Türkiye, Avrupa'da Rüzgar Enerjisi Kurulumunda İkinci Sıraya Yükseldi
Türkiye, 2025'te Avrupa'da en fazla rüzgar enerjisi kuran ikinci ülke oldu. Avrupa'nın toplam kapasitesi 304 gigavata ulaştı.
Ankara
WindEurope'un yayımladığı "Avrupa'da Rüzgar Enerjisi: 2025 Raporu ve 2026-2030 Öngörüleri" adlı çalışmaya göre, Avrupa'da geçtiğimiz yıl toplamda 19 bin 100 megavatlık yeni rüzgar enerjisi kapasitesi hayata geçirildi.
Bu kapasitenin yüzde 90'lık bölümü karasal rüzgar enerjisi santralleri tarafından sağlandı. Bir yıl içinde kurulan 17,2 gigavatlık karasal rüzgar kapasitesi yeni bir rekor olarak kaydedildi.
Rapor, 2025 yılının sonunda Avrupa'nın toplam rüzgar enerjisi kapasitesinin 304 gigavata ulaştığını ortaya koyuyor. Bu kapasitenin 265 gigavatı karasal santrallerden, 39 gigavatı ise deniz üstü rüzgar santrallerinden oluşuyor.
En fazla rüzgar enerjisi kurulumunu gerçekleştiren ülke Almanya oldu. Almanya'da 5 bin 232 megavatı karasal ve 503 megavatı deniz üstü olmak üzere toplamda 5 bin 735 megavat kapasite devreye sokuldu.
Türkiye, Almanya'nın ardından 2 bin 142 megavat kapasiteyle ikinci sırada yer aldı. İsveç 1767 megavat, İspanya 1563 megavat, Fransa 1414 megavat ve Birleşik Krallık 1250 megavat yeni kapasite ekledi.
Bu veriler ışığında Türkiye, geçen yıl Avrupa'da en fazla rüzgar enerjisi kuran ikinci ülke unvanını elde etti.
Danimarka, elektrik üretiminde yüzde 50'lik payla rüzgar enerjisini en fazla kullanan ülke konumunda. Onu yüzde 33 kullanım oranlarıyla Litvanya ve İrlanda takip ediyor.
Geçen yıl yeni rüzgar enerjisi projeleri için toplam 45 milyar avroluk yatırım yapıldı ve bu yatırımların 21 gigavatlık yeni kapasiteyi desteklemesi bekleniyor.
İzin Süreçleri ve Altyapı Sorunları Rüzgar Enerjisinin Gelişimini Zorlaştırıyor
Raporda, Almanya hariç çoğu Avrupa ülkesinde rüzgar enerjisi yatırımlarının önündeki en büyük engelin izin süreçleri olduğu belirtildi.
Almanya'da bu izin süreleri 17 aya indirilirken, 2025 yılında karasal rüzgar enerjisi kapasitesine 20,8 gigavatlık izin verilerek rekor kırıldı.
Elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesinin rüzgar enerjisinin yaygınlaştırılması açısından büyük önem taşıdığı da raporda vurgulandı.
Bu kapsamda, hükümetlerin şebeke yatırımlarını hızlandırması ve bağlantılarda "ilk hazır olan, hizmet alır" yaklaşımını benimsemesi gerektiği ifade edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!