Türkiye'nin Enerji Dönüşümünde Dev Adım: Elektrik Kurulu Gücündeki Artışın Yüzde 88'i Yenilenebilir Kaynaklardan
Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 2026'nın ilk yarısında 126 bin 113 megavata ulaşırken, kapasite artışının yüzde 88'ini yeşil enerji kaynakları sırtladı.
Türkiye, enerji sepetinde yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırma noktasında tarihi bir dönemden geçiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 2025 ve 2026 yıllarının ocak-haziran dönemlerini kapsayan "Elektrik Piyasası Sektör Raporları" üzerinden yapılan hesaplamalar, ülkenin temiz enerji dönüşümündeki kararlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye'nin hem lisanslı hem de lisanssız santralleri barındıran toplam elektrik kurulu gücü, 2025 yılının ilk yarısı sonunda 119 bin 740 megavat düzeyindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 126 bin 113 megavata ulaştı.
Bu iki dönem kıyaslandığında, Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücünde net 6 bin 373 megavatlık bir kapasite artışı yaşandı. Bu büyümenin aslan payını ise yeşil enerji yatırımları aldı. Söz konusu artışın tam 5 bin 613 megavatlık bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi. Böylece yenilenebilir enerji kurulu gücü 73 bin 195 megavattan 78 bin 808 megavata yükselirken, bu kaynakların toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 61,1'den yüzde 62,5'e ulaştı.
Güneş ve Rüzgar Enerjisi Kapasite Artışının Lokomotifi Oldu
Türkiye'nin temiz enerji alanındaki kapasite gelişiminde özellikle rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları başı çekiyor. Lisanslı ve lisanssız tüm tesisler dahil edildiğinde, güneş enerjisi kurulu gücü son bir yıllık süreçte 23 bin 573 megavattan 27 bin 210 megavata fırlayarak net 3 bin 637 megavatlık bir artış gösterdi.
Aynı dönemde rüzgar enerjisi kurulu gücü de durmaksızın yükselişini sürdürdü. Rüzgar enerjisi kapasitesi 13 bin 476 megavattan 15 bin 281 megavata yükselerek yaklaşık 1805 megavatlık bir büyüme kaydetti. Güneş ve rüzgarda yaşanan toplam 5 bin 442 megavatlık kapasite artışı, yenilenebilir enerji alanındaki yıllık büyümenin yüzde 97'sini oluştururken, Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücündeki net artışın da yüzde 85,4'üne karşılık geldi.
Güneş enerjisinde yaşanan bu büyük sıçrama, Türkiye'nin kaynak bazlı kurulu güç sıralamasını da değiştirdi. Güneş enerjisi, hidroelektrik santrallerinin ardından Türkiye'nin ikinci büyük güç kaynağı konumuna yerleşti. Haziran 2026 sonu itibarıyla Türkiye'nin hidroelektrik kurulu gücü 32,3 gigavat, güneş enerjisi gücü 27,2 gigavat ve rüzgar enerjisi kapasitesi 15,3 gigavat seviyesinde gerçekleşti. Diğer temiz kaynaklardan biyokütle kurulu gücü 2,2 gigavat, jeotermal enerji ise 1,8 gigavat seviyesinde kayıtlara geçti. Hidroelektrik, rüzgar ve güneşin birleşik gücü ise 74,8 gigavata ulaşarak toplam elektrik kapasitesinin yüzde 59'unu oluşturdu.
Üretimde Temiz Enerjinin Payı Yüzde 61,5 Seviyesine Yükseldi
Kurulu güçte elde edilen bu devasa büyüme, elektrik üretim miktarlarına ve kaynak dağılımına da doğrudan yansıdı. Türkiye'de lisanslı ve lisanssız tüm tesislerden elde edilen toplam elektrik üretimi, 2025'in ilk yarısındaki 171,3 teravatsaat seviyesinden 2026'nın aynı döneminde 174,8 teravatsaate yükseldi.
Yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik üretimi ise çok daha keskin bir ivme yakaladı. Hidroelektrik, rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal tesislerin toplam üretimi, 2025'in ilk 6 ayındaki 81,3 teravatsaat düzeyinden 2026'nın ilk yarısında 107,5 teravatsaate ulaştı. Bu durum, yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32,3 oranında arttığını gösteriyor. Böylece temiz kaynakların toplam üretimdeki payı yüzde 47,4'ten yüzde 61,5'e fırladı. Diğer bir ifadeyle, 2026'nın ilk yarısında Türkiye'de üretilen her 10 birim elektriğin 6'dan fazlası doğa dostu kaynaklardan elde edildi.
Yenilenebilir kaynaklı üretimdeki bu rekor artışa en büyük katkıyı barajlar ve akarsu santralleri verdi. Hidroelektrik santrallerinin üretimi, yağışların da olumlu etkisiyle geçen yılın ilk yarısındaki 33,9 teravatsaatten yaklaşık 57 teravatsaate yükselerek yüzde 67,9 oranında artış gösterdi. Hidroelektriğin toplam elektrik üretimindeki payı ise yüzde 32,6 olarak gerçekleşti. Rüzgar enerjisinden elektrik üretimi 18,8 teravatsaatten 21,5 teravatsaate yükselerek yüzde 14,2'lik bir artış yakaladı ve toplam üretimde yüzde 12,3 pay aldı. Güneş enerjisinden elde edilen toplam elektrik üretimi ise 17,6 teravatsaatten 18,3 teravatsaate ulaşarak toplam üretimin yüzde 10,5'ini sırtladı.
Lisanssız Güç Sınırları Zorluyor: Net İhracatta Büyük Artış
Türkiye'nin enerji dönüşümündeki en dinamik alanlardan biri olan lisanssız elektrik üretimi de büyümesini sürdürüyor. Özellikle çatı üstü güneş projeleri ve sanayi tesislerinin öz tüketim yatırımlarıyla desteklenen lisanssız elektrik kurulu gücü, Haziran 2025'teki 21 bin 947 megavat seviyesinden Haziran 2026'da 25 bin 239 megavata ulaştı. Lisanssız kapasite bir yılda yaklaşık 3 bin 292 megavat artarak yüzde 15 oranında büyüdü. Bu kapasitenin 24 bin 399 megavatlık ezici çoğunluğunu güneş enerjisi oluştururken, güneşin lisanssız kurulu güçteki payı yüzde 96,7 olarak hesaplandı.
Lisanssız tesislerin üretime katkısı da yükseliş trendini koruyor. Brüt lisanssız elektrik üretimi, 2025'in ilk yarısındaki 13,8 teravatsaat seviyesinden 2026'nın aynı döneminde 14,6 teravatsaate yükselerek yüzde 6 büyüme kaydetti. Üretildikten sonra ihtiyaç fazlası olarak sisteme satılan lisanssız elektrik miktarı ise yüzde 6,4 artışla yaklaşık 9,2 teravatsaat seviyesine ulaştı.
Temiz enerji üretimindeki bu güçlü artış, Türkiye'nin elektrik dış ticaret verilerine de pozitif yansıdı. Elektrik ihracatı ile ithalatı arasındaki olumlu fark, 2025'in ilk yarısında 980 bin megavatsaat düzeyindeyken, 2026'nın aynı döneminde 1 milyon 426 bin megavatsaate yükseldi. Böylece Türkiye'nin net elektrik ihracatı, geçen yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 45,5 oranında artarak enerji ticaretinde elini daha da güçlendirmiş oldu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!