyoruz.' Hatta bir noktada Başkan Şi'ye kendilerinin de satın almak isteyip istemeyeceklerini sormuştu." ifadelerini kullandı.
Çin'in Tayvan Konusundaki Tutumu ve Çağrısı
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamaya göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan konusundaki ülkesinin tutumunu yineleyerek bu sorunun ulusal birliği ve toprak bütünlüğünü ilgilendirdiğini dile getirdi. Şi, Washington yönetimine, "Tayvan'ın bağımsızlığı" konusunda doğru duruşa sahip olma, Çin-ABD stratejik işbirliği ve ikili ilişkilerin gelişiminin temelini koruma çağrısında bulundu.
Tayvan ve Çin Arasındaki Egemenlik İhtilafı
Çin'in kendi topraklarının bir parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949 yılından bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasında iç savaşın ardından ortaya çıkan ayrılık ve egemenlik ihtilafı halen sürüyor. Pekin yönetimi, "tek Çin" ilkesini vurgulayarak Tayvan'ın diplomatik ilişkiler kurmasına, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor ve kendisini tanıyan ülkelerin Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmesini şart koşuyor.
Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskısını artıran Pekin yönetimi, Ada'nın ana kara ile yeniden birleşmesi için güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor. Tayvan'ın da buna karşılık son yıllarda askeri harcamalarını artırdığı, ABD'den satın aldığı yeni silah sistemleriyle savunma kapasitesini güçlendirmeye çalıştığı gözleniyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!