Ünlü İş Kadını Leyla Alaton'a Büyük Vurgun: 20 Milyon Dolarlık Dolandırıcılık Şoku
İş insanı Leyla Alaton'un, Ahmet Özcan tarafından dolandırıldığı iddiasıyla ilgili dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, iş insanı Leyla Alaton'un şikayeti üzerine kapsamlı bir soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Leyla Alaton'un ifadesinde, Ahmet Özcan'ın 2015 yılından itibaren Alvimedica şirketler grubunu profesyonel olarak yönetmesi için işe alındığı bilgisine yer verildi. Özcan, Alaton'a şirketin kredi borçları nedeniyle hesapların banka haczi tehdidi altında olduğunu belirterek, üçüncü bir şirket aracılığıyla piyasaya ürün satarak kârlarını koruyabileceklerini söyledi.
Alaton, şirket ürünlerinin Özcan'a ait DNA Turizm üzerinden satıldığını ve bu şirketin sadece aracılık yapmak amacıyla kurulduğunu anlattı. Oğlu Efe Eros Güneyli ve çalışanı Esengül Özsoy'un, kârın DNA Turizm'e kaldığını, tüm zararın ise kendi şirketi Tıbbi AŞ'ye yüklendiğini fark ettiklerini ifade etti.
Alaton, oğlunun şirkete katılmasıyla ve sorgulamadığı konuları sorgulamaya başlamasıyla birlikte siber saldırıya uğradıklarını, tüm bilgilerin silindiğini ve verilere erişmekte zorlandıklarını dile getirdi.
Siber saldırının Ahmet Özcan tarafından gerçekleştirildiğini anladıklarını belirten Alaton, şunları söyledi:
"Özcan'ın aldırmadığı güvenlik önlemleri nedeniyle şimdilik 20 milyon dolarlık bir zararım var. Bu tutar, siber saldırı sonucu tespit edilebilen miktardır. Şirket içinde ve dışında kurduğu ekiple beni Cem Fadıl Bozkurt soyguncusu ile muhatap olmamam için ve zararda olan şirketleri ayıklayıp kârlı olanları bana devretmek için ikna etti. 1 liraya İtalya'daki CID şirketini ve tüm yurtdışı şirketlerini üzerine geçirip şimdi de kendi şirketlerimi 12 milyon dolar şantaj yaparak her şeyi mahvetmekle tehdit ediyor."
"ŞİRKETLERİ MAHVETTİ, MİLYONLUK SATIŞ KAYBIMIZ VAR"
Alaton, şirket devir belgelerinin Özcan'ın da dahil olduğu dört çalışan tarafından hazırlandığını, onlara duyduğu güvenle belgeleri imzaladığını belirtti.
Özcan'ın avukat Bekir Ö. aracılığıyla iletişime geçtiğini ve devredeceği şirketler için para istediğini belirten Alaton, "Şirketleri mahvetti, milyonlarca dolarlık satış kaybımız var, birçok çalışan istifa aşamasında. Hâlâ verilere tam erişim sağlayamıyoruz. Bu duruma rağmen suç ortaklarını yüksek tazminatlar vererek işten çıkarmış gibi gösterip kaçarken bile şirketlerden para çaldılar. Özcan, Eda Gürler Tuna, Özge Topuz, Bilgin Turcan, Musa Soylu ve Ebru Ünlü'den şikayetçiyim." dedi.
Özcan'ın güvenini kazanmak için önceki genel müdürün usulsüzlüklerini dile getirdiğini belirten Alaton, Özcan'ın her şeyin yolunda olduğunu, diğer şirketi Alarko Holding ile ilgilenmesini söyleyerek kendisini bu şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını ifade etti.
Şüpheli Ahmet Özcan'ın 19 Şubat 2024'ten itibaren tüm imza yetkileri elindeyken yetkileri devretmeden ortadan kaybolduğunu, tedarikçi ödemeleri, banka taksit ve anapara ödemeleri ile diğer süreçlerin bu nedenle durduğunu belirten Alaton, Özcan'ın telefonlara yanıt vermediğini, İtalya'daki şirket çalışanlarını korkutarak iletişimi kestiğini söyledi.
MASAK RAPORU
Soruşturma kapsamında Ahmet Özcan'ın hesap hareketlerine ilişkin MASAK raporuna da iddianamede yer verildi.
Rapora göre, 2020-2024 arasında Özcan'ın hesaplarına 1 milyar 350 milyon 725 bin lira giriş, 136 milyon 301 bin 577 lira ise çıkış olduğu tespit edildi.
Ayrıca, iddianameye konu şirketlere toplamda 1 milyar 881 milyon 326 bin lira para çıkışı, 13 milyon 946 bin 445 lira para girişi olduğu, bu rakamlar arasındaki farkların ciddi boyutlarda olduğu kaydedildi.
ŞÜPHELİNİN İFADESİ
Ahmet Özcan, ifadesinde şirketleri geri iade etmemesinin nedeninin yıllardır çalıştığı yerden emeğinin karşılığını almak istemesi olduğunu, Alaton'un bu konuda kendisine söz verdiğini iddia etti.
İddia edildiği gibi hesaplardan kendisine para aktarmadığını savunan Özcan, çalışanları ise Alaton'un oğlu ile yaşadıkları sorunlar nedeniyle yasal haklarını ödeyerek işten çıkardığını söyledi.
Özcan, şirketin ürettiği ürünleri satmadığını belirterek, "Şirketleri geri devretmek için emeğimin karşılığı olarak 10 milyon dolar talep ettim. Bu tutar ödenirse şirketleri iade edeceğim. Kimseyi dolandırmadım." dedi.
DAVA AÇMAYA YETERLİ DELİL BULUNDU
İddianamede, Özcan'ın mağdur şirketlerin varlıklarını azaltmaya yönelik para transferleri yaptığı, Ebru Ünlü'nün Özcan ile yoğun para transferlerinin bulunduğu kaydedildi.
Diğer şüpheliler Bilgin Turcan, Ebru Ünlü, Eda Tuna, Musa Soylu ve Özge Topuz'un aynı gün işten ayrılmaları ve arabuluculuk sözleşmesi ile Alvimedica'dan ödeme almalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi.
Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri değerlendirilerek, kendilerini destekleyecek belge sunamadıkları ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edilen iddianamede, dava açmak için yeterli delil elde edildiği vurgulandı.
Sanıkların "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak" ve "güveni kötüye kullanmak" suçlarından 3 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları bildirildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!