Uzmanlar: İsrail Soykırım Suçlamalarından Kaçamayabilir
İsrail'in Gazze saldırıları sonrası soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya kalabileceğini belirten uzmanlar, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını değerlendirdi.
Lahey
Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail saldırıları sonucunda 72 binin üzerinde Filistinli yaşamını yitirirken, 170 binden fazla kişi yaralandı. 10 Ekim 2025’te ateşkes ilan edilmesine karşın İsrail saldırılarını sürdürerek 600'den fazla Filistinli'nin ölümüne ve 1600'den fazla kişinin yaralanmasına neden oldu.
📲Güncel haberlere ulaşınBoston Üniversitesi’nden Prof. Dr. Susan Akram, Northeastern Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zinaida Miller ve Tulane Üniversitesi’nden Ata Hindi, AA muhabirine İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) verdiği yanıt dilekçesi ve sürecin etkilerini değerlendirdi.
Prof. Akram, UAD’nin sadece sunulan delilleri göz önünde bulunduracağını ve bunları soykırımın hukuki unsurlarına göre değerlendireceğini belirtti. Akram, “Siyasi süreçler ancak bu süreçlerin delillerin soykırım unsurlarını etkilediği ölçüde mahkemenin kararını etkiler. Örneğin, ateşkes mevcut soykırım delillerini değiştirmediği için mahkeme kararını etkilemez.” dedi.
Akram, İsrail’in savunmasında Gazze’deki olayları kendi bakış açısına göre sunacağını ancak bu savunmanın iki açıdan değerlendirileceğini ifade etti: “Birincisi, sunulan delillerin güvenilirliği, ikincisi, Güney Afrika ve diğer ülkelerin sunduğu delillerle çelişip çelişmediği.”
Akram, barış sürecinin, soykırımın işlenip işlenmediği konusunda bir savunma oluşturmadığını vurguladı: “Mevcut siyasi süreçler geçmişteki soykırım suçlarını örtmez.”
“Hukuki Etkisi Olmamalı”
Prof. Miller, Gazze’deki siyasi sürecin hukuki değerlendirmede etkisi olmaması gerektiğine dikkat çekerek, “Mahkeme, gerçekleşmiş olayların özünü ve devam eden eylemleri değerlendirecektir.” dedi.
Miller, şu şekilde devam etti:
“UAD davalarının veya görüşlerinin en büyük etkisi genellikle üçüncü devlet sorumlulukları üzerine oluyor. Böyle bir karar, üçüncü devletleri İsrail’e yardım etmemeye zorlama potansiyeline sahip.”
Miller, mahkemenin İsrail’e karşı uygulayabileceği tazminatların muhtemelen uygulanamayacağını ve bunun İsrail’in hesap verebilirliğine dair algıyı zayıflatabileceğini belirtti.
UAD Davasının Uluslararası Ceza Mahkemesi Üzerindeki Etkisi
Tulane Üniversitesi’nden Hindi, barış sürecinin mahkemenin geçmiş ihlallere ilişkin kararını etkilemeyeceğini vurguladı: “Mahkemenin davayı ele alış yöntemine bakıldığında, üyeler biraz temkinli. İhtiyati tedbir kararlarındaki ifadeler belirsizdi; soykırım söz konusu olduğunda daha güçlü ifadeler beklenirdi.”
Hindi, bunun arkasında birkaç neden olabileceğine işaret ederek, “Yaptırımlar korkusu olabilir. Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ABD yaptırımları nedeniyle çekimser kaldığını görebilirsiniz.” dedi.
Hindi, mahkemenin soykırımın varlığını tespit etmesinin uluslararası ceza hukuku için önemli bir adım olacağını ancak soykırımda hayatını kaybedenleri geri getiremeyeceğini belirtti.
Soykırım kararının, mağdurların yaşadıklarının hukuki tanınması anlamına geleceğini ancak ölenleri geri getiremeyeceğini söyledi: “Filistinlilerin bir mahkemenin soykırım kararı vermesine ihtiyacı yok. Bosnalılar için de aynı şey geçerliydi. Oldu. Gerçekleşti.”
Hindi, mağdurlar için “Birisi bu soykırımı tanıdı, dünya bizi gördü, suçların suçu olan soykırımın mağdurlarıyız.” diyebilmelerinin önemine değindi.
UAD’de İsrail’e Karşı Soykırım Davası
Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023'te İsrail’i, 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle UAD’de dava etti.
Divan, Gazze’deki durumun aciliyetine binaen 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs 2024 tarihlerinde ihtiyati tedbir kararları verdi. İsrail’in soy kırımı önlemesi ve Gazze’de insani yardımın sağlanması için gereken önlemleri alması gerektiğine hükmetti.
Güney Afrika, 28 Ekim 2024’te 750 sayfalık dilekçesi ve 4 bin sayfalık belgeleri Divana sundu. İsrail’in cevap dilekçesi ise 28 Temmuz 2025’te sunulması gerekirken, İsrail’in talebi üzerine 12 Ocak 2026’ya, ardından yeniden 12 Mart 2026’ya ertelendi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!