Türk Boy Damgaları Safranbolu'da Tarihi Capcanlı Yaşatıyor
Koleksiyoner Mustafa Gezici’nin kırk yıllık emeğiyle topladığı Türk boy damgaları, Safranbolu'da düzenlenen sergide meraklılarıyla buluştu.
Safranbolu'nun UNESCO Yıl Dönümü Etkinlikleri Başladı
Karabük'ün tarih kokan ilçesi Safranbolu, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 31. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyor. Bu özel günü şereflendiren etkinlikler arasında Tarihi Safranbolu Sempozyumu da yer alıyor. Program boyunca, Safranbolu'nun dünya kültür mirası olarak önemini vurgulayan konuşmalar yapıldı. Bu anlamlı kutlamaların bir parçası olarak, Türk kültür ve tarihine ışık tutan bir sergi de meraklısıyla buluştu.Mustafa Gezici'nin 40 Yıllık Birikimi: Türk Boy Damgaları
Emekli öğretmen ve koleksiyoner Mustafa Gezici, 40 yıllık özverili bir çalışmanın sonucu olan 90 Türk boyu damgasının 39'unu Safranbolu’daki sergiye taşıdı. "Türk Dilinin Sessiz Tanıkları: Türk Boy Damgaları" adıyla düzenlenen bu sergi, ziyaretçilerine unutulmaz bir kültürel deneyim sunuyor. Sergi, sadece Safranbolu’nun tarihi kimliğine katkıda bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk boylarının tarihsel izlerini gözler önüne seriyor.Damgalar: Tarihin Sessiz Tanıkları
Gezici, sergide yaptığı açıklamalarla bu tarihi damgaların önemine işaret etti.Anadolu’daki köy hayvancılığının azalması ve büyük çiftliklere geçilmesi ile bu damgaların kullanılmaz hale geldiğini belirten Gezici, bu damgaların 50 yıldır unutulmuş "sessiz tanıklar" olduğunu ifade etti.
Gezici, aynı zamanda bu damgaların Türk tarihinin derinliklerine ışık tuttuğunu ve Türklerin 1071'den önce Anadolu’ya yerleştiğinin belgeleri olduğunu dile getirdi.
Damgaların Toplanma Süreci
Türk boy damgalarını toplamanın uzun ve zahmetli bir süreç olduğunu belirten Gezici, yılda ancak 4 tane damga bulabildiklerini paylaştı.Bu süreçte Kastamonu, Yozgat, Kayseri, Erzurum, Elazığ ve Erzincan gibi illerden parçalar topladığını anlatan Gezici, ayrıca Moğolistan’dan da damgalar elde ettiklerini belirtti. Moğolistan'dan gelen damgaların karşılaştırma açısından önemli bir kaynak olduğunu vurguladı.
Tarihin İlk Kulak Küpesi Mucidi: Türkler
Gezici, Türklerin hayvan damgalarını ilk kullanan topluluklardan biri olduğunu ifade etti. Büyükbaş hayvanların butlarına, küçükbaş hayvanların ise kulaklarına vurulan bu damgalar, hayvanların sahibini belli ediyordu.Türklerin, hayvan sahipliğini belirlemek için kulak küpesinin ilk mucitlerinden olduğunu belirten Gezici, her boyun ve hatta iki kardeş boyun damgalarının farklı olduğunu söyledi. .
Kaynak: IHA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!