Trump'ın Sırdaşı Natalie Harp'ın Sızdırılan Mektupları Gündeme Bomba Gibi Düştü: "Bana Küfredebilirsin"
Donald Trump'ın en yakınındaki isimlerden Natalie Harp'ın sızdırılan mektupları, asistanın eski başkana olan sıra dışı bağlılığını ve aralarındaki ilişkiyi gözler önüne serdi.
Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı Donald Trump'ın en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan 35 yaşındaki özel asistanı Natalie Harp'ın kaleme aldığı iki özel mektup ilk kez gün yüzüne çıktı. Trump'ın kampanya ekibi tarafından sızdırılan ve Amerikan medyasının önde gelen platformlarından The Daily Beast tarafından yayımlanan mektuplar, Harp'ın Trump'a olan derin bağlılığını ve aralarındaki sıra dışı iş ilişkisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Harp'ın mektuplarında yer verdiği "Bu hayattaki koruyucum ve muhafızım olduğun için teşekkür ederim" ve "Sen benim için her şeyden önemlisin" şeklindeki ifadeler, ABD siyaset kulislerinde büyük yankı uyandırdı. Genç asistanın mektuplarını "tüm kalbimle" ve "daima" kelimeleriyle imzalaması dikkat çekti.
"İnsan Yazıcı" Lakaplı Asistanın Yoğun Çalışma Temposu ve Kıskançlık İtirafı
Sızdırılan mektupların ilkinde Natalie Harp, Donald Trump ile olan ilişkisinin sadece profesyonel sınırlar içinde kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Trump'a "Seni asla hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum" diye seslenen Harp, eski başkanla geçmişte olduğu gibi iş dışı konularda da sohbet edebilmeyi özlediğini belirtiyor. Çalışma hayatının getirdiği ağır yükün kendisini adeta tükenme noktasına getirdiğini vurgulayan genç asistan, Trump'ın çevresinde bulunan ve tek görevleri onunla sadece sohbet edip hoş görünmek olan diğer kadınları kıskandığını gizlemiyor. Harp, mektubunda bu duruma açıkça atıfta bulunarak "Ben o işi istiyorum!" ifadesini kullanıyor.

Donald Trump'ın ekibi içerisinde, başkana sürekli olarak olumlu haberleri ve raporları sunması nedeniyle "Human Printer (İnsan Yazıcı)" lakabıyla anılan Harp, katıldığı bir golf seyahatinde bu yoğun tempo ve görevden uzak kalmanın kendisine zihinsel olarak çok iyi geldiğini de itiraf ediyor. Ancak aynı seyahatte yaşanan bazı aksaklıklar nedeniyle Trump'tan özür dilemeyi de ihmal etmiyor. Gümrük kontrolü sırasında pasaportu yanında olmadan bir araçta tek başına kalması üzerine büyük bir panik yaşadığını anlatan Harp, bu acil durumda doğrudan Trump'ı aramak yerine Gizli Servis yetkililerine ulaşması gerektiğini kabul ederek hatasını üstleniyor.
"Size Neşe Dışında Bir Şey Getirmek İstemiyorum"
Trump'a hitaben yazdığı satırlarda ona olan minnetini "Bu hayattaki koruyucum ve muhafızım olduğun için teşekkür ederim" sözleriyle ifade eden Natalie Harp, yaşadığı psikolojik ve fiziksel yıpranmayı da açıkça paylaşıyor. Aramalarındaki uyumun bozulmasından endişe ettiğini belirten asistan, mektubunda şu sarsıcı ifadelere yer veriyor:
"Aramızdaki her şeyin her zaman yolunda olmasını istiyorum. Ayrıca tüm hafta boyunca dikkatimin dağıldığını da biliyorum (Günler boyunca yemek yemeyi unuttum, hatta uyumayı bile unuttum ve sadece birkaç saat uyuyabildim.) Bir süredir kendimde değildim. Başkalarının ne düşündüğünü önemsediğimden değil, sizin gözünüzde kendimi aşağılanmış hissetmemden. Gördüğünüz bu şey korku, çünkü size asla neşe dışında bir şey getirmek istemiyorum."

"Bana Küfretme Hakkına Sahipsiniz" ve Güvenlik Soruşturması Krizi
Sızdırılan ikinci mektup ise Natalie Harp'ın Trump'ın eleştirilerine ne kadar açık olduğunu ve onun onayını alma arzusunu daha da netleştiriyor. Trump'tan kendisini sert bir şekilde eleştirmesini talep eden Harp, mektubunda sınırları zorlayan şu cümleleri kuruyor: "Başarısız olduğumda bana söyler misin? Gerekirse ve hak ediyorsam, bana küfretme hakkına tamamen sahipsiniz çünkü beni benden daha iyi tanıyan veya benimle daha çok ilgilenen kimse yok."
Son dönemde Donald Trump üzerindeki nüfuzunu iyice artırdığı konuşulan Natalie Harp'ın, yabancı devlet liderlerinin dahi Trump'a ulaşmak için bir köprü olarak kullandığı bir isim haline geldiği iddia ediliyor. Bu güçlü konumuna rağmen, Harp'ın yaklaşık bir yıl boyunca resmi güvenlik soruşturmasından geçmeyi reddettiğinin ortaya çıkması, Washington'daki güvenlik ve diplomasi çevrelerinde tartışmaları ve soru işaretlerini daha da büyüterek gündemin üst sıralarına taşıdı.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!