Kısaca
- Türkiye, yer kabuğu ısısından enerji üretmek amacıyla Manisa'da ilk sondajı gerçekleştirdi.
- Enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda, yer kabuğu ısısından enerji üretilmesini sağlayan AGS Kapalı Sistem Jeotermal teknolojisi Türkiye'de uygulamaya konuldu.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve TÜBİTAK destekli proje kapsamında, Manisa'nın Salihli ilçesi Acıdere mevkiinde ilk sondaj çalışması gerçekleştirildi.
Enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda, yer kabuğu ısısından enerji üretilmesini sağlayan AGS Kapalı Sistem Jeotermal teknolojisi Türkiye'de uygulamaya konuldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve TÜBİTAK destekli proje kapsamında, Manisa'nın Salihli ilçesi Acıdere mevkiinde ilk sondaj çalışması gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Arı Teknokent bünyesindeki Anadolu İnovasyon tarafından yürütülen çalışma, klasik jeotermal yöntemlerden farklı olarak yer altındaki sıcak kayaçlardan ısı transferi yapılmasına dayanıyor.
Manisa Salihli'de gerçekleştirilen sondaj çalışması nasıl yürütülüyor?
Manisa Salihli Acıdere mevkiinde 3 bin metre derinliğe inilerek gerçekleştirilen sondajda, 245 santigrat derece ısıya ulaşıldı. 25 santimetre genişliğindeki borularla yürütülen sistem, yerin altındaki ısıyı yeryüzüne çıkararak elektrik üretimi veya seracılık faaliyetlerinde kullanılmasını sağlıyor. Klasik jeotermalden ayrılan en önemli özellik ise herhangi bir sıcak su kaynağına ihtiyaç duyulmaması ve sistemin kapalı devre çalışmasıdır.
AGS Kapalı Sistem Jeotermal teknolojisi nasıl çalışıyor?
Sistem, yeryüzünden gönderilen özel termal sıvıların, yerin kilometrelerce altındaki sıcak kayaç katmanlarına döşenen sızdırmaz borulardan geçirilmesi prensibiyle işliyor. Kayaçtaki ısı, iletim yoluyla boru içerisindeki akışkana aktarılıyor ve yüksek sıcaklığa ulaşan akışkan yüzeye çıkarılarak türbinleri döndürmek suretiyle elektrik üretimi sağlıyor. Anadolu İnovasyon kurucu ortağı Ahmet Tahir Kalkışım, bu yöntemde yeraltından akışkan çekilmediği veya çatlatma yapılmadığı için depremsellik riski bulunmadığını belirtti.
Türkiye'nin Batı Anadolu, İç Anadolu, Orta Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşan yer kabuğu ısısı potansiyeli, toplamda 192 bin megavatlık bir kapasiteye işaret ediyor. MTA ve TÜBİTAK öncülüğünde yürütülen bu teknoloji ile 215 milyar dolar değerinde bir enerji kaynağının ekonomiye kazandırılması ve ülkenin enerji ithalatındaki dışa bağımlılığının azaltılması amaçlanıyor.
Proje süreci, MTA'nın teknik desteği ve TÜBİTAK'ın AR-GE katkılarıyla devam etmektedir. Yerli teknolojiyle geliştirilen bu sistemin yaygınlaştırılması için çalışmalar sürerken, elde edilen veriler Türkiye'nin enerji arz güvenliği stratejileri kapsamında değerlendirilmektedir. İlgili kurumlar, projenin ticari ölçekte enerji üretimine geçişi için teknik ve idari süreçleri takip etmektedir.
Çıkarılacak sonuç
Türkiye'nin yer kabuğu ısısı potansiyelinin, nükleer enerji kapasitesinin çok üzerinde olduğu ve doğru teknolojiyle kullanıldığında ülkenin elektrik ihtiyacının tamamını karşılayabilecek bir kapasiteye sahip olduğu görülmektedir. Yeraltındaki bu ısıl değerin, dışa bağımlılığı sona erdirebilecek stratejik bir rezerv olduğu anlaşılmaktadır.
Geleneksel enerji kaynaklarına kıyasla 7/24 kesintisiz üretim imkanı sunan bu jeotermal yöntem, Türkiye'nin enerji portföyünü çeşitlendirme noktasında kritik bir rol oynamaktadır. Teknolojinin yerli imkanlarla geliştirilmesi ve ihraç edilebilir bir seviyeye gelmesi, ülkenin enerji teknolojileri pazarındaki rekabet gücünü artırabilir.
Muhtemel etkiler
Projenin yaygınlaşması, Türkiye'nin enerji ithalatı faturasını düşürerek cari açığın kapatılmasına önemli bir katkı sağlayabilir. Özellikle sanayi bölgelerinde ve seracılık faaliyetlerinde maliyetlerin aşağı çekilmesi, yerel üreticilerin rekabet gücünü artırabilir ve enerji fiyatlarında uzun vadeli bir istikrar beklentisi oluşturabilir.
Yenilenebilir enerji sektöründe yeni istihdam alanlarının doğması ve yerli teknoloji firmalarının dünya pazarında daha fazla söz sahibi olması muhtemeldir. Ayrıca, çevreci bir enerji üretim yöntemi olması nedeniyle karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik ulusal hedeflere ulaşılmasında da etkili olabilir.
Kaynak: Haber7
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!