Trump'ın Hedef Gösterdiği Kazma Dağı: İran'ın Yerin 100 Metre Altındaki Nükleer Kalesi mi?
ABD Başkanı Trump'ın saldırı tehdidiyle gündeme gelen Kazma Dağı, yerin 100 metre altındaki sığınaklarıyla İran'ın nükleer programının yeni kalesi mi?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın nükleer altyapısına yönelik "yakında" çok ağır bir askeri harekat düzenleyeceklerini açıklaması, küresel diplomaside kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. Bu tehditkar açıklamaların ardından tüm gözler, İran'ın uranyum stoklarının kritik bir kısmını ve gelişmiş santrifüjlerini taşıdığı öne sürülen gizemli Kazma Dağı'na çevrildi. Tahran yönetimi ise olası bir operasyona en sert tondan karşılık vereceğini ilan etti.
Trump ve İran Arasında Yeni Gerilim: Kazma Dağı Neden Hedefte?
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın yer altı nükleer tesislerine ev sahipliği yaptığı belirtilen Kazma Dağı'na yönelik askeri müdahale sinyali vermesi, Orta Doğu'da tansiyonu zirveye çıkardı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Karargahı, ABD'nin bu tehditlerine vakit kaybetmeden yanıt verdi. Yapılan resmi açıklamada, nükleer veya diğer stratejik tesislere yapılacak herhangi bir saldırının İran tarafından doğrudan "savaşın genişlemesi" olarak kabul edileceği vurgulandı. Tahran, böyle bir senaryoda sadece ABD'yi değil, Washington'ın bölgedeki tüm müttefiklerini ve destekçilerini de hedef alacağını belirterek, "Böyle bir saldırı durumunda ABD'nin yanı sıra müttefiklerinin ve destekçilerinin tüm varlıkları, İran'ın güçlü bir saldırısının hedefi haline gelecektir" uyarısında bulundu.

Yerin 100 Metre Altındaki Sır: Kuh-e Kolang Gaz La
İran'da yerel adıyla "Kuh-e Kolang Gaz La" olarak bilinen Kazma Dağı, stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Daha önce ABD ve İsrail hava saldırılarının hedefi olan ünlü Natanz Nükleer Tesisi'ne sadece 2 kilometre mesafede bulunan bu dağ, adeta bir yer altı kalesi işlevi görüyor. Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) tarafından hazırlanan raporlar, nükleer tesisin dağın en az 100 metre derinliğinde, yer altına gömülü şekilde inşa edildiğini ortaya koyuyor. İran, 2020 yılında yapımına başladığı bu gizemli kompleksi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) "nükleer yakıt üreten santrifüjlerin montajı için kullanılacak bir tesis" olarak bildirmişti.
Kamuya açık herhangi bir mimari planı bulunmayan tesis hakkındaki tüm bilgiler, uzmanların uydu görüntüleri üzerinde yaptığı detaylı analizlere dayanıyor. ISIS'in güncel raporlarına göre, uydu analizleri bölgede çok sayıda tünel kompleksini, geniş bir askeri güvenlik çemberini ve hava bombardımanlarına karşı betonla güçlendirilmiş devasa giriş kapılarını gözler önüne seriyor. Son dönemde olası saldırılara karşı önlem olarak, doğu tünel girişlerinden ikisinin araç geçişini engellemek amacıyla beton dökülerek ve toprakla doldurularak tahkim edildiği, ancak tamamen kapatılmadığı gözlendi. Henüz tam kapasiteyle faaliyete geçmediği düşünülen tesisteki inşaat çalışmalarının, özellikle ABD ve İsrail'in Haziran 2025 tarihinde gerçekleştirdiği geniş çaplı hava saldırılarının ardından son bir yılda büyük bir hız kazandığı tahmin ediliyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) uzmanlarına göre, Kazma Dağı'ndaki bu olağanüstü hareketliliğin arkasında üç temel senaryo yatıyor: İran, resmi olarak bildirdiği gibi burada yeni nesil santrifüjler üretiyor olabilir; saldırılarda hasar gören diğer tesislerdeki operasyonları buraya taşıyarak kapasite artırımına gidiyor olabilir ya da nükleer silah üretiminin en kritik aşaması olan uranyumu zenginleştirmek amacıyla tamamen gizli bir tesis inşa ediyor olabilir.

Uranyum Stokları ve Gelişmiş Santrifüjler Güvende mi?
İstihbarat raporları, Kazma Dağı'nın sadece bir inşaat alanı olmadığını, halihazırda kritik nükleer malzemelere ev sahipliği yaptığını öne sürüyor. ABD merkezli yayın kuruluşu CNN International'a konuşan üst düzey bir İsrailli kaynak, İsrail istihbaratının çok çarpıcı bir tespitte bulunduğunu aktardı. Buna göre İran, Haziran 2025'teki büyük askeri harekatın ardından, elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun önemli bir kısmını ve en gelişmiş zenginleştirme santrifüjlerini Kazma Dağı'ndaki bu güvenli yer altı sığınaklarına nakletti.
Hatırlanacağı üzere, 12 gün süren o yoğun savaş döneminde İsrail ordusu; İran'ın en hayati üç nükleer tesisi olan Natanz, İsfahan ve Fordow'u ağır bombardıman altında tutmuş ve nükleer AR-GE programının öncüsü olan çok sayıda üst düzey bilim insanına suikast düzenlemişti. Ardından savaşa dahil olan ABD ise sığınak delici ağır bombalarla aynı hedefleri vurmuş, dönemin Başkanı Trump bu operasyonla İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen "yok edildiğini" öne sürmüştü. Ancak bu süreçte ne ABD ne de İsrail, Kazma Dağı'na yönelik bir askeri müdahalede bulunmadı. Sonrasında yayınlanan ABD ve Birleşmiş Milletler (BM) istihbarat raporları, İran'ın nükleer programının bazı bileşenlerinin zarar görse de ana yapısının korunduğunu doğruladı. O tarihten bu yana her iki ülkenin de birincil hedefi, İran'ın elinde bulundurduğu yaklaşık 450 kilogramlık yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğunu ele geçirmek ya da tamamen imha etmek üzerine kuruldu. Öte yandan, Temmuz ayı başlarında Tahran'daki üst düzey bir güvenlik yetkilisi, Kazma Dağı'nda nükleer faaliyet yürütüldüğüne dair tüm iddiaları kesin bir dille yalanlayarak bu iddiaların "asılsız" olduğunu savunmuştu.
Sığınak Delici Bombalar Kazma Dağı'nı Vurabilir mi?
Askeri uzmanlar, yerin metrelerce altında konumlanan bu devasa kompleksi hava saldırılarıyla yok etmenin teknik açıdan neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. Kazma Dağı'ndaki tesisin, ABD ordusunun cephaneliğindeki en güçlü sığınak delici bombaların (bunker buster) dahi ulaşamayacağı bir derinlikte inşa edildiği değerlendiriliyor. Bölgeye ait en son uydu fotoğraflarını inceleyen Dış Politika Araştırma Enstitüsü uzmanı Sam Lair, Reuters'a yaptığı değerlendirmede tünel girişlerindeki güçlendirme çalışmalarına dikkat çekti. Lair, tünel ağızlarının beton ve toprakla tahkim edilmesinin, sığınak delici mühimmatlar kullanarak yapılacak olası bir hassas bombardımanın etkisini sıfıra indireceğini ve hedef almayı son derece zorlaştıracağını ifade etti.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!